Eğitim Bilimleri Fakültesi’nde derslik sıralarına bırakıldığı öne sürülen ve İslami değerlere yönelik hakaret içerdiği belirtilen yazılar, üniversiteli öğrencilerin tepkisine neden oldu.
Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü’nde bir araya gelen öğrenci toplulukları adına açıklamayı Murat Şanlıay okudu. Şanlıay söz konusu olayın kabul edilemez olduğunu belirterek yetkilileri sorumluları tespit etmeye ve gerekli işlemleri başlatmaya çağırdı.
Şanlıay, "Bugün burada sadece basit bir protesto için değil, insanlık onuruna ve mukaddesatımıza uzanan kirli ellere karşı bir 'iman barikatı' kurmak için toplandık! Bundan iki gün önce, arkamızda duran bu ilim yuvasının, Ankara Üniversitesi’nin içinde karanlık ruhlu şahıslar tarafından bir nefret suçu işlenmiştir. Eğitim Fakültesindeki bir derslikteki sıraların altına gizlenen, içerisinde Yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim’e, alemlere rahmet Peygamber Efendimize, Allah Teala’nın zatına, Müslüman kadının şahsına ve iffet nişanı olan başörtüsüne yönelik galiz küfürlerin yer aldığı o paçavralar; sadece biz Müslüman öğrencilerin değerlerine hakaret etmekle kalmamış, aynı zamanda üniversitemizin temel ilkelerini hiçe saymıştır." dedi.
"Bu eylem, Türk Ceza Kanunu’nun 216. maddesi uyarınca açık bir nefret suçudur"
Açıklamasının devamında Şanlıay, şunları aktardı:
"Şu bilinmelidir ki; üniversiteler, her türlü fikrin nezaketle tartışıldığı bir hürriyet alanı olabilir lakin milyarların kutsallarına küfredilen bir 'hakaret arenası' asla olamaz! Bizler, hiçbir zaman bir başkasının inancına dil uzatmadık, halel getirmedik. Aynı saygın duruş ve kararlılıkla da, 'Fikir özgürlüğü' maskesinin arkasına sığınarak inancımıza saldırılmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Bu eylem, Türk Ceza Kanunu’nun 216. maddesi uyarınca açık bir nefret suçudur. Bu alçaklığın failleri derhal tespit edilmeli, idari ve hukuki süreçler büyük bir hassasiyetle en ağır şekilde işletilmelidir. Akademinin kalbinde bu zehirli zihniyetin barınmasına göz yummak, bu suça ortak olmaktır! Bizler, bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız."
"Metanetimiz ve iffetimiz, acziyetle karıştırılmamalıdır"
Üniversiteli Müslüman Gençler olarak; vakur duruşlarını bozmayacak, çekilmek istenen provokasyon çukuruna düşmeyeceklerini vurgulayan Şanlıay, "Ancak bu sabrımız, kutsallarımıza yönelik fütursuzluğu görmezden geleceğimiz anlamına gelmemektedir. Metanetimiz ve iffetimiz, acziyetle karıştırılmamalıdır. Kutsalımıza dokunan her el, karşısında bizi bulacaktır. İnancımızı ve onurumuzu inançtan ve onurdan yoksun olan bir zihniyetin insafına terk etmedik, etmeyeceğiz!" ifadelerine yer verdi.
Hayır ve Şer|Mukaddes Özkan
21.06.2026
İlkel “komünal” toplum|Vahdettin İnce
21.06.2026
Sait Çamlıca ile Derkenar
14.06.2026
Amerika Kaybetti / Mehmet Taşdöğen
26.06.2026
bırak da olsun be dost! MUSTAFA AKMEŞE 10.07.2026
AMERİKA, NATO VE TÜRKİYE YUSUF YAVUZYILMAZ 11.07.2026
TEBDİL-İ MEKÂNDA FERAHLIK VARDIR! AYTEN DURMUŞ 10.07.2026
Dindarların Çelişkileri YUSUF YAVUZYILMAZ 13.06.2026
İnsan, Ahlak ve Siyaset YUSUF YAVUZYILMAZ 21.06.2026
BOSNA GÜNLÜKLERİ - 7 ÜSTÜN BOL 19.06.2026
Bireyselleştikçe Tükenen Vefa AHMET GÜRBÜZ 15.06.2026