5 Ekim 2025 Pazar günü Ankara’nın kalbi bir kez daha Gazze için attı. Melike Hatun Camii’nde kılınan öğle namazının ardından başlayan Gazze Kararlılık Yürüyüşü, sadece bir kalabalığın değil; bir vicdanın, bir sarsılmaz duruşun yürüyüşüydü.
Daha bir gün öncesinden emniyet güçleri alanda ciddi önlemler almıştı. Ulus’tan Kızılay’a kadar her giriş noktası kontrol altına alınmış, çantalar aranmış, güvenlik tedbirleri en üst seviyeye çıkarılmıştı. Türkiye, yıllardır alışık olmadığı bir duyarlılık sergiliyordu. Çünkü bu mesele artık sadece Gazze’nin değil, insanlığın meselesiydi.
Yürüyüşte Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve binlerce Ankaralı vardı. Melike Hatun Camii avlusuna sığmayan cemaat çimlerde saf tuttu; dualar göğe, sloganlar kalpten yükseldi. Gençlik Parkı civarında toplanan kalabalık, ellerinde pankartlar, dillerinde tekbirler ve marşlarla Sıhhiye yönüne yürümeye başladı.
Aralarda İHH’nın minibüslerinden ve pikaplardan sesler yankılandı. Hoparlörlerden yükselen sloganlar, yürüyüşün ritmini tutuyor gibiydi. Kalabalık 14.30 sularında Kızılay Meydanı’na ulaştığında, adeta bir deniz gibi dalgalanıyordu. Ankara belki de yıllardır böylesine bir buluşmaya şahit olmamıştı.
Meydanda mikrofonu ANFİDAP adına İsmail Mansur Özdemir aldı. Yaptığı konuşma sadece retorik bir hitap değil, bir vicdan çağrısıydı. Ardından ekranlarda Zeynel Abidin Özkan’ın azim ve cesaret dolu mesajı yankılandı. Tam o esnada önümde duran küçük bir çocuk bana dönüp, “Bu benim dayım olur” dedi. O an, o meydanda insanlık adına umut yeniden filizlenmişti.
Gazze Kararlılık Yürüyüşü sadece bir siyasi duruş değildi. Belki de yıllardır birbirine uzak duran farklı çevrelerin, derneklerin, vakıfların ortak vicdan zemininde buluştuğu nadir anlardan biriydi. Bu sonuç anfidap gibi bir platformla gurur duymamızı sağlıyor.
Ankara Valiliği ve İçişleri Bakanlığı bu büyük yürüyüşte önemli bir sınav verdi; organizasyon güvenli, sükûnetli ve onurluydu. Fakat yine de düşünmeden edemiyor insan: Ankara’nın potansiyeli bir milyondu, biz 300 bin kişiyle yürüdük.
Bir gün önce sol gruplar, Komünist Partisi’nin öncülüğünde Filistin dayanışması için yürümüştü. Keşke bir dahaki sefere hep birlikte, aynı vicdan çizgisinde yürüyebilsek. Çünkü bu, ne sağın ne solun meselesi. Bu, insanlığın ortak davası.
Gazze’de süren zulüm karşısında sessiz kalmak artık mümkün değil. Zira bu ateş, sadece Filistin’i değil, tüm insanlığı yakıyor. Birleşmiş Milletler sistemi çökmüş, uluslararası hukuk işlevini yitirmiş durumda. Artık “devlet” görüntüsünde hareket eden bir terör yapılanması var karşımızda; adına İsrail diyorlar. Ve ne acıdır ki, dünyanın süper gücü olduğunu iddia eden Amerika Birleşik Devletleri bu yapının oyuncağı olmuş.
Oysa insanlık, adil, eşitlikçi ve onurlu bir dünya düzenine muhtaç. 1948’den bu yana kurulan sistem, bugün mazlumu koruyamıyor, zalimi durduramıyorsa bitmiş demektir. Yeni bir dünya kurulacaksa, temeli işte o meydanlarda, o saf yüreklerin duasında atılacaktır.
Gazze halkının sabrı, direnişi ve onurlu imtihanı; belki de insanlığın yeniden doğuşunun müjdesidir.
Dilerim ki bu kararlılık yürüyüşü sadece Ankara’da değil, dünyanın vicdanında da yankı bulur.
Çünkü artık mesele Gazze değil, insan kalabilmek meselesidir.
GÜNDEMDEKİ KONULAR|DAVUT GÜLER
18.08.2026
Hac kesin kayıtları yarın başlıyor
29.07.2026
Ne Karma Ne De Zorunlu Eğitim|Özkan Yaman
30.07.2026
Genç, Musa ve Hakîm’in hikayesi OSMAN KAYAER 19.08.2026
sessiz savaşlarımız MUSTAFA AKMEŞE 20.08.2026
BİLGİNİN İNSANİLEŞTİRİLMESİ- 4 ÜSTÜN BOL 19.08.2026
Kasıt ve Kusur: Süleymancılık AHMET GÜRBÜZ 24.08.2026
CHP, REJİM VE DEVLET SÜLEYMAN ARSLANTAŞ 26.07.2026
Yurtta Sulh Cihanda Sulh AHMET GÜRBÜZ 10.08.2026
MEKKE İTTİFAKI SÜLEYMAN ARSLANTAŞ 09.08.2026