Başlığa bakarak hemen Cuma hutbesi muamelesi yapmayın. Her ikisi de İslami toplumların can damarıdır. Cami Müslümanları fiziken bir araya getiren mekânın adıdır. Adap da dinin gerekli gördüğü ve aklın güzel bulduğu davranışlar etrafında geliştirilen ortak reflekstir. Dolayısıyla birisi maddi birlikteliği, diğeri ruhu birlikteliği temsil etmektedir.
Dini hayatta olduğu gibi sosyal yaşamda da bütün güzel davranışları kazanmak zordur. Münferiden yapmak neredeyse mümkün değildir. Hele hele belli bir yaştan sonra, deveye hendek atlatmaktan daha beterdir.
Ağacın yaşken eğildiğini biliriz ama iş çocuklarımızın özellikle manevi eğitimine geldiği zaman umursamaz, öteleriz. Sonra da toplumdaki olumsuzlukları görünce mangalda kül bırakmayız.
Bu iki kelimeyi niçin seçtim? Şu anda gençlerin iyi yetişmesi, sosyal medya ve internet teröründen korunması, güzel ahlak ve adap ile bezenmesi, çocukların okuması ve faydalı şeylerle meşgul olması amacıyla yürütülen iki güzel çalışmadan bahsetmek istiyorum. Sanki ikisi de birbirinin tamamlayıcısı gibi; birinin odak noktası ‘adap’, diğeri Cami.
Ufka Yolculuk 8
Server Yaşam Vakfı tarafından düzenlenen Ufka Yolculuk, önceki 7 yarışmasında; Kur'an meali, 1001 hadis seçkisi, İslam ilmihali, Tevhid mücadelesi, İslam Tarihi, Kur'an ve Sünnet bütünlüğü ve güzel ahlak konularında 3 milyon kişinin kitap okumasını ve yarışmaya katılımını sağlamış. Olağanüstü Hal şartlarında bile 81 vilayette ve 900 ilçede gönüllü sivil toplum kuruluşlarının işbirliği ile bu sınavı başarıyla tamamlamış.
Son 2 yılda Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullarda ilk, orta ve lise kategorilerine ayrı ayrı telif eserler hazırlayarak, ilgili bütün kurumlardan yasal izinlerini tamamlayarak ve bu kitapları öğrencilere ücretsiz dağıtarak yüz binlerce gencin güzel ahlak konusunda bilinçlenmesi için organizasyonlar yapılmaktadır. Bir sivil toplum kuruluşu için mali boyutu bir tarafa, yapılan iş eğitime ve kültüre katkı açısından ayakta alkışlanacak bir faaliyettir.
Yarışma sürecinin sonunda ciddi maddi değeri olan ve çocukları cezbedici ödüllerinin dağıtıldığı, hem Türkiye geneli hem de il il törenler düzenlenmektedir.
Aynı şekilde 3 yıldır Server Gençlik Kulübü tarafından, şubat tatilinde, ulusal düzeyde, yine Milli Eğitim Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı işbirliği ile gönüllülük esasına dayalı “Haydi Çocuklar Camiye” projesi yürütülmektedir. Çocuklara hem namaz alışkanlığı kazandırmak, hem de camiyi sevdirmeyi amaçlayan bu çalışma 6 ila 9 yaş arası çocukları ayrı, 10 ila 13 yaş arası çocukları ayrı bir kategoride değerlendirmeye almaktadır.

Cemaatle kıldıkları namaz, öğrenmiş oldukları sure cami görevlileri tarafından not edilerek her gün internet sitesine işlenmektedir.
Sürecin sonunda bu şekilde toplanan puanlar dereceleri belirlemekte ve buna göre ödüllendirilmektedir.
Bir yarışma formatına sokularak, eğlenerek öğrenmek ve çevrenin olumsuz etkilerinden korumak hedeflenmektedir.
Memnuniyetle müşahede ediyorum ki; bu yıl Diyanet İşleri Başkanlığı da benzer bir formatta “Camiyi Seviyoruz, Namazda Buluşuyoruz” isimli bir proje başlatmıştır.
Diyanet İşleri Başkanlığı ve Server Yaşam Vakfı ve Server Gençlik Kulübü yetkililerini tebrik ediyor ve dua ediyorum. Böyle toplum yararına yönelik, ülke geleceğine matuf projelerin çoğalmasını temenni ediyor, siz kıymetli okuyucularımı da bu güzel gayretlere omuz vermeye davet ediyorum.
Bu güzelliklere mukabil, bir de bunlardan rahatsızlık duyan, kendini her türlü hayırlı ve faydalı faaliyetlere karşı konumlandırmış, birtakım karanlık mahfillerin sözcü’lüğüne soyunmuş, Cumhuriyetin yüz karası paçavralar var maalesef.
Bu güzel çalışmaları çarpıtarak, hedef saptırarak ve değişik mecralara çekmeye çalışıyorlar. Başlattıkları karalama kampanyasıyla sanki illegal, gayr-ı meşru, kanun dışı bir faaliyet vehmi oluşturmaya çalışıyorlar.
“Onlar ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmeye çalışıyorlar. Mutlaka Allah nurunu tamamlayacaktır, kâfirler istemesede”. (Saff 61)
Allah aşkına söyler misiniz bana sizi gocunduran nedir? Güzel ahlak mı, adab-ı muaşeret mi?
Edepten ve ahlaktan kim korkar? Elbette edepsiz ve ahlaksızlar. Tıpkı câni, zâni, hırsızın polisten, kanundan korktuğu gibi.
Derdiniz dinle mi yoksa Diyanetle mi? Camiden mi nefretiniz yoksa cemaatten mi?
Yeter artık Müslüman mahallesinde salyangoz satma devri bitti. Gölge etmeyin!
Geçenler geçti seni uçtu pabucun dama
Çatla Sodom Gomore patla Bizans ve Roma (NFK)
Detaylı bilgi için;
Mehmet Yaşar Soyalan ile Derkenar...
05.06.2026
28 Şubat'çı Reha Muhtar öldü
04.06.2026
2026 yaş çay alım fiyatı belli oldu
13.05.2026
Şehit yakınlarına iki asgari ücret verilecek
13.05.2026
Rasim Ozan Kütahyalı gözaltına alındı!
14.05.2026
Sülfürik asit krizi bütün dünyayı etkiliyor
13.05.2026
BOSNA GÜNLÜKLERİ - 5 ÜSTÜN BOL 23.05.2026
oyaladı dost… MUSTAFA AKMEŞE 21.05.2026