Bahçemde Hazan
Sezgin Yıldız
Bilsam Yayınları
Derleyen: Fuat Taşcı
Şair/Yazar, Sezgin Yıldız’ın Kaleme aldığı ve Yayın Koordinatörlüğünü Zekeriya Tav’ın yaptığı, Editörlüğünü ise İlhan Erdem’in üstlendiği “Bahçemde Hazan” Bilsam Yayınları tarafından yayımlandı.
Her biri kıymetli olan şiirlerinden Hertaraf Haber Takipçileri için 3 farklı şiirini alıntıladık.
Sezgin Yıldız Bey Kitabın Ön Söz’ünde Kitapla ilgili olarak şunları yazıyor:
“İnsanı anlamla buluşturan en önemli köprülerden biridir şiir.
Kırılmadık bir tek şey kalmadığı vakit sığınılabilecek birer limandır onlar, bir zeybeğin hayata itirazıdır belki de. Evet, herkesin bildiği klasik bir neden olan aşk ile başlamadım şiir yazmaya, benimki biraz farklı; fazlaca şark. Anne babası vefat eden bir yetim ve bu yetimin engelli olduğunu düşünün, amca ve yengesinin eline bakan, ihtiyaçlarını karşılayamayan kimsesiz biri. Ben onu, bilinçsiz baş kayması ve meraklı gözlerin boşluğa bakarcasına yengesinden eksi 35 derece kışın soğuğunda ekmek isterken tanıdım. Onun yalvaran gözlerini, o çaresizliğini ve yanık tenini görünce, harlanmış bir ateşe dokunur gibi yandı canım. Bu sancıyı hatırladıkça göğüs kafesim daralır, nefes alamam, onun o halini anlatamadığıma yanarım o hal ki ukde olup kalmıştır içimde. Sonraları, ders kitabımın arkasına bir şeyler karalayınca, öyle bir rahatladım ki, su götürür gibi, bir bilseniz.
Beni yazmaya iten bir diğer mesele şudur: Yetmiş yaşında bir çınar düşünün ki on beş yaşlarında elinde sigara içerken kirli burjuva özentisi fiyakalı ayakkabılarını o öpülesi şefkatli ellere boyatan bir genç ama bilinmez belki bu haller bir garibin yüreğini kanatır boyuna. İşte bu ve bu gibi durumların sancılarını hafifletmek için yüreğimde, yazmaya başladım.
Özdemir Asaf’ın dediği gibi belki de; “Bütün dünyayı kucaklamak istedim, Kollarım yetmedi.”
Ben de dilim döndüğünce şahit olduklarımı, yaşadıklarımı, insanların acılarını, kendi sancılarımı anlatmaya çalıştım. Çünkü biliyorum ki, gerçek bir şairin şiirlerinde, gümbür gümbür halkının nabzı atmalıdır. En başından beri hürriyete olan özlemimi ve emperyalizme tutsak ola halkların acılarını yazmayı şiar edindim. Şiirlerimde sevgili diyerek mana yüklediğim bir kadın değil, hürriyettir. Dünyanın neresinde bir haksızlık varsa kendimi oralı sayar, o insanlara atılan her tokadın acısını yanağımda hissederim. Bunu anlatmayı başarabildim mi peki? Bilemiyorum, ama bildiğim bir gerçek var ki, ‘insan’a yönelecek bir yolun başlangıcı olabilir söylenen bu sözler.
“Benim işim tutanak tutmak,
Gerisi takdiri mutlak.”
Bu serüvenin en başından beri:
Şiirlerimi kitaplaştırmak için beni cesaretlendiren arkadaşlarıma; hazırlık aşamasında şiirlerimi okuyarak benimle düşüncelerini paylaşan değerli hocalarıma; fikrimi kamçılayan, şiirler ateşleyen bendeki yeri her şeyden önce gelen sevda güzeli yol arkadaşıma ve en başından beri yardımları ve ilgisini bir nebze bile olsun esirgemeyen çok kıymetli Doç. Dr. İlhan Erdem hocama teşekkürlerimi bir borç bilirim.”
Kitabı www.bilsam.org ve http://www.fidankitap.com adresinden elde edebilirsiniz
Kitapta geçen 3 şiiri sizler için derledik..
Hertaraf Haber Kültür Sanat Servisi
Ey Filistin!
Kan kırmızı gül ol en güzelinden,
Yansa da canımız tutarız dikeninden.
Yemyeşil çimen ol ya da sevdiğim,
Ben üstüne yağmur olup düşeyim.
Heybetli bir dağ ol çakıl bağrına arzın,
Kavuştursun bizi vakitsiz her baskın
Ne bileyim Ömer ol yahut,
Sokakları arşınla garibin yüreğinden tutup.
İncitmez beni köy türküsü çalan kaval,
Ramallah’ta kimsesiz bir çocuk kadar.
Her zerrende bir ananın feryadı gizlenir,
Barut kokan havanda hangi tohum filizlenir.
Göndere aşk besle ey mazlum Filistin!
Yer küre değil gök zemindir yerin.

İffetsiz
Bir kadın tanıdım ki dostlarım,
Baştan ayağa kokardı yalan,
Uğramamış hiç ahlak semtine,
Burun farkıyla hep öndeydi şeytandan.
Öyle ki en hassı görünürdü kızların,
Tek zerresi dahi yoktu iffetin,
Yırttım da sahte yüz maskesini,
Celp eden tek gerçek şehvetti lakin.
Ustasıydı, eve erkek almakta en iyi hatta.
Aldı birini daha kutsal mahrem odasına,
Camdan ahıra da az almadı tabi damızlık,
Kırk kez iffet deyip yanıldık, topraklar başına.
Layıkıyla bir vakit çıktı adı: arsız,
Bir eylül sabahı kızdı bildiğimiz,
Kadın olma şerefine nail olmuştu çoktan,
Vesikasızdı amma pahalı çalışırmış İFFETSİZ.
İmam Kızı
Yeşermemiş bir fidandır yüreğim.
Damla damla eriyip, damla damla sevmişim.
Soldu yüreğim yağmayan bir bulutsun,
İki gözüm, kalp atışım, gül kokulumsun.
Yeter artık gözletme yollarını imam kızı,
Harlanmış bir ateş misali yakar yokluğun,
Gönül seninle beden hep uzaklara sürgün,
Sühanım şahit ki yürek sana vurgun.
Sait Çamlıca ile Derkenar
14.06.2026
MODERN KÖLELİK / BAĞIMLILIK / Muharrem Balcı
14.06.2026
Mehmet Yaşar Soyalan ile Derkenar...
05.06.2026
YOLDAKİ TAŞ/KEVSER KIRAN
19.05.2026
Sayenizde Kurban
22.05.2026
Dindarların Çelişkileri YUSUF YAVUZYILMAZ 13.06.2026
Bireyselleştikçe Tükenen Vefa AHMET GÜRBÜZ 15.06.2026
BOSNA GÜNLÜKLERİ - 5 ÜSTÜN BOL 23.05.2026
oyaladı dost… MUSTAFA AKMEŞE 21.05.2026
Koç'un Fıkrası ve Ayrımcılık YUSUF YAVUZYILMAZ 08.06.2026