etrafı, özelde insanları izlemeyi seviyorum.
üniversite önlerinde okuldan çıkan gençlere dikkat ettiniz mi hiç?
sizce de bir gariplik yok mu?
bazı fakülte önlerinden çıkan gençlerin hemen hemen hepsi kız!
erkeklerin sayısında ürkütücü azalmalar var.
kreş,anasınıfı,ilkokul ve ortaokuldaki öğretmenlerin neredeyse yüzde yüzü
kadın öğretmenler ..
mühendis tıp gibi eskiden erkeklerin çoğunluk oldugu alanlarda da
kadınlar sayıca erkeklere fark atmakta.
ilahiyatlarda kız erkek oranı kızların lehinde kabul edilemez boyutlarda.
lütfen başımızı kaldırıp çalışma hayatındaki erkek kadın oranlarına bakın.
her alanda devasa bir orantısızlık var ve kadınlar lehine hızlanarak devam ediyor.
‘’tek dert buydu sanki!’’ der gibi baktınız ..
‘’yani sen şu ‘’çocuk gelinlerden’’
bi bahsetsen olmaz mı?’’ diyorsunuz ..
dost ;"çocuk gelinler"
bu ülkenin toplumsal yarası değil ki.
hukuki olarak yasak ve olursa böyle bir evlilik suçun şahsiliği nedeniyle
gereken yapılır ve yapılıyorda.
bakıyorum tüm ülke bu olayla yatıp kalkıyor.!
biri diğerini dövecek bir şey buldu ya!
ondan işte.:
her kesimden ararsanız bu tip şeyleri 80 milyonda ne çok dramatik hikaye bulursunuz ve karşılıklı bir birimizi döver! gündemlerimiz bununla dolar taşar.
kızların okulda ki ve akademide başarısı
bize ‘dert’ niye olsun ki?
diyorsanız eğer;
bence ‘derdiniz’ olsa iyi olur..
ne mi derim..?
modern zamanların
mutlak evrensel doğru diye öğrettiği ve alıcısının düşünmeden satın aldığı bir dünyada yaşıyoruz.
‘’erkeklerin yavaş yavaş ölümünden’’ bahsediyorum ..!
dostlar
valla öyle değil.
eşit değiliz.kendini müslüman olarak işaretleyen veya
her kesimden erkek ve hanımlar
lütfen fanatik bir kadın hakları savunucusu değilseniz
bu soruna ilk önce sahip çıkacak siz kadınlar olmalı.
çünkü sadece kız çocuğunuz yok.erkek çocuklarınız da var veya olacak
ve problem ‘’erkek sorunu’’ olarak dönüşü olmayan yerlerde geziniyor.
niye böyle, nerden geldik buralara diyorsak;
ilkokuldan üniversiteye dahil sınıfların oturum şekilleri size bir şey hatırlatıyor mu?
hani şu ön tarafı kızların kaptığı
ailenin durumuna göre çok özel motive edilmiş ve hormonlarıyla adeta oynanmış ve
disiplin edilmiş olan tek tük erkeklerin de kızların arasına girdiği o başarılı öğrencilerin
oturma sırasından bahsediyorum.
tebessüm ettin dost.!
bilmem mi hiç? diyorsunuz. kızların en güzel ve temiz ders notları tuttukları
erkeklerinin sonra ki zamanda fotokopiyle
o notları çoğaltıp
imtahan gecesi hazırlandığı anlar işte …
sınıfın arka sıralarına doğru olanları bilirsiniz.
en haylaz ,yerinde duramayan ders boyunca etrafına hareket çeken
çok zamanda öğretmenlerin en çok muzdarip olduğu kitledir erkekler..
sınıf ders başarısı düştükce hırçınlaşan ve o ara kendini arayan!!
bulamayınca
elindeki telefonla günlük 6 saat,oyun ve +18 sitelerinde vakit geçiren
biyolojik ve hormonal farklılığını hissettiren şu erkeklerden bahsediyorum, anlayın işte
demek istediğim şu;
‘’modern zamanlar’’ erkekle kadını eşit kılıp aynı kulvarda yarıştırınca
akademik hayatta bir adım önde olan kesim
hem daha çok çalışkan, daha çok disiplinli,çok hırslı, anlık değil uzun vadeli hesap içinde olanı kazanan yaptı. yani kızları, kadınları …
pozitif ayrımcılık ve modern zamanların eğitim ve başarı anlayışı
kızları motive ederken
uzun süreli disipline olamayan, uzun vadeli sabır göstermeyen, odaklanma sorunu olan
beynin gri hücreleri farklı çalışan testosteron hormonu yüksek olan erkek milleti
yani
biyolojisi yapısı nedeniyle aynı kulvarda yarış ettikleri kadından geriye düştü
bu durum
kendilerine güveni azaltırken devasa ruhsal problemleri beraberinde getirdi.
ezber ve disiplinli çalışma üzerine inşaa edilen akademik başarı
180 soruda daha fazla doğrusu olanı kazanan diye ilan edince
sonuçta kadınların doğrudan meslek edinmede erkekleri geri bırakacağı aşikardı.
meczup şöyle bir baktı
başını salladı
‘’bak sen hele ‘’ dedi
‘’erkeğin ölümü yani diyorsun’’
dedi sustu
evet
‘’erkeğin ölümü’’
konuşmaya değer sanki
sonra …