marksist önder apo kürtleri aydınlatınca!
geçen haftaki yazımızda
bu toprakların müslüman halklarının içinde
sanayi devrimi sonrası batının devasa kalkınması ve
maddeci akımına gözlerini çevirip ‘’tavşan’’ gibi ortalıkta kalan
şu ‘’aydınlanmış adamların!’’ durumundan bahsetmiş ve
ışığın karşısında körleşen tavşanlarla
ne kadar çok benzerliği var diye de not düşmüştük.
bilirsiniz,1 dünya savaşı sonrası imparatorluk toprakları üzerinde
galip devletler cetvelle sınırlar çizerek ulus devletler icat ettiler.
anadoluda da imparatorluğun merkezinde batının özelde ingilizlerin muazzam desteği ile
askerinin öncülüğünde
yeni bir ulus devlet olan türkiye cumhuriyeti kuruldu.
kurucu unsur asker olunca
devletin tek sahibi olduklarına öylesine inandılar ki,
kendilerini ölünceye kadar başkan ve şef ilan ettiler. .
maddi geri kalmışlığımızın sebebini
toprakların inanç değerlerinde olduğuna kesin bir şekilde inanmışlık psikolojisiyle
geçmişin tüm izlerini silmek için "devrimleri" bu anlayış üzerine bina ettiler
ama okullaşma yüzdesini arttırarak
ama jandarma dipçiğiyle "eğitilen halkımızı!"
yönünü adım adım değiştirerek batıdan gelen kör edici ışıga çevirdiler.
"kabe arabın olsun bize çankaya yeter" diyen bir anlayışın
müslüman halka neler çektirdiğinin delili olması açısından yeter herhalde…
sonrasında çok partili hayata geçilmesiyle birlikte
seçimlerde halkın ezici bir şekilde chp dışındaki partilere yüzünü dönmesi nedeniyle
askerin milletin vergileriyle alınan tankları
şehrin asfaltlarına sürerek namlusunu
"fukara halkın" üzerlerine çevirip varlıklarını hep hatırlattılar.
halkın seçimiyle gelmiş iktidarlara müdahale ederek
gerekirse 1000 yıl sürecek darbe tehdidiyle
her on yılda "balans" ayarına tabii tuttular
ah ki ah!
çok acı çektik be dost, çok acı..!
on yıllar içinde aydınlanan milyonlarca türkün anıtkabirde saygıya durduğu,
kendini atatürkçü, kemalist, laik seküler, batıcı olarak tarif eden
islamın en temel değerlerine korku ve nefretle bakan büyük bir kalabalık kitle
ülkenin gerçeği oldu
rejim kendi halk tabanını kim ne derse desin var etmişti..
diğer yandan ,
kürtlerin hikayesi çok ayrı bir seyir, bir o'kadar da acı oldu…
kemalist rejim
türk ulus devleti kurmak için kürt varlığını inkar etmesi gerekiyordu.
"kürt dağda yürüyen türk" oluverdi işte…
kürt halkı için bu 2 acının birden yaşanması demekti
dini baskı ve kürt varlığını inkar müslüman kürt halkının çektiği acılarını 2 kat arttırdı.
doğunun coğrafyasının ulaşılmaz sarp olması, 'kürt varlığının' direk inkar
dağlarına "ne mutlu türküm" yazılarının kazınması ,
andımızla kürt çocuklarının varlığını türk varlığına adanması!
kürtlerin aile ve aşiret yapılarının güçlü olması ve benzeri birçok nedenle
devletin batıdan aldığı ışığı kürt halkına yansıtması ve eğitilmesini! başarısız kıldı.
devletin doğu ve güneydoğu bölgesine
alt yapısına on yıllarca adeta hiç yatırım yapmaması ve cezalandırması
baskı, dayatma inkar, jandarma dipçiği dahil kuşatması
kürt halkının türklerin başına gelen yaygın dönüşüm ve değişim gibi
kendi değerlerine, inancına düşman etmedi ve direnişle karşıladı
yani diyorum ki;
batıda ki türklerin tavşanlaşması benzeri bir şey
yaygın yaşanmadı kürdistan'da…
devlet kürtleri on yıllar içinde istediği dönüşümü gerçekleştiremeyince
bölge halkını hep bir çıban başı olarak değerlendirdi.
ta ki 80 lerin başında
marksist leninist bir terör örgütü kuruluncaya kadar.
(kimin kurdurduğu ayrı bir tartışma konusu)
müslüman kürt halkının kendi içinden çıkan islamın sembolu olan
ay yıldıza karşı nefreti olan, ama
kızıl bayrağa gönül veren ve sallayan
apo ve avanesi
müslüman kürt halkının "aydınlanmış" tavşanları oldu adeta
ne kadar üzücü öyle değil mi dost?
müslüman kürt halkının kayde değer bir kısmının
marksist bir örgüt eliyle 'aydınlatılması(!)' acının katmerli yaşanması demekti
40 yılda gelinen nokta
kendini islamcı diye işaretleyen bazı kürtlerin dahil
terör örgütü olan pkk'nın siyasi oluşumu
hdp'nin içinde yer bulmaları,siyaset yapmaları yanında
müslüman kürt halkının marksist bir terör örgütün destekçisi ve kızıl bayrağını sallamalarından bahsediyorum
hdp'nin lgbt gibi sapkın bir akıma tam destek çıkması ve
kürtlerin lgbt bayraklarıyla eylem yapmaları "aydınlanmanın" nerelere kadar gittiğinin
göstergesi açısında ibretliktir…
türkiye cumhuriyetinin on yıllarca yapamadığını
kızıl bayrak altında aydınlanan 'önder apo' ve 'eş başkanlarının' yol göstermişliğinde
bir müslüman halkın sekülerleşmesi,laikleşmesi, bireyselleşmesi,
din düşmanı olması
tam bir acının, hüznün hikayesidir…
kitapların konusu olacak yaşanmışlıkların
bir makaleye sığdırmanın zorluğunu anlayışla karşılamanızı diliyorum.
meczup söylendi;
insan ve ülke olarak kurtuluşumuz
ne batının nede doğunun 'ışığıyla' değil
islamın 'kardan aydınlık'
yolunda olacaktır
dedi ve sustu..
Yorumlar
1