metrika yandex
  • $44.73
  • 51.42
  • GA51500

Haberler / Yorum - Analiz

‘İsrail’de Yaşamak Hâlâ Keyifli mi?|Avi Shilon

26.07.2025

 
 
İsrail ordusu tüm detayların açıklanmasına izin vermese de, askerler arasında artan intihar veya intihar girişimi vakalarına ilişkin trajik raporların, özellikle Gazze’deki savaşın sona erdirilmesi gerekliliğine ilişkin tartışmalarda, daha açık ve net bir şekilde dile getirilmesi gerekmektedir.
 
Savaşın durdurulmasının temel gerekçeleri açıktır: hâlâ esir tutulanların kurtarılması, daha fazla asker kaybının önlenmesi ve devam eden Gazze’deki ölüm olaylarının durdurulmasıdır. Bu durum, güvenliğimizi tehdit etmekte; zira yeni nesiller arasında intikam duygusunun yayılmasıyla düşmanlık çevresi genişlemektedir.
 
Büyük nedenlerin yanı sıra, savaşın sona erdirilmesini gerektiren daha küçük, ancak önem bakımından az olmayan sebepler de mevcuttur. Savaşta aktif görevde bulunan askerlerin yaşadığı ağır fiziksel ve psikolojik yük, maruz kaldıkları tehlike, gördükleri yıkım manzaraları ve Gazze’deki çaresiz sivil nüfus, bu genç bireylerin ruh sağlığını ciddi biçimde zorlamaktadır. Bu durum, şok içinde çıkacak bir neslin ortaya çıkmasına yol açacak ve tüm toplumu etkileyecektir. Ordu hizmeti almayan İsrailliler dahi,
öldürülme ve esir alınma vakaları, roket saldırıları ve gergin dönemlerle geçen yaklaşık iki zorlu yılı yaşamışlardır. Bazı havayolu şirketleri normal faaliyetlerine dönse ve yaz tatilleri yurt dışında geçiriliyor olsa da, tatillerin iptal edilme tehdidi altında yaşamak gelişmiş ülkelerde alışılmış bir durum değildir.
 
Ayrıca, iki yıl boyunca İsrail’de uluslararası futbol veya basketbol maçları düzenlenmemiş, sadece az sayıda sanatçı ülkede etkinlik gerçekleştirmeyi kabul etmiş, yüksek teknoloji sektörü çalışanları ile yurt dışındaki akademisyen ve meslektaşları arasındaki iş birliği İsrail’e yönelik yabancılaşma nedeniyle zarar görmüştür.
 
Savaşın ilk aylarında ve 7 Ekim olaylarının yarattığı şok etkisiyle güvenlik istikrarı sağlamak ve savaşta zafer kazanmak öncelikli hedef olarak görülmüştür.
 
Ancak uzun vadede, İsrail’de yaşayanların büyük stratejik hedeflerin hizmetinde yalnızca araçlar olmadığını hatırlamak önemlidir. İsrail, vatandaşları için keyifli ve konforlu bir yaşam alanı olmalıdır ve bunun için büyük potansiyele sahiptir. "Hayattan zevk almak" talebi, özellikle ultra-Ortodoksların askerlik hizmeti meselesi gibi ciddi sorunların gölgesinde garip gelebilir. Ancak, devlet kurucusu Theodor Herzl’in vizyonunda Yahudi devletinin temel hedeflerinden biri, halkının diğer milletler gibi normal bir hayat sürmesi ve bölgesel kültür ve güzellik merkezi olmasıdır.
 
İsrail, başbakan olmak isteyen birçok aday barındırmasına rağmen, hiçbiri Herzl’in özgün vizyonuna dönmeye cesaret edememekte, “yaşanması keyifli bir devlet” vaadinde bulunmamaktadır.
 
Herzl, modern trenler, operalar için tiyatro binaları, iklime uygun mimari yapılar ve keyifli yürüyüş yolları hayal etmiştir. Teknolojik açıdan gelişmiş, kültürel açıdan parlak bir devlet tasavvur etmiştir. Bu yolda ilerlemesi gereken liderler, yaşamın keyfi ve rahatlığı vaatinden kaçınmaktadır.
 
Yaşanması keyifli bir devlet vaadinde bulunan son ya da belki tek lider Ehud Olmert olmuştur; ancak açıklamaları ciddiye alınmamış ve kısa başbakanlık döneminde bu hedefi gerçekleştirememiştir.
 
İsrailli liderler için "bir daha asla yaşanmayacak" şeklinde vaatlerde bulunmak veya “zaferlerden” ve “stratejik dönüşümlerden” bahsetmek kolaydır.
 
Ancak yaşamın kendisi de bir değerdir ve küçük şeylerin anlamı büyüktür. Savaş henüz sona erdirilmemiş, genç nesil gereken dinlenmeyi elde edememiş ve mevcut adaletsizlikler düzeltilmemişken; bazıları katkı sağlarken bazıları kaçak durumdayken, İsrail güvenlik ve strateji alanında başarı sağlamış olabilir; ancak vatandaşları çeşitli düzeylerde toplu depresyonla mücadele edecektir.
 
Yazan: Avi Shilon – Yediot Ahranot

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş