AHVALİMİZ


Hadi meseleye bir de şöyle bakalım, bu iktidar, memleketi İslam hukuku ile yönetseydi. Toplumda Müslüman olarak bilinen insanlar, bugün yapmadıkları hangi işi yapacaklardı acaba? Mesela, tam da yazarın anlattığı gibi biri belediye başkanı olsaydı mimaride, meskenlerde, şehir planlamada neler becerekti acaba? Sanayi de ne gibi bir gelişme sağlayacaklardı. Ekonomide nasıl bir sıçrama gerçekleştireceklerdi. Tabii hayali değil gerçek olarak.
Hani bozuldu dediğimiz Müslümanlar, İslam hukukunun uygulandığını varsaydığımız bir Türkiye’de bozulmasalardı musikide ne gibi bir dönüşüm yapabileceklerdi acaba. Halkının %25 kesin ve kati olarak Kemalist olmuş, geri kalını onlarca hizbe bölünmüş insanları nasıl dönüştüreceklerdi acaba? Emperyalistlere karşı hangi yöntemleri kullanacaklardı. (unutmayalım İran gözümüzün önünde) Uzun lafın kısası zulme uğradığımız yılları asr-ı saadetimiz zannetmek yanılgısından lütfen vaz geçelim. O zaman neydik ki şimdi birer melek olmamızı bekliyoruz. Şükrü’nün dediği gibi, bu günümüz kötü ise eğer hazırlık yıllarımız zannettiğimiz gibi iyi değil demektir. Şimdilerde psikoloklar yetişkinlerin ruh hallerinde bir arıza varsa, hemen çocukluk yıllarına bakıyorlar. Yanlışın kaynağını tespit etmek için.
Mızmızlanmayı bırakıp işin ucundan tutalım.
Enes kardeşim: Eski ahvalimiz iyiydi de şimdilerde mı kötüleşti?
Aşağı ya alıntıladığım bazı dizelerin bize ışık tutuyor.
"Radikal söylemlerden vazgeçtik..."
"İslam'ın iktidarı nutukları dan Sekülerizme"
Evet, doğru geçmişte hep "SÖYLEMLERİMİZ" ve "NUTUKLARIMIZ" vardı.
Peygamberimiz ve arkadaşları Mekke'yi YAŞADILAR .Bizler kitaplardan OKUDUK.
Onlar Mekke'de ki imtihanı başarıyla geçtiler, Medine'leri oldu.Acı ama gerçek bizler imtihanı Mekke'de kaybettik.
Siz bize Medeni ayetleri hatırlatıyorsunuz.
Seksenli yıllarda cemaatlerimiz ve cemaat liderlerinin oldu.Malesef bu liderlerimiz "Toptan Allah'ın ipine sarılın emri yerine "Toptan nefislerinin ipine sarldılar" Bir araya gelemediler ve herbiri bir tarafa çekti ve ümmet gelişemedi Mekke'de cemaatcikler olarak kaldı.
Kendisi parlamentodan emekli bir cemaat liderlerimiz, parlemoyu ve parlementerleri kafirlikle itham etti."Oy vereceğiz" diyen bir başka cemaat liderini yine küfürle itham etti.
Çok büyük söylemlerimiz vardı, "Şehit, şehadet,cihad' gibi ama eylemlerimiz çok güdük kaldı.Cemaatlerimiz ve müntesipleri kendi içlerinde dahi çok küçük dünyevi meselerde birbirine düştüler.
Hertaraf yazarı Süleyman ağabeyimizin bir sözünü hiç unutmam."Ali Şeriati'nin kitapları Türkiye'ye çok erken girdi" henüz Türkiye müslüman Şeriati'nin kitaplarıını hazmedecek kıvamda değil demişti.İlerleyen yıllarda haklı çıktı.
Büyük laflar edip, küçük işleri başaramadık.Bu süreçte eşlerimizi, çocuklarımızı, gençlerimizi ihmal ettik....
Yazacak çok şeyler var ama yorum yazısı olmaktan çıkıyor.
Amacım karamsar bir tablo çizmek değil ancak müslümanlarda senin de altını çizdiği gibi kalite problemi var, çokça mazeretleri var.
"28 Şubat bizi çok sıktı hiçbir şey yaptırmadı.Erdoğan bizi çok gevşetti yine hiçbir şey yapamıyoruz"
Bir Nasuh tövbesiyle geçmişten ders alıp, eşlerimizi, çocuklarımızı ve gençlerimizi ihmal etmeden yeniden"Bismillah" dememiz gerekiyor.
Hayırlı günler diliyorum.
Acı ama bu delikanlı doğru söylemiş.
Yorumlar
3