Bismillah…
Bugün, burada, hem kardeşlerinin haklarını korumak; mağduriyetlerini gidermek ve seslerini duyurmak için hem de bu mağduriyetleri, bu zulmü onlara yaşatan 28 Şubat postmodern darbesinin aktörlerinin hak ettikleri cezayı almaları için toplanmış olan herkese yürekten sevgilerimizi, dualarımızı ve selamlarımızı iletiyoruz.
Bu karanlık sürecin, cezaevinde olan mağdurları olarak, bu kıymetli desteği sunan siz değerli kardeşlerimize müteşekkiriz.
Şüphesiz ülkemizin karanlık bir dönemiyle yüzleşmek, bir daha aynı acıların aynı zulümlerin yaşanmaması adına çok önemlidir. Bu yüzleşmenin hakkıyla yapılmasını sağlamak, bunu takip etmek hepimizin sorumluluğudur.
Bu yüzleşmenin önemli bir ayağı olan ve çocuk, genç, yaşlı, kadın demeden dindar insanlara ve kurumlara yönelik topyekûn bir saldırının yaşandığı, özellikle 90’lı yıllarda başlayan ve 28 Şubat’la tavan yapan bu karanlık ve zalim dönemin aktörlerinin bugün yargılanıyor olması, şüphesiz bu yüzleşme ve adalet adına yaşanan çok önemli fakat eksik bir gelişmedir… Zira bugün yargılananlar bu postmodern darbenin sadece bir ayağını oluşturmaktadırlar.
Bu postmodern darbenin, (bizi mahkemelerden önce manşetlerinde yalan ve iftiralarla yargılayıp, mahkûm eden gazete ve televizyonların,) basın ayağıyla ve (basit bahanelerle, uydurma gerekçelerle bizler gibi dindar kimliğe sahip çevreleri en ağır cezalara çarptıran; hak, hukuku rafa kaldırıp, tamamen ideolojik ve siyasi saiklerle davranan) yargı ayağı yargılanmadan bu yüzleşme tamamlanmış olmayacaktır.
Bu sürecin önemli bir parçası bu zalimlerle yüzleşmek ise daha önemli parçası da bu zalimlerin sebep olduğu mağduriyetlerin bir an önce giderilmesidir. Ancak o vakit 28 Şubat sürecinin bittiğini söylemek mümkün olacaktır.
Bu karanlık süreçte laik-kemalist ve fetö yargı ve basının, yalan, iftira ve kumpaslarla el birliği edip ağır cezalara mahkûm ettiği bizim gibi yüzlerce Müslüman tutsak hala içeride adalet beklemektedir. Bu nasıl bir adalettir ki, bu zulme sebep olanlar ellerini kollarını sallayarak dışarıda rahatça dolaşırlarken, bunların mağdur ettiği bizler, çeyrek asrı aşkın bir süredir hala cezaevlerinde çile doldurmaktayız?
En paslı vicdanları bile rahatsız eden bu açık zulüm ortadayken hala harekete geçmekte tereddüt edenler büyük bir vebal altındadır. Artık sözün bittiği noktadayız. Bu mağduriyetleri bitirme noktasında, birinci dereceden sorumlu olan yetkililer, bu konuda daha fazla gecikmeden somut adımlar atmak zorundadır. Bu işin bir bahanesi ve mazur görülebilecek bir tarafı kalmamıştır artık. Bu konudaki mağduriyetler daha fazla uzatılmadan, bir an önce giderilmelidir.
Toplumun vicdanında kanayan bir yaraya dönüşen bu mağduriyetler giderilmeden, 28 Şubat sürecinin bittiğini söylemek mümkün olmayacaktır.
Bu vesileyle bugün burada bu hakikati haykırmak için bir araya gelmiş kardeşlerimizi bir kez daha selamlıyor, Allah razı olsun diyoruz.
Sizleri Seven Kardeşiniz
Abdülselam Durmaz.
M Tipi Cezaevi/Batman
Umran dergisi Ağustos 2026 sayısı çıktı
20.08.2026
YKS'de Şok Tablo: 22 Üniversite Sıfır Çekti
20.08.2026
Hac kesin kayıtları yarın başlıyor
29.07.2026
Ne Karma Ne De Zorunlu Eğitim|Özkan Yaman
30.07.2026
Genç, Musa ve Hakîm’in hikayesi OSMAN KAYAER 19.08.2026
Kasıt ve Kusur: Süleymancılık AHMET GÜRBÜZ 24.08.2026
sessiz savaşlarımız MUSTAFA AKMEŞE 20.08.2026
BİLGİNİN İNSANİLEŞTİRİLMESİ- 4 ÜSTÜN BOL 19.08.2026
Yurtta Sulh Cihanda Sulh AHMET GÜRBÜZ 10.08.2026
MEKKE İTTİFAKI SÜLEYMAN ARSLANTAŞ 09.08.2026