2020 yılı mart ayından bu yana devam eden korona virüs salgını dünyada olduğu gibi ülkemizde de birçok mağduriyetleri ortaya çıkardı.
Hastalığın toplu hayat alanlarında bulaştığının anlaşılması ile insanların toplu halde bulunduğu her ortama kısıtlamalar getirildi. Önce 65 yaş üzeri daha sonra 20 yaş altı insanımızın sokağa çıkmasına kısıtlama getirildi. Daha sonra seyahat firmalarının faaliyetleri durduruldu (Haccın, umrenin, yurtiçi ve yurtdışı gezi turlarının durdurulması) sonraki zamanlarda kafeteryalar, lokantalar, oteller, düğün salonları, eğlence merkezleri sivil toplum kurumlarının genel kurul ve toplu programlarının yasaklanması. Bu tedbirlerin hepsi hastalığın bulaşmasını önlemeye yönelik kısıtlamalardı ama mağduriyetler üretmeye de sebep oldu.
Özellikle hac ve umre organizasyonu ile uğraşan yurtiçi ve yurtdışı kültür ve seyahat turları düzenleyen esnaf sanki ortadan kalktı. Çok sayıda çalışanın işine son verildi, işyeri sahipleri yeni arayışlara girmek zorunda kaldı. Lokantalara paket servis mecburiyetinin getirilmesi ile çalışanlarının büyük kısmını işten ayrıldı. Vergi borcu, kira borcu sebebiyle mağduriyetler yaşamaya başlandı. Özellikle cumartesi ve Pazar günleri uygulanan sokağa çıkma yasağı sebebiyle küçük esnafın önemli bir kısmı kazancı daraldığı için kirasını, vergisini ödeyemez duruma geldi, işi bırakmak zorunda kaldı. Son aylarda çarşı pazarda kiralık dükkan tabelaları sıkça görülmeye başlandı.
Düğünlerin, nişanların iptal edilmesi sebebiyle bu sektörde hizmet veren salon ve otellerin kapısına kilit vuruldu, çalışanları işsiz kaldılar.
Sivil toplum kurumlarının toplu programları ve genel kurulları ertelenince görevden ayrılmak isteyen idareciler ayrılamaz, göreve talip olanlar da göreve gelemez duruma düştü. Böylece hizmetlerde büyük aksamalar ortaya çıktı. Millete ulaştırılacak hizmetlerde aksama ve sıkıntılar ortaya çıktı. Özellikle şehirlerarası karayolu ulaşımında özel araçların tercih edilmeye başlanması ile otobüs firmaları büyük zarar gördüler. Otobüsler 1 yıla yakın zamandır garajlarda evlerin önünde çürümeye terk edildiler.
Sonuçta salgın hastalık hali de toplum hayatında olağanüstü bir haldir. Hastalığın yaygınlaşmasını önleme amaçlı alınan tedbirler de olağan halin dışında tedbirlerdir ve vatandaşı korumaya yöneliktir.
Bu tedbirleri alırken acaba diyorum tedbirlerin toplum hayatında meydana getirdiği zararı en aza indirebilmek ve insanımızı hayattan ve işinden tamamen koparmamaya yönelik plan, tavsiye ve eğitim tedbirleri de alınamaz mı? 65 yaş üstü ve 20 yaş altının belli zamanlarda kurallara uyarak park, bahçe ve sosyal tesislerden yararlanması, kafeterya ve lokantalara HES kodu ile girilip kurallara uygun hizmet almaları, Kur'an kursları ve kütüphanelerin kurallara uygun ve denetimli olarak yüz yüze eğitime açılması gibi bunları çoğaltabiliriz de. Koronadan korunmaya çalışırken yalnızlık, korku, stres ve başka hastalıklara yakalanırsak bu kez de onlarla uğraşmak durumunda kalırız zira.
10 ayı bulan korona sürecinde başta sağlık çalışanlarımız olmak üzere hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allahtan rahmet diliyorum. Tedavisi devam edenlere acil şifalar diliyorum.
Selam ve dua ile
Mehmet Yaşar Soyalan ile Derkenar...
05.06.2026
28 Şubat'çı Reha Muhtar öldü
04.06.2026
2026 yaş çay alım fiyatı belli oldu
13.05.2026
Şehit yakınlarına iki asgari ücret verilecek
13.05.2026
Rasim Ozan Kütahyalı gözaltına alındı!
14.05.2026
Sülfürik asit krizi bütün dünyayı etkiliyor
13.05.2026
BOSNA GÜNLÜKLERİ - 5 ÜSTÜN BOL 23.05.2026
oyaladı dost… MUSTAFA AKMEŞE 21.05.2026