Birleşik Devletler’de 6 Kasım günü yapılan ve (‘Fil’ amblemli) Cumhuriyetçi Parti ile (Eşek amblemli) ‘Demokrat Parti’ arasındaki ara seçim mücadelesinin sonucu, USA Başkanı Trump’ın bütün diplomatik kuralları ve uluslararası hukuk sınırlarını tanımayan ve her şeyin ancak Amerikan isteklerine göre şekilleneceği iddiasına dayalı gerilim siyasetinin kısmen geri teptiği şeklinde yorumlanabilir. Çünkü Kongre’nin her iki kanadında da ekseriyette olan ‘Fil’ler, bu seçimle ‘Temsilciler Meclisi’ni ‘Eşek’lere kaptırdılar. Yani, Trump bir bakıma, ‘topal ördek’ durumuna düştü; Eyalet valilikleri seçimlerinde daha avantajlı bir konuma da gelse bile..
***
Trump’ın, İran’a karşı uygulamaya karar verdiği ve hemen bütün dünyanın karşı çıktığı ekonomik ambargoyu, tam da bu seçimin öncesinde başlatması ve ayrıca, kendi politikasına karşı çıkan her ülkeye husûmet ilân etmesinin ve yürüttüğü gerilim siyasetinin Amerikan kamuoyunda oluşturduğu ‘güçlü Amerika’ tezinin ancakTrump tarafından sürdürülebileceği kanaati de bu neticede etkili olmuşa benziyor.
***
Ancak, burada Trump’ın, ‘Bana karşı çıkanı karşımda eğilinceye kadar baskı altına alırım’şeklindeki bir ‘kapitalist/ gücetapar’ mantığı da ortaya çıkıyor. Hatırlayalım, Kuzey Kore lideri Kim ile arasında, en ağır hakaret ifadelerinin bile yazıldığı psikolojik savaş taktikleri sırasında Trump, Kim’e, hattâ, ‘Senin Amerika’yı vuracak füzelerin varsa; benim de elimde çok güzel ve daha büyük füzelerim var, bekle.. Ülken bütünüyle haritadan silinir..’diyecek kadar alışılmadık bir diplomasi dili geliştirmişken; Kim’in eğilmesini sağladıktan sonra ondan, ‘Dostum..’ diye de söz edebilmiştir.
***
Şimdi,Trump İran’a karşı da uluslararası hukuk açısından hiçbir dayanağı olmayan böylesine ağır ambargolar uygularken, tıpkı Kuzey Kore gibi İran’ın da eğileceğini umuyor olmalı.. Hattâ, bu neticeyi elde etmek için, İran’a nükleer bir saldırıda bulunacağına dair ağır tehditler de savurabilir ve netice alırsa, sahneye ‘İran dostu’ olarak bile çıkabilir.
Ancak bu taktikle, İran rejimine baş eğdirebilir mi? ‘Fakir’in temennisi, eğdirememesidir.
***
Ne var ki, Saddam’ın bertaraf edilmesinden sonra, İran’da Ortadoğu’da önünün açıldığını sanıp, bölgede kimseyi ikna edemediği tezlerle özellikle Irak, Suriye ve Yemen’de giriştiği askerî müdahalelerle, ‘Bu bölge bizden sorulur..’ havasına rağmen, içerde bugün, büyük ve derin sosyo-ekonomik problemlerle karşı karşıya bulunuyor..
Nitekim İran İçişleri Bakanı A. Rahman Fazlî, geçen hafta, ‘Bir takım protesto hareketlerinin rejim için tehdit oluşturabileceği’ kaygusunu açıkça beyan etti. Ancak, ‘İnkılab Muhafızlar Ordusu’ içerden ve dışardan gelecek her tehdide karşı gereken ezici cevabın verileceğini beyan ediyor. Bu konuda, en üst makamda bulunan LiderAli Khameneî ile C. Başkanı Hasan Rûhânî arasında giderek keskinleşen bir irade zıtlaşmasını daha da arttırabilir. Ve bugün, bölge ülkeleri arasında, Amerikan ambargosuna açıkça, ‘Senin kararın beni bağlamaz’ diyen Erdoğan Türkiyesi’nden başka kimse de yok, İran’ın yanında.. (Yakın zamana kadar Erdoğan’ı makalelerinde ağır şekilde eleştiren etkili bir isim, geçen hafta,‘fakir’e gönderdiği mesajda, ‘Erdoğan’ın, Kaşıkçı Cinayetimacerasındaki tutumu son derece doğrudur. Ona selâm söyleyiniz ve ‘İran’da herkes sizin tutumunuzdan razıdırdeyiniz’diye yazmak ihtiyacını duyuyordu.)
***
40 yıl önce bugünler, Şah rejiminin son direniş günleriydi.. İran’dan bütün dünyaya yükselen, ‘Allah’u Ekber!’ feryatları ve her gün yüzlerce değil, binlerce insanın Şah rejimince öldürüldüğü günlerden bugüne ne kaldı; bunun muhasebesini ‘dünün inkılabçıları’ iyi yapabilmelidirler.
Kalibaf’tan ABD’ye: Büyük Şeytan
02.09.2026
Otomobil Satışları Durdu
02.09.2026
İktibas Dergisi’nin Eylül 2026 sayısı çıktı
02.09.2026
Silivri Gemi Kazası
03.09.2026
Umran dergisi Eylül 2026 sayısı çıktı
05.09.2026
Dindarlaşarak Gavurlaşma|Fuat Durgun
13.08.2026
Ezherli Kuytul AHMET GÜRBÜZ 02.09.2026
AA’NIN FİLİSTİN SÖZLÜĞÜ YAYINDA ESRA DURU 01.09.2026
BİLGİNİN İNSANİLEŞTİRİLMESİ - 6 ÜSTÜN BOL 04.09.2026
Yalnızlık Allah'a Mahsustur! AYTEN DURMUŞ 04.09.2026
Yurtta Sulh Cihanda Sulh AHMET GÜRBÜZ 10.08.2026
MEKKE İTTİFAKI SÜLEYMAN ARSLANTAŞ 09.08.2026
Kasıt ve Kusur: Süleymancılık AHMET GÜRBÜZ 24.08.2026
Genç, Musa ve Hakîm’in hikayesi OSMAN KAYAER 19.08.2026
YENİ BİR EĞİTİM MODELİ ÖNERİSİ ORHAN GÖKTAŞ 26.08.2026