metrika yandex

ve sadece kalbi olanlar duydu!

Mustafa AKMEŞE

04.11.2022

sanal dünya diye bilinen
yutup, face, instergam, google, whatsapp, tweet, tik tok gibi alanlar
son alıcı olan tüketiciye direk ulaşıldığı ticari mağazalar esasında.
sayfalarda gezinenlerin tıklama alışkanlıklarını
sayısız karmaşık logaritmalarla ölçen ve siyasi düşüncelerini dahi etkileyen ve
'gezenleri' yönlendiren meydanlar olunca gerisini siz anlayın.

hayat oradan akıyor ve
geçen yazımızda bağımlısı olduk demiştik işte.
öyle olunca
çalışma anlayışlarının bana çok ilginç gelen bir tarafı var onu konuşsak diyorum;

bu alanlarda kendi sayfasını tıklama veya
takip sayılarını artırmak isteyenler
daha önemlisi
ticari satış yapanlar için görünür olmak çok önemli biliyorsunuz
ne kadar görünür o kadar izleyici ve satış demektir.
peki görünür olmak için ne yapmak gerekiyor derseniz eğer;
işte orası işin  bam teli!
reklam diyorsanız eğer tek başına yetmez yanında içerik üreteceksiniz.
sayfanıza ne kadar çok içerik üretirseniz  
o kadar görünür olurken sizi seyredeniniz de o derece çok  olur.
ne kadar içerik o kadar köfte işte...

içerik derken
kendi uygulamanız neyse veya sattığınız şey
onunla ilgili yazı video resim gibi  materyali düzenli bir şekilde aksatmadan hem de
ilgili sayfaya içerik yüklemesi yapacaksınız demektir.

mesela dinli dinsiz sosyal mecrada ha bire içerik üretiyor.
ev halini günün her saatini kamuya açan insanlar var.
sabah yeni bir gün kocamla birlikte uyandık, yataktayız, akşam yemeğinde biz,
hamile halim, çocuğumun cinsiyet partisi,
denizde, parkta, düğünde, yemek yaparken ben, vs
tam bir festival havasında yaşıyor zamane modern insanı…

çok hayati bir konuya sözü bağlamak için yaptım bu uzun ön girişi;
görünür olmak için içerik üretmek gerekli
diyorlar ya!
haydi o zaman şöyle buyurun;

iyiliğin ve kötülüğün görünür olması
toplumsal davranışlara bire bir etkindir.
onun içindir günahın büyüğü açıktan yapılandır.
toplumsal ifsatın hızlı olmasının sebebi günahların pervasızca işlenmesinde saklıdır.

onun için tecessüs bizde yasaktır.
kimsenin günahını araştırmaz ortaya saçmayız utanma duygusu kalkmasın ki toplumda
hoyratça yaygınlaşmasın…

çok travmatik olan bir örnek vereyim;
lgbt sapkınlarının tüm dünyada yükselen bir değer olmasının en önemli kırılma anı
görünür olmaktan geçti
tüm hayatın karelerinde onları görürsünüz.
çocukların çizgi filmlerine bile girdiler,
yani içerik ürettiler.
ve ilginçtir bu görünürlük öyle etkili oldu ki;
bu günahı satın alanlar dindar bir nesilde bile özgürlüğe destek adına ortaya saçıldı.
sakallı başörtülü gençlerin renkli bayraklar sallıyor olması işte
ah ki ah!

şimdi dostlar biz kendi hayat sayfamıza ne ve ne kadar içerik üretiyoruz.
çünkü içerik ürettiğimiz kadar görüneceğiz

"iyilik" içeriği üretmede ne kadar gayretliyiz.
hele bi söyleyin!

hayır dost illa ki çok özel insanlar olmak zorunda bile değiliz.
sıradan herkes kendi çapında gücü kadar yaptığı güzellikler işte.
bir tebessüm, ne bileyim bir selam
bir güzel söz
hayrı yaygınlaştıran küçük küçük davranışlar bile inanın bulaşıcıdır! ve
hayatın sayfalarına içerik yüklemektir.

selamı yaygınlaştırmak yani
yetimin başını okşayan, kimsesizin eli dili olan,
düşmüşün elinden tutup ayağa kaldıran,
fukarayı doyuran mazlumun yanında  duran ve bunu sürekli yapan bir içerik üretelim ki  
hayatın tam da merkez sayfasında görünsünler!

"kimin iyilerden olduğunu görmek ve göstermek için ölümü ve hayatı yarattı…"
diyor ya aziz kitap…

‘şahid tutmak da ne?’
mi?
müsümanlardan olduğumuzu kazımaktır,
hayata, yol’a...
şah damarından da yakın olan, bilse de...
yine de,
şahidlendirmek gerek, mizanı kolay etsin, diye...

meczup
sessizce mırıldandı
ve sadece kalbi olanlar duydu;

40 yiğit güzel adamın omuz omuza
kabeye yürümesi
görülesi bir şeydi

ah!
dedi ve
sustu...

 

 

Yorum Ekle
Yorumlar (9)
Selam-Kelam | 22.11.2022 22:04
Kıymetli "Okur" kardeşim. Kıymetli diyorum çünkü belli ki ümmetin dertleri ile dertlenmişsin. Ancak kaçırdığını düşündüğüm bir nokta var, herşey BİRŞEYle başlar. Bir güzellikle, bir bakışla, samimi bir tebessümle.. Ebedi cehennemlik olanı bile bir kalbî selam cehennemden çıkarır da iman gemisine bindirir. Bu yüzden iyilikler gizli yapılınca güzel olduğu gibi alenî yapıldığında da güzeldir, hani ayeti kerime de bildirildiği gibi.. Problemlerin yayılmasından ziyade, problemi farkedenin çözüm önerisine odaklanmasıdır esas olan, yoksa "böyle bir derdimiz varken bunu niye yapıyorsun?" söylemi, vesvesedir zannımca .. Kimsenin avukatlığını yapma derdinde değilim. Ama kıymetli yazarın, güzellikleri de, eleştirdiği şeyleri de okumak bizden manevi birşey eksiltmez, bilakis şahsım adına faydalanıyorum aynı duyguyu paylaşıyorum bazen mesela. Bu eksikliğini hissettiğiniz mevzuları da ihtiyaç olduğunu düşünüyorsanız, yorum yapmak yerine bir 400 kelime de siz yazsaydınız daha faydalı olurdu. Kıymetli yazar... Kalemine kuvvet, yüreğine himmet . Selamlar...
Mustafa Akmeşe | 05.11.2022 12:50
durmaz kardeşim eyvallah .başım gözüm üzerine .eleştirinizi kabul ediyorum. Ediyorum da yine de bir şeyler söylemeden geçemeyeceğim. okur rumuzlu arkadaş ilk mesajında ''boş lakırdı''söylemine rağmen duasını istedim. ona rağmen ikinci mesajında günlük siyasi olan sorunlara duyarsızlığımı söyleyerek yüksek perdeden hakaret etmeye devam etti. dikkat ederseniz günlük olaylara takılmadan yazan bir üslubum var. bu benim tarzım ,çünkü derdim başka .o alana girdiğimde başka bir hassasiyetin yazanı olurum. maden kazasının veya ekonomik sıkıntılarının sebeplerini ve faillerini yazma konusu değil benim stilim.ilerde belki kitaplaşacak ve tüm zamanlar tazeliğini koruyan konuları gündem yapamaya çalışıyorum. ama yine de daha dikkatli olayım. yazı benden çıktıktan sonra okuyucu diledi gibi anlama hakkına hakaret etmeden sahip çünkü...dualar karşılıklı...
Hüseyin Durmaz | 05.11.2022 08:23
Mustafa Bey yazılarınızı büyük bir heyecanla okuyor ve takip ediyorum. Ancak burada okur rumuzlu kişiye olan çıkışınızı size yakıştıramadım. Hani heyecanlanma sakin ol gibi ifadelerden ziyade kendisinin bahsettiği hususlardaki görüşlerinizi belirtseniz daha yerinde olurdu diye düşünüyorum. Selam ve dua ile.
Mustafa AKMEŞE | 04.11.2022 19:16
ahmet kardeşim, eyvallah.
Ahmet Yılmaz | 04.11.2022 16:45
Mustafa kardeşim, sen bu 'okur' rumuzlu şahsı insan yerine koyup, ciddiye alıp dua istemek alicenaplığında bulunuyorsun. Lakin adam arlanmadan, utanmadan sana hâla saydırıyor. Adam gaybı taşlıyor; nereden bilsin senin ne mücadeleler verdiğini, ne mahkemelere çıktığını, nasıl mazlumlar için koşturduğunu. Bilmediği gibi senin ona cevap verdiğini bile doğru saymıyor adam. Seni ben biliyorum, bilen biliyor, Allah da biliyor. Hariçten gazel okuyanlar için kendini üzme salıver gitsin.
Mustafa AKMEŞE | 04.11.2022 16:42
yaşını bilmem "okur" olan arkadaş ama ben 60 na dayandım. Bu yaşlarda beyin çift taraf, yani sağ ve sol çalışır mış. daha dengeli yani.. sen sağ lobun çalışıyor, ondan heyecan yapıyorsun. sakin ol biz neler gördük neler. yaşın genç senin.. ha! birde kendini dahi tanıtacak ismin dahi yok.. Bi bakkalı dahi yönetecek mecalin yoktur ama üfürüyorsun ha bire... söyleyeceğim arkadaşlara maskesi olan kişilere yorumu kapatsınlar. bize yüzü olan adamlar lazım...
Okur | 04.11.2022 14:37
301 maden işçisi ölmüş bir tek sorumlu bile mahkum değil, bir ay önce tehlike çanları çaldığı, uyarılar verildiği halde dikkate alınmamış 41 insan can vermiş kader denmiş, tevekkül denmiş, daha önce bu madende kusuru olduğu mahkemece teyid edilmiş kişi TKİ nin başına getirilmiş, dünyada toplam 750 bin teröristin varlığından bahsederken ülkemizde bir buçuk milyon terörist olarak yargılanmış, yüz binlerce aile perişan edilmiş, liyakatsız insanların elimde ekonomi perişan edilmiş yüksek enflasyon neticesinde milyonlarca insanın cebinden paralar çalınmış, ama birileri ballı kaynaklı ihaleleri almaya devam etmiş, merkez bankasının içi boşaltılmış, 128 milyar dolar buhar olmuş ve siz ne enteresandır ki hala zalimin adresini bulamamışsınız! Sizin ifade şeklinizle söyleyeyim, ah be dost geçmişin iyilikleri bugünü kurtarmıyor maalesef dedi ve meclisi terketti ökkeş…
Mustafa Akmeşe | 04.11.2022 11:47
okur rumuzlu arkadaşım,ömrümüz zalime karşı durmakla geçti.1996 yılında darbe günlerinde mazlumder kurucusu ve 15 yıl kurucu başkanlığını yaptım.''kim olursa olsun zalime karşı diye..''meydanlardaydık.öfkenizi anlayamıyorum.ne yapalım öyle olsun.sahi ''zalimlerin karşısında''derken o zalimler kim oluyor ki ben karşılarında olmamış benim için böylesi bir olumsuz düşünceniz ilginç.sizi ciddiye alıyorum ,çünkü şahidlik önemli.dua et de daha iyi lerden olalaım inşallah.insanız ya!
Okur | 04.11.2022 10:46
Mazlumun yanında olduğunuz kadar zalimin de karşısında olsaydınız yazılarınız sadece göze değil, gönüllere de hitap ederdi. Bu saatten sonra ne deseniz boş lakırdıdan öte değil…