'zindanlara razıymış ya! ah yusuf!''
kör kuyulara ‘’atılan’’
sonrasında
köle pazarlarında satışa ‘sunulan’ın hikayesini bilirsiniz..
küçücük bir çocukken daha
hani 11 yıldızın rüyasında kendine secde ettiğini gören bir yusufcuk vardı!
babaları yakup ,
kardeşlerine ‘’kurt kapar sonra
götürmeyin dağa taşa, pikniğe yusufumu!’’ demişti .
kardeşlerinin yusufa zarar verecek endişesi diline düşünce yakup peygamberin ah!
kanlı elbisesi gelir önüne kendinin işaret ettiği gibi…
"yusufu kurt kaptı valla baba .!"
birde şöyle diyelim o'zaman
bünyamin için yusuf'un başına gelen
ona da benzeri gelmesin diye o korku ve endişeyle
şehre girerken farklı kapılardan girin demişti yakup(as) çocuklarına
girin ki ;
azizin bir kötülüğü üzerine dokunmasın ..
rabbine ne kadar yakın da olsa bir kalp, peygamber de olsa
insan ya, baba, ciğer işte..!
kalbine düşen korku nedeniyle kötümser olanı söylenmesi,
birde ‘’allah korusun’’ demeyi unutunca…
bünyamin için
dile düşen gerçek olur ve o ara korkulan başa gelir.
bünyamin şehirde tutulur …
birde şöyle dersek olur herhalde;
az daha, hani az daha !
evin hanımı züleyha’nın kendisine olan taşkınlığına karşı
yusuf’un da gönlü ona meyletmişti ya !
sonrasında rabbinin yardımıyla hemen fark etmişti kalbindeki rahatsızlığı ve
ben allah'tan korkarım demiş,
‘gömleği arkadan yırtılmıştı.’ hatırladınız değil mi ?
olayın şokundan olsa gerek
o gönlüne düşenin utancından belki de
diline düşen ilk duayı düşünmeden edivermişti..
‘’ben ‘’zindanlara’’ razıyım
yeter ki beni bu imtihan dan uzak tut rabbim’’ diyen yusuf peygamber,
" zindanı" diline dolayınca işte…
zindanlara razıymış ya!
yusuf ah !
sonra
‘’unutulunca’’ zindanda,
rüyasını yorumladığı ve cezasını çekip çıkacak olan zindan arkadaşına
"hatırlatırsınız beni ‘azize’ demişti.‘’ unuttu’’ buralarda beni.
‘’unuttu!’’ ‘’bahsedin benden !
bir yusuf vardı gömleği arkadan yırtılan diye
o bilir işte.. ‘’
rabbi ‘unutmamıştı’ yusufu !
ama
diline düşünce işte yusufun "unutulmak" sözü
belki de onun için kimbilir !
zindan günleri biraz daha uzasın diye
zindan arkadaşına ‘’unutturuldu’’ yusuf'un "vezire benden haber et" dileği…
ne mi derim ?
sanki insanın bir çırpıda diline düşen kötümser sözler
yaşanacak olanın duası oluyor gibi!
dost, taşkınlık yapmak değil derdim.
çok özel insanlar bile sözlerinden dolayı imtihan edilirken,
hani muhammed (as) müşriklerin bir sorusuna karşılık
‘’yarın gelin de haber vereyim’’ demişti de, sırf inşallah demediği için…
öyle …
okursunuz, bilirsiniz gerisini…
öyleyken
bizim halimiz nice olur ki?
dillerimizden çekeceklerimiz var .allah korusun …
onu derim..!
ne kadar çok olumsuz kötülük dolu cümleler düşüyor bugünlerde ortama, dillere..
farkında mısınız..?
tamam !
zor anlar olur insanın hayatında.
sadece insanın değil toplumların da zorlandığı,
herkesin kendini yorgun hissettiği,
elinde avucunda ne varsa sevdiği, değer verdiği kaybolup gideceğini zannettiği anlar olur .
tamam. onlar işte. bildiniz !
böylesi zamanlarda
kalplerin umutsuzluğa evrildiği,
kötü hissiyatların kalpleri dolduğu anlardır ve geleceğe ait
ümitsizce dillere cümleler düşer.
öldük, battık, mahvolduk ,aç ,açıkta kalacağız,falan..
yarınlar karanlık mış gibi bir moda geçer ya insan/ insanlar…
suçlu aranır bir an önce …
ilginç gelmiyor mu size.?
ey dost
göğe çekilip arzda olanları kendi haline bırakmayan
bir allah'ımız var bizim.
her an bizi görmekte ve her an yaratmakta .
allah bizi, insanlığı, müslümanları unutmadı.
nuri pakdil'in ifadesiyle haydi söyleyeyim ;
"İmtihanımız ağırlaşmadı.
biz allah'ı unuttukça, imtihanın ağırlığını
hissetmeye başladık. "
allah
bize kendini hatırlatmak istiyor olmasın.!.
ey yolcu
haydi sözü imam şafi ile bitirelim;
kalbini kötü düşüncelerle doldurup,
bize de ümitsizlik aşılıyarak ufkumuzu daraltan
kimseye söyleyin ;
sekinetin sırrı ,
hayatı yaratıp rızkı teslim eden allâh'a karşı
hüsn-u zan'da bulunmaktır..
eyvallah imam..!
rahmet ola…
Not; yazılarımın, dilediğiniz kısmı dahil, dilediğiniz şekilde dostlarınıza ikram etmeye açıktır.
Yorumlar
2