metrika yandex

Haberler / Yorum - Analiz

İNSAN DEĞERLERİNİN KORUNMASI VE EĞİTİMİ-HATİCE ALTUNTAŞ

09.06.2022

İNSAN DEĞERLERİNİN KORUNMASI, EĞİTİMİ  VE GEREKLİLİĞİNİN DÜŞÜNSEL ALT YAPISI

İnsanı insan yapan ve diğer canlılardan üstün kılan tamamıyla insani değerleridir. Bu değerler;  yaş, cinsiyet,  statü, konum gözetmeden kimde tezahür etmişse üstün olan da odur. İnsan doğuştan getirdiği temiz fıtratı bozmamışsa, hakikat bilgisi, fıtrat ve insani değerler derken aslında aynı konudan bahsediyoruz demektir. İnsanın kaybettiği her bir erdem fıtratından çıkış ve hakikat bilgisinden uzaklaşmaktır.

Her bir değer yoksunluğu diğerinin oluşumunu tetikler. Örneğin kontrol altına alınamayan kıskançlık; hasede sonra da kin ve nefrete dönüşebilir.

Kaybedilen her bir değer, kişinin saygınlığını, değerini düşürür. Mesela bir yalancı, iftiracı ya da hırsıza kim saygı duyar ya da kıtlık, güvensizlik ve paylaşımsızlık zihniyetinin tavan yaptığı bir cimriyi kim sever?

Mevcut bazı değerler, diğer yoksunlukların oluşumunu engeller. Mesela hoşgörü ahlakı; kini, nefreti engeller. Cömertlik; hırsızlığı, hasedi; sevgi ve şefkat davranışları; değersizlik ve güvensizlik duygularının önüne geçer.

Gücü yönetme ahlakı; kadına, çocuğa, gence, yaşlıya, zayıfa ve tüm dezavantajlı gruplara, şiddeti ve orantısız güçle davranışı, ceza vermeyi ve her türlü suiistimali engeller.

Erdemlilerin dayanışması kötülükleri engeller. Fakat iki iyiyi bir araya getirmemek şeytanın en öncelikli ve en sevdiği işlerdendir.

Bütün değerler doğuştan insan fıtratında vardır. Sonradan, şeytani vesvese, ego gibi iç müdahale ile aile, toplum ve benzeri dış etkenlerce bozulur. Korunan her bir erdem, muhatabında sevgi, barış, güven ve esenlik tezahür ettirir. Davranış sahibinde de vicdan rahatlığı, duygu ve ruh dinginliği, pişman olmadan yaşama huzuru oluşturur.

Bütün çatışmalar, hastalıklar, yuvaların yıkılması çocukların öksüz ve yetim kalması, kadınların uğradığı cinsiyet ayrımcılığı, şiddetin bütün türleri, ebeveyn hukukunun, hürmetinin çiğnenmesi gibi aklımıza gelebilecek her türlü fitne, fücur ve mağduriyetlerin baş müsebbibi değer yoksunluklarına muhatap olmaktır. Mağduriyetlerde sorun çözememek, stresi yönetememek, eksilen değeri yerine koyamamak insanı, bütün bedenlerinde (Ruh, duygu, zihin, enerji ve fizik) yıpratır, toplumları çöküşe sürükler.  İnsanın  temiz fıtratını derinden inciten değer yoksunlukları, ilginç bir şekilde fıtratından çıkmış, hassas görünmeyen insanlarda da aynı  şekilde antipati  ve üzüntü oluşturur. Erdemler konusunda duyarlılık ve beklenti için, insanların dini, dili, ırkı, geleneği  ve milleti  sorulmaz  bu konuda fıtrat değişmez.

Çok yüce değerlerimizden olan adalet gereği, insana layık olduğu değerin verilmesi gerekir. Aksi taktirde faziletli faziletsiz karışır, iyiler kendini kötü hissederken kötüler  pohpohlanarak güç bulur. Değersizlikler lehine ayrımcılık  yapmak, insan  doğasına  taban tabana zıt  bir davranış biçimi, bütün çatışma ve  huzursuzlukların  kaynağıdır. Aile,  sivil toplum ve siyaset kurumu, şirketler, tüm ortaklıklar, dostluklar, velhasıl tüm ilişkiler öncelikle değerler üzerinden inşa edilmelidir. Yoksa sonuç kaos, hüsran ve hayal kırıklıkları yaratır.

Değerler skalasında, en üste sorumluluk duygusu konsa yeridir. Sonraki yazıda en büyük erdem olan sorumluluk duygusunu konuşalım inşallah.

Yorum Ekle
Yorumlar (1)
Rahime özdemir | 13.06.2022 13:26
Çok güzel bir yazı olmuş,kalemine sağlık, budegerleri yeniden ve tekrar tekrar okuyup hayatımıza getirmeliyiz. İnşallah anlayan ve yaşayanlardan oluruz.