metrika yandex

Fetöyle Başarılamayan Protestan İslam, Coronaya Emanet

02.05.2020
Ahmet GÜRBÜZ

Üstad Sezai Karakoç Kapalı Çarşı şiirinde; ‘Sen cuma gününün hürriyet kadar kutsal olduğunu onlara anlat.’ der.

Cuma günü müminlerin bayramıdır, mübarektir. Bu kutsiyeti, içinde duaların reddolunmadığı bir saatten ve Cuma namazından alır.

Cuma namazı sosyal bir ibadettir. Siyasal manalarla yüklüdür. İslam toplumunun şah damarıdır.

Cuma namazı bireysel özgürlüğümüzün, toplumsal hürriyetimizin, milli egemenlik ve istiklalimizin sembolü, bu toprakların İslam yurdu olduğunun delilidir.

Vücubiyeti kitap, sünnet ve icma ile sabittir. Belli şartları taşıyan her Müslüman erkek üzerine farz-ı ayn, Allah’ın kat’i emridir.

“Ey iman edenler! Cuma günü (ezanla) namaz için çağrıldığınız zaman, derhal Allah’ın zikrine gidin. Alışverişi (işi gücü) bırakın. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır. O namaz kılınınca da yeryüzüne dağılın ve Allah’ın lütfundan (nasibinizi) arayın. Allah’ı çok zikredin ki umduğunuza kavuşasınız (kurtuluşa eresiniz)” (Cuma 62/9-10)

Belli tehditler karşısında kısıtlanamaz, ertelenemez mi, elbette olabilir. Bu hususta İbni Abbas (ra)’den gelen bir rivayet mevcuttur. Asr-ı Saadette olmuş yani.

Ben de yakın tarihimizden bir olay hatırlıyorum. Milli Kurtuluş Savaşımızın başlangıcı olan Kahramanmaraş’ın kurtuluşunda, bir gece işgalciler Maraş kalesine Fransız bayrağı çekmişler. Ertesi gün 21 Ocak 1919 Cuma günü. Halk namaz için Ulu Cami’de toplanmış. Minbere çıkan Rıdvan Hoca; “Kalede o bayrak durdukça, ne hutbe okurum, ne de namaz kıldırırım.” diyerek, Cuma namazını kılmadan cemaatle beraber, Maraş kalesine çıkarak Fransız bayrağını indirir ve şanlı bayrağımızı göndere çekerler. Böylelikle de Anadolu’da Kuvayı Milliye Hareketinin fitilini ateşlerler.

Sağlık ve salgın endişesi de bir kısıtlama sebebi olabilir. Din İşleri Yüksek Kurulu 13 Martta; "Koronavirüs görülen ülkelerde yüksek risk grubundaki Müslümanlar, cuma namazı yerine evlerinde öğle namazı kılabilir." şeklinde bir fetva verdi. Takip eden günlerde Diyanet İşleri Başkanlığı; ‘cumaların evde kılınması kararını’ ilan etti ve camiler cemaate kapandı.

Suhuletle karşılanan bu kararın üzerinden altı hafta geçmiş olmasına rağmen, ne zaman açılacağına dair halen bir açıklama bulunmamaktadır.

Pandeminin ilk günleri henüz. Mart ayı içerisinde başta Avrupa olmak üzere ABD, Almanya, Fransa, İngiltere, İran, İspanya, İtalya ve diğer ülkelerden 372 bin kişi yurda giriş yaptı. Suudi Arabistan'dan da 21 bin umreci dönüş yaptı. Avrupa’da vaka sayısı binleri bulduğu ve toplu ölümlerin başladığı o günlerde Suudi Arabistan’da henüz vaka tesbit edilmemişti.

Sağlık bakanının açıklamalarına göre; Türkiye'de ilk ölüm 18 Martta, 89 yaşında bir kişinin, Çinli çalışanından virüs kapması sonucu gerçekleşmişti. Üçüncü ölüm ise 28 Şubat’ın anlı şanlı Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman (80)’dı. Yalman ise virüsü, o günlerde koronadan kavrulan, günahı kadar sevmediği İran da, 28 Şubatın yıl dönümünde kapmıştı.

Hatırlayın o günleri, sanki virüsün kaynağı Suudi Arabistan idi ve onu ülkemize de umreciler taşıdı. Camiler, dindarlar ve din görevlileri üzerine paylaşılan absürt muhabbetleri de hatırlayın lütfen. Şimdi de sanki camiler açılırsa, Cuma namazı kılınırsa kıyamet kopacakmış gibi bir tedhiş, cami cemaati ve dini değerlerin örselenmesi.

Toplumun her kesiminde virüse karşı belli bir bilinç seviyesi yakalandığı kanaatindeyim. Cami cemaatine karşı şuuraltımızdaki kompleksli yaklaşımdan kurtulalım artık. O insanlar da hijyen konusunda, toplum sağlığı ve kendi sağlıkları konusunda, 23 Nisan’da Anıtkabir’i dolduran vekilleri kadar, 1 Mayıs’ta taksime çıkmak için polisle didişen sendikacılar kadar, Kemeraltı, Karşıyaka, Eminönü, Bayrampaşa, Ulus haldeki insanlar kadar, belki de daha fazla duyarlıdır, dikkatlidir ve akıllıdır.

Diyorum ki; eğer toplu taşıma araçları çalışıyorsa, insanlar işlerine her gün gidip gelebiliyorsa, marketler, pazar yerleri basit tedbirlerle hizmet verebiliyorsa, stadların, AVM’lerin açılması takvime bağlanmışsa, belli tedbirler alınarak Cuma Namazı da fevkalade kılınabilir. Örnekleri de mevcuttur.
(Teklifin detayları için bakılabilir: https://akra.media/Haber/HaberDetay/100196/)

Bu talep gayet masum, samimi, insani, hukuki ve mantıkidir. Bir fitneye davetten ziyade, doğabilecek olası fitneleri engellemeye dönük, inanç ve düşünce özgürlüğüne dayanan dini bir taleptir.

Endişem şudur ki, Fetö eliyle yapılamayan ‘protestan İslam’ anlayışı, koronavirüs marifetiyle yerleşecek. Sosyal tarafları budanmış, bireysel, ruhsuz, dünyayla entegre yeni bir din anlayışı gelişecek. Deniyor ya, hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. İlgili ve yetkililerin duyması ümidiyle.

Not: Eşimin de dahil olduğu beyaz önlüklü melekler ordusunu saygıyla, minnetle, dualarla selamlıyorum.

Yorum Ekle
Yorumlar (11)
Ahmet Gürbüz

05.05.2020

Teşekkürler kıymetli arkadaşlar Kastım ve endişem hırıstiyanlar gibi sosyal hayattan uzak, şeriataız bir islam anlayışımının islam toplumlarında da hakim olması. Corona için alınan tedbirler ve normalleşme adımalrındaki öncelikler maalesef Allahın emirlerinin, toplumun maneviyatının, paikolojisinin, inanç ve ibadetin insan ve hasta paikolojisine etkisinin hesaba katılmadığını, ciddiye alınmadığını gösteriyor. Bunu yazmak boynunuzun borcu. Afaki şeylerde yazmıyoruz elle tutulur somut tekliflerle cuma yasağının bitmesini istiyoruz. Asıl referansımız daima Kuran ve sünnetir. İslami ilimler, disiplinlerse islamın güzelliği, evrenaelliği ve derinliğidir. Hepimiz her disiplinde uzman olamayız. Aynı zamanda hafız, muhaddis, müfessir, müjdehid, usul alimi, kelam alimi, mutasavvıf olamayız. Mecburen ilime ve ilim adamlarına 1500 yıllık birikime, kültür mirasına dayanır ve müracaat ederiz. Bu bir eksiklik degil zenginliktir. Cumanın kadınlara farz olmaması onların cuma kılmayacagı, camiye gidemeyecegi anlamı taşımaz. Bu bayanlar için bir zül degil pozitif ayrımcılıktır tıpkı cihadda olsuğu gibi Vesselam
Cuma yi evde kılın deyen olmadı zaten mümkün değil. Ogl

03.05.2020

Öğle yi evde kılın dendi.
Aydan Çınar

03.05.2020

Merakla yazıyı okudum. Yazar, \'Ey iman edenler\' diye başlayıp söz ettiği cuma farziyetini erkeklere has kılarak sözü bitirmiş. Hani deliliniz? Pekala biliyorsunuz ki Arap dili karma topluluğu ifadede eril siga kullanır... Sayın yazar, fetoya falan hiç gerek yok, Arap cahiliyesini kutsayan cinsiyetçi ve mesnetsiz yorumlara yaslanmış, İslam coğrafyalarıyla birlikte ülkemizde de hakim din telakkisi (ki bu telakki İslam değildir) kendi kendini işlevsiz kılmaya yetip artmaktadır, yaşanarak görüldüğü üzere... Oluşmasından endişe ettiğiniz budanmış, bireysel, ruhsuz din anlayışı ise İslam\'ın yerini işgal eden yoz ve yobaz telakiler vasıtasıyla zaten hakim durumdadır... Yazıyı okuyunca hayal kırıklığı yaşadım. Hala mı, diyesim geldi... Ayrıca sayın yazar, ben naklettiğiniz aynı ayetten hareketle uygun şartlardaki tüm Müslüman kadınlara da tıpkı erkekler gibi cuma namazının farz olduğuna inanıyorum. Ben kim miyim? BİR KADIN!
Cemil Celepci

03.05.2020

Boşuna bir yazı. Canı kurtarmak camiyi kurtarmaktan daha önceliklidir. https://m.facebook.com/story.php?story_fbid=2245413732433420&id=100008944446906
Halil Gürbüz

03.05.2020

Allah razı olsun. Kalemin kuvvetlensin. Gönül tarlan bereketlensin.
Mehmet köroğlu

03.05.2020

Bu kadar lafı bu kadar basit tutarsız bir konu için mi yazdınız.ne alakası var fetönün yapamadığını korana yapıyor demek. Tedbir almak,virüsün yayılmasını engellemek için yapıldığını göremiyor san ya art niyetli yada birilerine yaranmak istiyorsun. Camilerden bulaşması daha kolay.her kez secdeye gidiyor.nefes teması halılara.başka zaman diliminde cuma tatil edilmemişmiş Evet ilk kez böyle bir bilinç seviyesinde bulaşıcı hastalık ortaya çıkmış.tarihte böyle bir şey olmamış...
Harun Aktaş

02.05.2020

Çok isabetli ve yerinde bir yazı olmuş. Cami cemaati laf söz dinlemez, kurallara uymaz gibi söylemlerle ne kadar da aşağılandı bu günlerde. Kaleminize sağlık
Aydın SARI

02.05.2020

Harika ve yerinde bir tespit.. Kaleminize sağlık..
Mehmet Aldemir

02.05.2020

Müdürum yazınız harika çok guzel yerlere deginmisiniz Allah sizin gibi insanları başımızdan eksik etmesin
Zeki Tokat

02.05.2020

Ricamızı duymazdan geliyorlar, illa ki sokağa mi dökülelim. Biraz daha kulaklarının üzerine yatarlarsa, bu da olur.
K Turan

02.05.2020

Abicim aynen katılıyorum