Rıza öğretmen, oğlanın hocası..
yolda gördüm..
iyi, sıkı adam..
Gerek kendinden olacak hoyratlıga
gerekse dışarıdan gelecek taşkınlıklara
bir nebze de engel olsun diye,
Ülkeye gelen son özgürlüklerden sonra
simasına çokta yakışan sakal koymuş. ,
baya baya baş çevirtecek kadar da erkek güzeli biri..
İyi bir lisenin çok iyi matematik ögretmeni kendisi.
Kendi gibi sınıf ögretmeni olan Ayşe hocayla 10 yıllık evlilikkleri var..
çocuk!
memur sayısı işte, bilirsiniz..
üçüncü olur mu? Belki kısmet artık..
oglanı bulmak için..
Ayşe hocanın gönlünü edebilirse..
Karı koca çalıştıkları halde ,
eldeki arabayı satmış
gelecek 10 yıllarını,
faizsiz katılım bankasına ipotek ederek bir ev sahibi oldular, şükür..
ülkenin insanı işte..
Bugünlerde
okula gidip gelirken bindiği ve balık istifi otobüsler
onun en büyük imtahanıydı sanki..
envai çeşit parfüm ve ter kokularıyla karışık,
hangi bedenin kime degdigi bilinmez yolculuklar yapılırdı ya hergün.
başını nereye çevirse göze sokulan cinsellik
aman Allahım neydi öyle..
Okul derseniz;
sınıfta anasının evlendiği yaşta ki kızlar,
kısaltmak için kıvırır dururlar eteklerini
moda dergilerinde ki orta malı kızlardan rol çalmak tek özentileri..
Tenefüs aralarında bir çay içmekti sadece derdi ama ,
Yine şu cografyacı Füsun hanım
herzaman oldugu gibi ,
şuh sesi ve kahkahasıyla odayı doldurmuş,
İki karış eteği ve üzerinde ki daracık atletiyle dolaşmıyor mu orta yerde..
Sonra ,
birden cografya ögretmenini aratmayan
son sınf ögrencisi Julide
hocammm diye gevşek bir halde ,
üzerine abanarak logaritma sorusu sordu ya…
içecegi bir bardak çayı da bogazına dizdiler..
Akşam aynı çirkin cinsel şiddet ve travmalara
maruz kalarak eve dönen Rıza ögretmen
Ah! dedi hanıma ,
sorma bu ülkenin hali nice olacak..
Biraz önce eve zor bela yetişen ,
yorgun ve bir okadar günün stresi üzerinde olan
Ayşe ögretmen
mutfakta yemek yapıyordu
ve ,
dogru söylersin güzel Hocam;
ne olacak bu patetes,
kilosu beş lira olmuş …..
Yemek sonrası,
Yatak odasına geçerken
Ayşe hanım söyleniyordu;
Başım çatlıyor bey,
Ağrıdan…
Geçen günlerde karşı yakayı konuştuk..
Kutsalları olmayan insanın
cinselligini ..
Yani..
kışkırtılan cinselliğin
sınırsız hizmetle nasıl tatmin edildigini işte..
Tamam da,,
aynı havayı ve aynı kışkrtmayı
bire bir
yaşayan müslüman ,
yav! ne güzel isim degilmi..?
valla müslüman deyince insanın içi kaynıyor..
Adı verene kurban olayımmm..
Evet müslüman olan ne yapsın?.
Kutsali olan ne yapsın?
Üst bir değere inanmış, ne yapsın.?.
Ne yapsın dindar, ,aşk,erdem sahibi ,
Veya, ne yapsın kandil gecesi dindarı ?
Ey ulular,
Ey hocalar,
Ey ağalar var mı bir sözünüz..
Müslümanın pisikolojik sorunu da neymiş ,
okusun üç gulfü bir nas /felak
gerisini merak etme sen diyorlar kimileri ya!
Bu kışkırtılmış cinseliğe karşı
evlen,
degilse oruç tut ,
ha çok sıkışırsan
neüzübillah
daha ileri gitmemek için
tatmin et kendini…
bu mu yani çözüm şimdi..
gençlere,
kariyer dullarına,
boşananlara
parası yetmeyip evlenemiyenlere ,.
eşinden yüz bulamıyanlara
V..
sabır,haya,namus vs diyerek doldurunca kulakları
baskılanan fıtratlara sadra şifa mı sizce.
Ey yolcu..
Tamam da,
Sen ne diyorsun
Söyle
der gibisin..
Seninkini,
Bilmem..
ah bilseydim.söylemezmiyim....
Hazır reçetelere de itibar etme..
Herkezin yol hikayesi vardır
kendine güzel, kendine özel..
Ama
Bu iş ilk önce sende biter, bilesin..
Biz arayanlardanız.
aramayı sevdik/sevdirildi işte.
Buldum,
tamam dedigimiz , kaybolduğumuz andı..
öyle inandık..
" iki denizin birleştiği yerde "
buluşmak için söz verdiğine
Gerekirse senelerce aramaya
ahdi ve karalılığı olan
bir YİĞİT vardı ya..
‘’elinde asasıyla keçilere yaprak döken’’
işte O,
O ögretir durur,
yollara da aramaya
vurgun olmayı..
Şu kadarını söyleyim;
Bu kıyağımı da unutma..
Yolun virajı keskin olan yerinde,
deşip durma toprağı,
Allah aşkına..
'’yükseltip durduğun şeyler
deve çobanlarının yarışı" ’
yolun,
zor olan kısmın da
çagırma belayı..
Bilmez misin..
gömlegini arkadan yırttıran en GÜZEL
az daha,
ama az daha
Gönlü meyledecekken..
….
Biz,
Ne kutlu bir babanın
göz nuru evladıyız,
ne de rüyalar da yıldızlar anar adımızı..
Artislik yapma...
Düş yollara..
Nereye mi,?
‘sepetteki unutturulan balıgın
zıplayıp
denizlere karıştıgı yere..’’
kimbilir..
bulursun
belki..,
Bulamazsan da eğer
boşver aldırmaaa
yolun da ölmek iyidir..
Kalibaf’tan ABD’ye: Büyük Şeytan
02.09.2026
İktibas Dergisi’nin Eylül 2026 sayısı çıktı
02.09.2026
Otomobil Satışları Durdu
02.09.2026
Silivri Gemi Kazası
03.09.2026
Dindarlaşarak Gavurlaşma|Fuat Durgun
13.08.2026
Ezherli Kuytul AHMET GÜRBÜZ 02.09.2026
AA’NIN FİLİSTİN SÖZLÜĞÜ YAYINDA ESRA DURU 01.09.2026
BİLGİNİN İNSANİLEŞTİRİLMESİ - 6 ÜSTÜN BOL 04.09.2026
YALNIZLIK ALLAH’A MAHSUSTUR! AYTEN DURMUŞ 04.09.2026
Yurtta Sulh Cihanda Sulh AHMET GÜRBÜZ 10.08.2026
MEKKE İTTİFAKI SÜLEYMAN ARSLANTAŞ 09.08.2026
Kasıt ve Kusur: Süleymancılık AHMET GÜRBÜZ 24.08.2026
Genç, Musa ve Hakîm’in hikayesi OSMAN KAYAER 19.08.2026
YENİ BİR EĞİTİM MODELİ ÖNERİSİ ORHAN GÖKTAŞ 26.08.2026