metrika yandex

bir neslin son şanslı çocuklarıydık!

Mustafa AKMEŞE

28.10.2022

at arabalarının olduğu zamanları gördük şehirlerin kırık dökük asfaltlarında.
faytonlar sünnet düğünlerinde arabalarımızdı.
arkasına gizlice binip gezdiğimiz
o ara
faytoncunun kırbacını rastgele salladığında sırtımızda şakladığı zamanlar işte…

mahallenin çıkmaz sokaklarında kadınların kapı önlerinde oturduğu,
yatsı namazı sonrası çocukların saklambaç oynadığı,
şehrin öbür yakasını bile görmediğimiz küçücük dünyalarımız vardı.
sabah kuşağında radyo tiyatrosu dinler
akşamları kapı önünde ıslıklı bir çağrı arkadaşlardan gelmemişse eğer
evde kardeşler arası rutini olan oyunlarımız vardı. bu kadar…
ülkede darbeler olurdu da  radyodan duyardık.

hayır dost derdim nostalji takılmak değil.
geçmişin övgüsünü de yapmayacağım.
övülecek çok şey de yoktu. fukaralık, cahillik işte.

bir şey vardı ama bir şey.
bağımlılık var ya evet öyle bir şey işte
dilim dönse de anlatsam…

bağımlı diye bildiğimiz en fazla
komşu hatçe teyzenin kocası ahmet abi vardı
çok içerdi, her gün içerdi. hep sarhoş işte. bağımlı adam derledi.
bir de cigaraya olan bağımlı dediğimiz vardı ki
bir sigarayı söndürmeden yeniyi yakan
dumanı adeta sömüren günde 3 paket içen durmazların oğlu ali işte, onu bilirdik.
öyleyken ramazanda oruçlarını tutardı.
iftarı sigarayla açsa da…

ha unutmadan!
sokak başlarında uzaktan baktığımız
bağımlısı olduğumuz bir gün  görmesek “yapamıyorum abi” dediğimiz sevdalarımız olurdu
divane işte dedikleri ama kime olduğu kimsenin bilmediği…

tv’ler şeytanın kutusuydu
ninelerimiz bulunduğu yerde namaza durmazlardı.
siyah beyaz ve bir o kadar tekdüze olan yayın akışı vardı ki bağımlısı falan değildik...
öyle…

elimizden düşmeyen,
gözümüzden alamadığımız, dilimize pelesenk ettiğimiz yani
bağımlısı olduğumuz bir şey yoktu diyorum…

biz
eski dünyanın son dönemine  gelen bir neslin son şanslı çocuklarıydık...

ne olduysa bu İnternetle birlikte oldu.
çok değil 15 yıl öncesi işte
el kadar aletlere dünya sığdırılınca
gözümüzü kulağımızı dolayısıyla gönlümüzü alamadığımız günler başladı.
bir gün gelecek 2 yaşında çocukların dahil herkesin dinli dinsizin
kendine meftun olduğu bir sevgilisi olacak ve gönlü ondan başka bir şey görmeyecek deselerdi
inanın “hadi canım sen de ne mümkün” diyeceğimiz günlerden geldik

internet bağımlılığı
her 30 saniyede görmek istediğiniz onsuz hayatın siyah beyaz olduğu şeydir.
trafikte direksiyon başında elinizin farkında olmadan gittiği
elde tesbih misali oynaşılan
camide müezzinin namaza çağırdığı arada bile
göz ucuyla bakılan bir bağımlılık benim dediğim.

gerçeklikten uzaklaşan evet gerçek hayatın yok olduğu
sanal bir dünyanın bomboş bir şekilde hayatımızı kapladığı bir zamandan geçiyoruz.
geceler boyu karanlık odalarda yatağın içerisinde uzanmış
uykusuz geçen bir gecenin sonrası sabah namaza uyanamadığımız
zombi gibi mesaiye gidilen bağımlılıktan bahsediyorum.
sevgililerin aynı masada telefonla birbirinin gözlerine bakmadan mesajla anlaştığı
hane halkının akşamları birlikte çay içme faslının bile artık olmadığı
herkesin bir köşeye sığındığı ve
‘sanal imparatorluğunu’ kurduğu zamanlardan geçiyoruz.

kurtuluş falan mümkün gözükmüyor bu bağımlılıktan
valla!
normal gerçekliğin toplumda kalmadığı zamanlarda
anormal olanı nasıl fark edeceğiz ki
hastalıklı halin
yani aynı bağımlılığın tüm halkın bir rahatsızlığı olduğu bu zamanda
bu mümkün mü?

elindeki çöple
suyun üzerindeki karıncayı
kurtarmaya çalışan
meczup söylendi;

bağımlılık hayata körlüktür ve
yolda kaybolmaktır
tüm bağımlılar
kendinin bağımlı olmadığını söyler
öyle dedi ve
sustu

Yorum Ekle
Yorumlar (2)
Mustafa AKMEŞE | 28.10.2022 15:52
Halil hocam dönüşünüz ve katkılarınız için tşk ederim. İkram ettiniz.. dillerini keşfedeceğiz hocam. her anın büyüsünü bozacak sözümüz var bizim ezberimiz de bizim. yorgunluk yok..
Halil İbrahim Aktaş | 28.10.2022 12:01
Eğitimde daha fazla duyuyu işe koşalım diye diye, yeni nesillerin kulağını kaybetmesi söz konusu. Evet, görsel ile destekleyince daha hızlı öğrendiler. Ancak bu, onların sezgisel düşünme faaliyetlerini öldürdü. Kulakları yok çocukların. Sınıfta öğrencinin dikkatini çekebilmek için elli takla atmamız gerekiyor. En kötüsü bu yeni nesil evlatlar, gözüm ile görmediğim hiç bir şeye inanmam, modundalar. Bu durumda olan evlatlara, ahiret, cennet, baki hayat. Nasıl anlatılacak şaşkınız..