metrika yandex
  • $44.73
  • 51.42
  • GA51500

Haberler / Yorum - Analiz

PANDEMİ, CAMİ VE CEMAAT ÜZERİNE NOTLAR / Alİ BAL

19.05.2021

Camiler bu pandemi döneminde birer sosyal yardımlaşma merkezi işlevi görmelidir

Pandemi en alt gelir düzeyinde elinden emekli, günlük çalışan, günlük iş bulmazsa evine ekmek götüremeyen insanlardan başlamak üzere toplumuzu çok büyük oranda mağdur ediyor. Böyle giderse daha da edecek görünüyor.

Bu bağlamda camiler birer sosyal yardımlaşma merkezi olmalıdır. İmam arkadaşların şikayet ve sıkıntıları var. Diyanetin müftülükler aracılığı ile toplanan paralara el koyduğu ve bu paraların yerine harcanıp harcanmadığı konusunda vatandaşların ciddi şikayet ve endişelerinin haberleri geliyor.

Oysa diyanetin bu konuda yapacağı müftülük murakıpları aracılığı ile toplanan paraların yerlerine harcanıp harcanmadığı, düzgün kayıtlarının tutulup tutulmadığı ile sınırlı olması gerekir. Pandemi ülkemizde çok ciddi bir yozlaşma süreci ile paralel ilerlemektedir.

Dolayısı ile bütün kurumlar  töhmet ve zan altındadır. Bu nedenle camilerde toplanan paraların caminin kendi en yakın çevresindeki ihtiyaç sahiplerine dağıtılması öncelikli olmalıdır. Camiler böyle bir işleve kavuşturulursa o camilerde kılınan namazlar namaz hükmüne geçer. Aksi halde namazın içi boşaltılmış olur. O namaz da Allah katında namaz olmaz. Bunu anlamak için sadece Maun suresini okumak bile yeterlidir.

Bu cümleden olmak üzere bir çok caminin altında işletmesi de,mülkiyeti de cami derneğine ait dükkanların ve iş yerlerinin olduğunu biliyoruz.Bunlar cami derneğine akar gelir sağlamaktadır. Bu gelirlerin sarf edilmesinde caminin en yakın çevresinden başlamak üzere ve en acil durumdaki ihtiyaç sahiplerinin gözetilmesi dinimize göre önceliklidir.  

Fakat bu gün camilerde bu önceliğin bozularak muhtaçların hiç gözetilmediği daha doğrusu camilerin böyle bir mevzuatının olmadığı Müslüman dindar vatandaşlarının zihin dünyalarının böyle bir inşa üzerine olmadığını biliyoruz.Cuma günleri sadece başka camiler veya Kur’an kursları için yardım toplandığını da biliyoruz.Bu toplanan paralarda da bizzat imam arkadaşlardan aldığımız bilgilere göre şeffaflık bulunmuyor.Buna son verilmesi gerekir.Suizan günahtır ama insanların güvenini kıracak ve suizanna sebep olacak iş ve icraatlar da en az onun kadar günahtır.

Burada cemaate ve  halka da büyük görev düşüyor.Her şey devlete bırakılamaz.Sonuçta devlet dediğimiz aygıtı oluşturan insanlar da insandır.Suistimaller olabilir.Devlet çarkı içerden küflenmiş ve arızalanmış olabilir.Bu durumda vatandaşların da yasal haklarını kullanarak devlet görevlilerinin sorumluluklarının gereğini yerine getirip getirmedikleri konusunda yasal insiyatif haklarını kullanması gerekir.

Devlette adalet ve şeffaflık esastır.Ama vatandaşında devlet karşısında  bir teslimiyet içerisinde bir koyun,kuzu teslimiyeti içerisinde olması da doğru değildir.İslam’ın emr-i bil ma’ruf ve ne nehy-i anil münker yani iyiliği emretmek,kötülükten alıkoymak diye bir ilkesinin olduğunu da herkes biliyor.İslam toplumu Kitap’ta belirtilen aslına uygun olarak düşünülürse aktif ve dinamik bir halktır.Adalet, dürüstlük ve hakkaniyetin sigortası halktır.İslam toplumu bu konuda (sadece kendisi için değil)tüm insanlığa örnek ve model olmak sorumluluğu omuzlarına yüklenmiş olan bir toplumdur (Bkz Bakara/143,Al-i İmran/110).

Ali Bal

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş