hertaraf.com’daki 27.09.2018 tarihli, yazımda,
(https://www.hertaraf.com/koseyazisi-mehmet-ali-oner-devlet-ve-insan-676)
“Devlet; her kimin elinde/yedinde nesi varsa odur!” demiştim.
Bugün bir yönetmelik okudum ve bürokrasinin işlerin nasıl yürümeyeceğini göstermek için bu yönetmelik vb. mevzuatla, işbu anlaşılmazlığı resmen kural haline getirdiğine şahit oldum.
Ve twiter’a şunları yazdım.
Türkiye'de bürokrasi vardır, diğer kurum ve şahıslar da sanki ona bağlıdır. Siyasetçi işin tekniğini bilmediğinden ve bilmeye de ne zamanı, ne birikimi ne de hevesi olmadığından ülkeyi bürokratlar dizayn eder, yönetir..
İşler yolundaysa bürokrasi ' devlet tıkır tıkır işliyor" der.
İşler ters gidince, siyaset ülkeyi mahvetti, der.
O yüzden, demokrasi ve adalet talepleri her daim bürokrasiye takılır; güvenlik, kutsal devlet refleksi, beka vs sebepler ileri sürülerek üstü örtülür..
Bu yorum, siyaseti aklamaz, tam tersi hâkimiyetsizlik sorununu izah eder.
Bir takipçim “İşte bu yüzden bürokrat terörünü halk bilmez. Peki bu bürokratlar iktidarlara rağmen çoğu zaman neden bu kadar güçlüdür? Çünkü işler doğru yürütülmez ve tali yollara sapılırsa , ki, çoğunlukla buna alışkın bürokratlar bu yolu bilerek kendileri için de açar ve ipler ele geçirilir..” diye ekledi.
Benden, devletin ne olduğunu yazdığım yazıdan sonra, ne olmasına dair de yaz denmesi üzerine ve kısa / çarpıcı siyasi yorum isteyenlere arz olunur..
Maduro'nun Eşinden Ev Hapsi Talebi
15.09.2026
Kur’an dervişi Kemal Kelleci vefat etti
16.09.2026
Kasıt ve Kusur: Süleymancılık AHMET GÜRBÜZ 24.08.2026
YENİ BİR EĞİTİM MODELİ ÖNERİSİ ORHAN GÖKTAŞ 26.08.2026
Ezherli Kuytul AHMET GÜRBÜZ 02.09.2026