Doğu Türkistan'da Çin Hükümeti ve Çin Komünist Partisi tarafından Uygur Türkleri başta olmak üzere Türk soylulara yönelik sistemli bir soykırım politikası uygulanıyor. Doğu Türkistan'daki insanlık dramına dikkat çekmek amacıyla Dünya Uygur Kurultayı Vakfı, Uygur Akademisi Vakfı, Doğu Türkistan Araştırmaları Vakfı, Uygur Hareketi ve Uygur Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen basın açıklamasında, Çin yönetiminin toplama kampları aracılığıyla Uygur Türklerine zulmettiği vurgulandı.

2009 yılında Urumçi şehrinde gerçekleşen katliamda, Çin yönetimi çok sayıda Uygur Türkünü öldürmüş ve hapse atmıştı. Bu olayın ardından Çin, Uygur gençlerini asimile etmek amacıyla onları Çin'in iç bölgelerindeki fabrikalarda çalıştırmaya başladı.
Uygur Türklerinin soykırıma maruz kaldığı iddiaları arasında, binlerce toplama kampının bulunduğu Doğu Türkistan'da en az 7 milyon Müslüman Uygur, Kazak ve diğer Türk topluluklarının ağır yaşam koşullarına tabi tutulduğu belirtiliyor. Ayrıca, çocukların ailelerinden ayrılarak Çinli birer vatandaş haline getirildiği ve Türk ailelerin evlerine yerleştirilen Çinli devlet memurlarının etnik ayrımcılık yaptığı ifade ediliyor.
Bu insanlık dışı uygulamaların soykırım suçu olduğu, 2021 yılında Londra'da açılan Bağımsız Uygur Mahkemesi tarafından belgelenmiş ve birçok batılı ülke tarafından tanınmıştır. Ancak Türk İslam dünyasının bu duruma duyarsız kalması, Doğu Türkistan'daki soykırımın daha da derinleşmesine neden oluyor.
Dünya Uygur Kurultayı Vakfı, Uygur Akademisi Vakfı, Doğu Türkistan Araştırmaları Vakfı, Uygur Hareketi ve Uygur Araştırma Merkezi gibi kuruluşlar, bu insanlık dışı zulme son verilmesi için uluslararası düzeyde mücadele ediyor. Ancak, Türk İslam dünyasının daha fazla desteğe ihtiyaç duyulduğu belirtiliyor.
Doğu Türkistan'da yaşanan soykırım iddiaları uluslararası toplumda büyük bir endişe ve tepkiye yol açarken, Çin Hükümeti ise iddiaları reddediyor ve insan hakları ihlalleri suçlamalarını yalanlıyor.
Sonuç olarak, Doğu Türkistan'daki Uygur Türkleri ve diğer Türk topluluklarının maruz kaldığı soykırım iddiaları uluslararası alanda büyük önem taşıyor ve daha fazla dikkat çekilmesi gerekiyor. Türk İslam dünyası ve uluslararası toplumun bu insanlık dramına duyarsız kalmaması ve gerekli adımları atması bekleniyor.
Şam’da tarihi açıklama: SDG feshedildi
26.08.2026
Hac kesin kayıtları yarın başlıyor
29.07.2026
Ne Karma Ne De Zorunlu Eğitim|Özkan Yaman
30.07.2026
Kasıt ve Kusur: Süleymancılık AHMET GÜRBÜZ 24.08.2026
YENİ BİR EĞİTİM MODELİ ÖNERİSİ ORHAN GÖKTAŞ 26.08.2026
Yurtta Sulh Cihanda Sulh AHMET GÜRBÜZ 10.08.2026
MEKKE İTTİFAKI SÜLEYMAN ARSLANTAŞ 09.08.2026