metrika yandex
  • $44.73
  • 51.42
  • GA51500

Haberler / Dünya

İşgalci İsrail Nebi Samuel Mescidi'ne el koydu

28.05.2026

Mescid-i Aksa’nın statüsünü “çok dinli turistik bölge” olarak değiştirip ilhak etmeyi tasarlayan İsrail, Kudüs’ün kuzeyindeki Nebi Samuel Mescidi’nde bunun provasını yaptı. Mescit ve çevresindeki 110 dönümlük araziye “kamulaştırma” bahanesiyle el konuldu. İsrail buranın Yahudilere ait olduğu iddiasıyla 1990 yılından beri arkeolojik kazı yürütüyor.

 

İşgalci İsrail hükümeti, Kudüs’ü ilhak ederek Mescid-i Aksa’nın statüsünü değiştirme çabalarında yeni bir adım attı. Kudüs’ün kuzeyinde yer alan ve Aksa gibi Müslüman vakıfların yönetiminde olan Nebi Samuel Mescidi ve çevresinde İsrail hükümeti tarafından “kamulaştırma” bahanesiyle yaklaşık 110 dönümlük araziye el konuldu. Bu adımın son dönemde İsrail’in hazırladığı ve Mescid-i Aksa’nın “çok dinli bir turistik bölge” haline getirilmesi yönündeki planın bir parçası olarak değerlendiriliyor. Nebi Samuel Mescidi ve bulunduğu bölge, Müslümanlar ve Hristiyanlar tarafından da kutsal kabul ediliyor ve Hz. Samuel’in burada medfun olduğuna inanılıyor. İsrail, buraya el koyarak Yahudileştirmeyi hedefliyor.

35 YILDIR KAZIYORLAR

Uzmanlar, işgalci İsrail’in bölgenin Yahudilere ait olduğu iddiasıyla 1990 yılından beri arkeolojik kazı yürütmesine rağmen bölgede bu iddiayı destekleyecek herhangi bir kalıntıya ulaşamadığına dikkat çekiyor. Müslümanlar, Mescid-i Aksa’nın bulunduğu tepenin kuzeyinde yer alan Nebi Samuel Mescidi’nde, Samuel Peygamber'in medfun olduğuna inanırken geçmişte bölgede hüküm süren Eyyubi ve Memlük gibi Müslüman devletlerin yaptığı imar çalışmalarına dikkati çekiyor. İsrail’in yürüttüğü kazılarda da bu tarihi ıspatlayacak kalıntılar ortaya çıkarken herhangi bir Yahudi anlatısını destekleyecek bir kalıntı bulunmadığı kaydediliyor.

KAMU YARARI BAHANE

Konuya dair Filistin Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan açıklamada, İsrail'in "kamu yararı" ve "arkeolojik alanlar" söylemini Filistin topraklarına el koymayı meşrulaştırmak için kullandığı savunuldu. Söz konusu uygulamaların uluslararası hukuka ve ABD Başkanı Donald Trump'ın ilhak ile zorla yerinden etmeyi reddeden planına aykırı olduğu kaydedildi. Açıklamada, kararın Kudüs'ü Filistin çevresinden koparmayı, kentin coğrafi ve demografik yapısını değiştirmeyi ve Filistin kimliğini hedef almayı amaçlayan sistematik politikaların parçası olduğu kaydedildi. Filistin toprağına, halkına ve tarihine yönelik "sömürgeci saldırıların devamı" olarak nitelendirilen kararın "idari işlem ya da kalkınma projesi değil, güç kullanılarak gerçekleştirilen yasa dışı toprak gaspı" olduğu belirtilerek, bunun Birleşmiş Milletler Şartı, uluslararası hukuk ve uluslararası kararların ihlali anlamına geldiğine işaret edildi.

 

Harem-i İbrahim’de de benzer süreç

  • Middle East Eye’a (MEE) konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kudüs Uzmanı Halil Tüfekçi, İsrail’in Nebi Samuel Mescidi ve çevresinde 1990’dan beri kademeli bir süreç yürüttüğüne dikkat çekerek, bölgede zaman içinde Müslümanların ibadet yerlerinin küçültüldüğünü ve nihayetinde bölgeye el konulduğunu anlattı. Benzer bir süreç El-Halil’deki Harem-i İbrahim Camii’nde de yürütülüyor. Hz. İbrahim’in mezarının bulunduğuna inanılan bölgede son dönemde Yahudilerin baskınları ve Filistinlilere getirilen kısıtlamalar kademeli olarak artırılıyor. İsrail hükümeti, Kurban Bayramı’nın birinci gününde de Mescid-i Aksa’da bayram namazına kısıtlama getirmezken Harem-i İbrahim’e ciddi kısıtlamalar uyguladı. Bu kısıtlamalar nedeniyle bayram namazına katılım normalin yüzde 30’unun altına geriledi.

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş
Sayenizde Kurban