metrika yandex

KADINLAR DAYANIŞIRKEN SOSYAL MEDYAYI KAPATMAK

01.07.2020
Güven AKINCI

Cumhurbaşkanı’nın açıklamasını tam anlamadım. Sosyal medyayı kontrol edeceğiz mi kapatacak mıyız dedi?

Her iki ifadeyi de kullanması, iradi olabilir. Olası tepkileri görmek, duruma göre hareket etmek istemiş de olabilir! Merhum Turgut Özal kullanırdı bu yöntemi. Alacağı kararları önceden bir şekilde kamuoyunda tartıştırır, sonra da aklındakini meclisten geçirtirdi. Tayyip bey, böyle düşünmüş olabilir.

Nefret dili, şiddet, küfür, hakaret gibi içeriklerin denetlenmesine kimse itiraz etmez sanıyorum. Siyasi ve sosyal yelpazenin her kesiminde kitlesel lince maruz kalmış, cinsiyetçi küfürlerin hedefi olmuş mağdurlar var. En çok da mağdur olanlar kadınlar. Ama özellikle farklı zeminlerde mücadele eden kadınlarımız,  bu ahlaksız dil ile mücadelede en çok dayanışanlar olarak da öne çıktılar.

Geçtiğimiz haftalarda, bir gurup seküler kadına ahlaksızca küfürler edildiğinde, Başak Demirtaş’a keza aynı şekilde Ak Partili kadınlardan samimi tepki gösterenler oldu. Bugün Esra Albayrak’a yeni doğan bebeği üzerinden yapılan cinsiyetçi saldırıya, Canan Kaftancıoğlu Meral Akşener gibi muhalif siyasetçiler sağlam kınama kayıtları düştüler.

Farklı dünya görüşlerine sahip kadınlar bu kötücül cinsiyetçi dile karşı çok güzel dayanışma örnekleri gösterirlerken, maalesef biz erkekler bu konuda sınıfta kaldık. Onlar hem kendilerinin hem de hemcinslerinin namuslarına tasallut olan dile “hopp dur orada” demeyi başardılar. Biz erkekler ise bu tabloda failleri erkek dünyasının içinde olan ahlaksızların yüzlerine tükürmekte bile tereddüt ediyoruz.

Kabul etmeliyiz ki, sosyal medya küfür ve hakareti kolaylaştırıyor. Muhatabının yüzüne bir kelimesini bile kullanamayacak kişiliksiz güruh, klavye arkasından olmadık küfürler edebiliyor.

Tekrar altını çizmek isterim ki, bu dil ile mücadele adına sosyal medyanın denetlenmesinden yanayım!

Ancak!

Gelişen toplumsal muhalefeti baskılamak, dislike’ları cezalandırmak için, sosyal medya kontrol edilecek veya kapatılacaksa bunun mümkün olabileceğini düşünmüyorum.

Çağ dijitaldir artık! Dijital çağın haykırışı da, toplumsal nümayişi de sosyal medya üzerinden işliyor. Nasıl ki online ticaret, geleneksel mağazacılığın tahtını sallıyorsa, muhalefet görünürlüğü de sokaklardan sosyal medya mahallesine doğru yavaştan taşınma eğilimindedir.

15 Temmuz gecesi face time üzerinden halka seslenmek da buna dahil. Kitleleri darbeye karşı mobilize etmek de.

Bıçak silah olarak kullanabiliyor diye, kimse mutfaklardan bıçakları çıkarmalıyız demiyor tabii ki.

“Bir milyon yazılımcı yetiştireceğiz, her alanda yerli yazılımlarımız olacak, dijital çağı ıskalamayacağız” diyorsanız eğer, ki diyorsunuz.

Sosyal medyayı yasaklayamazsınız! Yasaklanmasını tartışmak bile yeterince abes..

ŞEHİR ÜNİVERSİTESİ

Geçen yıl Şehir Üniversitesi ile yürüttüğümüz bir projemiz vardı. Başarılı bir iş idi. Defalarca Rektör Peyami bey ile bir arada oldum. Tanıdığım en zarif en mütevazi rektörlerdendir kendisi. Bütün işlerini titizlikle yapıyordu. Üniversiteyi çağdaş bir bilim yuvası yapmak için ekibiyle samimi gayret gösteriyorlardı.

Şehir Üniversitesi’nin nasıl kurulduğunu, nasıl bir misyon yüklendiğini, arkaplanında hangi tarihsel birikimin olduğunu biliyor olmalısınız. Çok konuşuldu.

Üniversitenin bir kamu bankasına “tahsis” den doğan borcu vardı. Ki bu borç üniversite ve banka yöneticileri arasında yapılandırılmıştı. Kurum borcunu ödeyebilecek mali dengeyi sağlayabiliyordu. Yapılandırma mutabakat imzalarının atılmasının hemen ardından 48 saat içinde Şehir Üniversitesi’ne kayyum atandı. Yukardan gelen talimat, kamu bankasının yöneticisini kendi imzasını yalamak zorunda bırakmıştı.

Kim böyle bir karar aldı herkes biliyor! Üniversiteyi kapatmanın siyasi bir karar olmadığını da iddia edecek adil bir insan bulamazsınız. Tablo ortada!

Siyasetin aldığı hukuksuz kararların, siyasi sonuçları olacaktır. Kimse bu toplumun basiretine haksızlık etmesin. Yaşarsak göreceğiz!

Yorum Ekle
Yorumlar (1)
mehmet ali

02.07.2020

üstad, debelenip duruyoruz.. şehir ünv. ki , medarı iftarımız ve ümidimizdi bilgi adına.. kıyanlara diyecek laf bulamıyorum.. zulümde duvarın aşılması mı desem ne desm bilemiyorum!