Üniversite yıllarında Filistinli bir kız çocuğunun babasına yazdığı şiir Nurullah Sarıhan Ağabeyle tanışmamıza vesile olmuştu.
Filistinden yazılan bir şiirin Malatya'da doğmuş Ankara'da yaşayan Nurullah Ağabeyimizle tanışma nasıl vesile olmuştu, anlatayım.
Yıl Aralık 2000. Zalim İsrail'in Gazze'de gerçekleştirdiği saldırılardan sonra babasını kaybeden Filistinli bir küçük kız duygu yüklü şiiriyle tüm dünyayı gözyaşlarına boğdu.
Televizyon kanallarında kız çocuğunun duygu yüklü okuduğu şiir sürekli dönüyor. Atakum'da devlet yurdu kantininde o dönemin en hızlı haber alma ağı olan televizyondan şiiri dinledikçe ağlıyoruz.
Duadan başka elimizden birşey gelmiyor. Dua harici birşey yapamayız mı diye yola çıktık.
Oda oda dolaşıp öğrenci arkadaşlarımızdan Filistin'e yardım topladık.
Yaklaşık 350 dolardı topladığımız para. Şu anda 3000 TL civarı.
Nasıl ulaştırırız diye araştırırken bizleri o dönemin en aktif yurt dışı faaliyelerinde bulunan Mazlumder'e yönlendirdiler.
Okulum Samsundaydı. Atladım Ankara'ya geldim.
Yılmaz Ensaroğlu abi Mazlumderin başkanlığını yapıyordu. Emaneti abimize teslim ettik ve tanıştık.
Yılmaz Abimizle muhabbetimiz artınca "Soner insan hakları konusunda duyarlısın seni arkadaşlarla tanıştırayım" diyerek bizi Ankara'nın en güzide ekibi diye bileceğim içlerinde Nurullah Ağabeyimizin de olduğu bir grup güzel insanla tanıştırdı.
İşte Filistinli küçük bir kızın şehit olan babasına yazdığı şiir tanıştırdı Nurullah Sarıhan Ağabeyimizle.
Nurullah Ağabey hem abi hem de bir baba şefkatiyle sarmalardı bizi.
Karşısındaki kişiyi çok iyi dinler varsa bir sorunu onu çözmeden bırakmazdı.
Sinirlenmesine kızmasına çok az rastlamışımdır. Öyle bir durumda kendi kendine kızar sinirlenirdi.
Nurullah Ağabeyimiz örnek yaşayışı, aile ilişkileri dönemin örnek alınacak bir yaşam biçimiydi.
Mezarda ellerimizle toprağa verdikten sonra ağabeyimizi O'nun kokusunu aldığımız doktor olan oğlu Beheştiye sarıldım.
Beheşti "Abi 11 yaşından beri babam her eylemde sizlerin yanına getirirdi. Ben sizlerle büyüdüm. Bu bilinci sizlerden aldım" demesi Ağabeyimizin en sevdiği varlıkları olan çocuğunu bizlere emanet etmesi, bizlerin yanında büyütmesi ayrı bir sevinç kaynağıydı.
Bizler de evlatlarımızı ağabeylerimizin evlatları olan; Beheştilere, Ömerlere, Furkanlara, Bilallere, Yusuflara, Yunuslara teslim edeceğiz inşAllah.
Pandemi sürecinde bir kaç kez telefonla görüştük. Israrla haber sayfasında yazı yazmamı istemişti rahmetli.
Ağabeyimizin belki de bana vasiyeti buydu. İnşallah vasiyetine sahip çıkarım Nurullah Ağabey.
Anlatıp da satırlara sığamayacak o kadar çok anımız var ki.
Biz senden razıydık. Rabbim de senden razı olsun.
O bir babaydı.
O bir ağabeydi.
O Ağabey Babaydı
...
GÜNDEMDEKİ KONULAR|DAVUT GÜLER
18.08.2026
Hac kesin kayıtları yarın başlıyor
29.07.2026
Ne Karma Ne De Zorunlu Eğitim|Özkan Yaman
30.07.2026
Genç, Musa ve Hakîm’in hikayesi OSMAN KAYAER 19.08.2026
sessiz savaşlarımız MUSTAFA AKMEŞE 20.08.2026
BİLGİNİN İNSANİLEŞTİRİLMESİ- 4 ÜSTÜN BOL 19.08.2026
Kasıt ve Kusur: Süleymancılık AHMET GÜRBÜZ 24.08.2026
CHP, REJİM VE DEVLET SÜLEYMAN ARSLANTAŞ 26.07.2026
Yurtta Sulh Cihanda Sulh AHMET GÜRBÜZ 10.08.2026
MEKKE İTTİFAKI SÜLEYMAN ARSLANTAŞ 09.08.2026