ve evlilik çekilmez hale gelir!

yolcuyuz dedik ya! 
yolda, sosyal bir varlık olmamız sebebiyle zorunlu birlikteliklerimiz olur, 
ticaret gibi işte.şirketler kurulur, ortaklıklar oluşturulur
sayfalar dolusu yazılı sözleşmeler yapılır. 
sonra 
ne bileyim
inanç birlikteliğimiz olur, 
davası için bir araya gelen kişlerin 
birlikte uyumlu yürüyüşü için ahitler verilir. 
eller üzerine eller konur. biatler alınır. 
sonra 
mesela evlilik gibi işte 
bilirsiniz… 

sözleştiğimiz ve 
birlikte yürüyeceğiz diye karar verdiğimiz ne varsa  
onlardan bahsediyorum. 

Bu dayanışma insan için hayati önem arz ederken, 
aynı zamanda her bir ortaklık 
kendi içinde sürdürülmesi zor olan karmaşık ilişkileri barındırdığı 
tecrübeyle herkesce sabittir 
onun için 
ortaklar ahdinde dursun diye de işin başında bağlayıcı cümleler kurulurken
tarafların hakkı, 
hukuki koruma altına alınır ki;
baştan kişiler neyin yoluna girdiğini bilsin ,kendini tartsın ve ciddiye alsın diye yapılır  

hayatı kolay etsin diye bir araya geldiğimiz
çok önemli olan sayılı ortaklıklar da vardır. 
yolun önümüze getirip sürüklediği  
bir başına taşıyamayacak kadar büyük zorlukları aşmak içindir bütün bu yakınlaşmalar.!

buna rağmen ;
aziz kitabın ifadesiyle: 
'az bir kısmı hariç, 
ortaklar 
birbirinin  hakkına girecek taşkınlıklar yaparlar' 

ve 
işin başında adeta kutsanan birliktelikler bakarsınız, bir süre sonra sırf bu hoyratlık  yüzünden  sarsılır veya yıkılır, 
aynı zamanda 
kişi ve toplum için can yakıcı ve yıkıcı etkileri olan olayların adeta başlangıcıdır . 

haydi bugün yolun en önemli kavşaklarından biri olan ortaklığı 
yani 
evlilikten konuşalım;

evlilik kadın ve erkeğin 
karşılıklı faydalanmak için bir araya geldiği meşru olan birlikteliktir. 
dini veya din dışı bütün toplumların için çok önemli olan evlilik müessesi, 
sadece iki kişinin birlikteliği değildir .
aile olmak , aynı zamanda 
akrabaların ve onlardan olan çocukların devasa etkilendiği yakınlaşma olması nedeniyle 
çok özel bir sözleşmedir. 

eşler kendi özgür iradeleriyle aileyi kurarlar. 
bu ‘’özgür irade’’ birazdan konuşacağımız
konular için de çok önemli bir başlık olduğu biline… lütfen unutulmasın. 
‘’özgür irade!’’ 

erkek ve kadınlar 
ama neslin devamı için olsun 
ama  psikolojik gereklilikten
ama, 
cinselliği meşru yoldan tatmini için  olsun 
veya 
benzeri birçok sebeple evlenir ve taraflar bu birliktelik nedeniyle birbirinden faydalanır.

ailenin kurucu iradesi eşlerdir ve işin başında 
tarafların şartlarda denk olduğu eşlerin rızası olmadan evliliğin olmadığı bilinirken 
sonraları 
çeşitli nedenle
evlilik çekilmez hale gelir veya bozulma sebepleri ortaya çıkar… 

ben bu ortaklığı çekilmez yapan sebeplerden
sadece ikisine dikkat çekeceğim. 

biri, 
erkeğin, 
kadının bir insan olarak ‘’özgür iradesini’’ yok sayan, 
onun kendi özeline, çevresi, ve yakınları ve rabbiyle olan kişisel ilişkisine ve 
maddi, manevi kişisel gelişimine direk olumsuz müdahil olmayı kendinde hak gören 
bir erkek zihniyeti varki,
of ki of! 
bu anlayış 
aile birlikteliğini bozmaya veya hayatı zehir etmeye hazır askerdir .

ikinci husus, 
kadının 
toplumun, evliliği adeta ‘’Katolik evliliğe’’ evirdiği anlayışından cesaret alması sebebiyle olacak 
cinsel yönden erkeğin biyolojik farklılığını gözetmeyen ve 
kendine gerekirse erkeğin cinsel tatmin olamasını  bir vazife olarak üzerine almadığı hoyratlığı olur.

kadının,
bitmeyen' baş ağrıları'' nedeniyle 
erkeğe uygulanan ve şiddete varan
cinsel  duyarsızlığın 
konuşulması gereken çok önemli konu olması gerekiyor diye düşünüyorum. 


ey yolcu 

konuşalım bakalım 
dilim dönerse 
sonra 
belki… 

Not;  yazılarımın, dilediğiniz kısmı dahil, dilediğiniz şekilde dostlarınıza ikram etmeye açıktır

Paylaş