Yeryüzünde çok az sayıda insanın maruz kalabileceği işkenceler ve hissedebileceği acıları yıllardır derinden yaşayan mazlum Suriyelileri dilimize dolayıp alay konusu ettiğimiz, çektikleri işkenceler gün yüzüne çıkmasına rağmen vicdanımızı şeytana teslim ettiğimiz için tevbe etmeliyiz.
Mütemadiyen yok sayılan, hor görülen, inkar edilen ancak buna rağmen yüzlerce yıldır Allah'ın dini ikame konusunda en ön saflarda yer alan Kürtleri yalnız bırakıp zalimlerin ellerine teslim ettiğimiz için tevbe etmeliyiz.
Avrupa'nın göbeğinde modern gülücükler ve tombul yüzler eşliğinde katledilen binlerce Boşnak Müslümanına el uzatmadığımız için tevbe etmeliyiz.
Rusya ve ABD'nin keyfi saldırıları ile yıllarca yok edilme girişimleri ile karşı karşıya kalmalarına rağmen onurlu direniş gösteren ancak bunun karşılığında ümmetten bırakın gerekli desteği görmek, kendilerine terörist denilen Çeçenistan ve Afganistan halkına kör kesildiğimiz için tevbe etmeliyiz.
Etrafında Müslümanların olduğu bir bölgeye binlerce kilometre uzaktan gelenler tarafından kadınlarına tecavüz edilen, çocukları kesilen, sivilleri katledilen Irak'a sağır kesildiğimiz için tevbe etmeliyiz.
Çin tarafından hem baskı, hem yok ediliş hem de sessizliğe mahkum edilen Uygur Türklerine karşı biz de derin sessizliğe gömüldüğümüz için tevbe etmeliyiz.
Kur'an'ın ilkelerini ayaklar altına alanların bakışları altında, emirleri doğrultusunda ezik, işe yaramaz, mahkum ve şahsiyetsiz yaşamayı kabul ettiğimiz için tevbe etmeliyiz.
Ve Gazze...
Kıyımdan geçirilen, yakılan, yok edilen, alay edilen, cesetleri hayvanlar tarafından yenilen, eğlence olsun diye vurulan, hapsedilen Gazze'ye, Filistin'e karşı bütün varlığımız ve çokluğumuza rağmen, korkaklığın kuşatması altında gerisin geriye gittiğimiz ve cüsseli bedenlerimiz üzerinde çakılı kalıp seyrettiğimiz için tevbe etmeliyiz.
Tevbe etmeliyiz; çünkü günahlar şehrinde ışıkları parıldayan evler inşa ettik.
Günah pazarlarında gezinmeyi ilke edindik.
Tevbe etmeliyiz; çünkü vahyin yolunu ifsadın yoluna feda ettik.
Küf kokan yollara abdest alarak çıktık; belki bu yüzdendir iflah olmaz varlığımız.
Tevbe etmeliyiz; çünkü konforun şımarık kulları olduk.
Semerlere uykulu portrelerimizi koyduk.
Tutamaklarımız hep biriktirme üzerine,
Tıpkı ellerimizin yağmacı haramilere dönüştüğü gibi.
Tevbe etmeliyiz; çünkü çağın putları yüreklerimizde altın tahtlar inşa etti.
Zihnimizde filizlenen temiz fikirleri modern efendilerin kürekleriyle toprağa gömdük.
Tevbe etmeliyiz; çünkü dünyanın ürpertici çağrısına ilkelerimizi terk ederek koştuk.
Körler meclisindeydik üstelik sağırdık biraz.
Doğrunun siluetine bürünmüş koyu karanlıklara itaat girişimlerimiz oldu,
Yanılgılar etrafında hakikat arayışı düzenleyen acayip bir koşuşturmaca sardı benliğimizi,
Yine de bitmek bilmeyen laubali bilgiçliğimiz,
Kim bilir belki bu sebeple ciddiyet yüklü tevbeler etmeliyiz,
Bir daha, bir daha ve son bir çabayla...
KEMENÇE Mİ KUMANÇE Mİ|KEVSER KIRAN
04.07.2026
Hayır ve Şer|Mukaddes Özkan
21.06.2026
İlkel “komünal” toplum|Vahdettin İnce
21.06.2026
Sait Çamlıca ile Derkenar
14.06.2026
Amerika Kaybetti / Mehmet Taşdöğen
26.06.2026
iman vitrine değil mihraba aittir. MUSTAFA AKMEŞE 04.07.2026
TEBDİL-İ MEKÂNDA FERAHLIK VARDIR! AYTEN DURMUŞ 10.07.2026
bırak da olsun be dost! MUSTAFA AKMEŞE 10.07.2026
Dindarların Çelişkileri YUSUF YAVUZYILMAZ 13.06.2026
İnsan, Ahlak ve Siyaset YUSUF YAVUZYILMAZ 21.06.2026
BOSNA GÜNLÜKLERİ - 7 ÜSTÜN BOL 19.06.2026
Bireyselleştikçe Tükenen Vefa AHMET GÜRBÜZ 15.06.2026