Milletvekilliği ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi iktidar ve muhalefet yetkilileri o kadar vaatlerde bulundular ki, insan bu değirmenin suyu nereden geliyor, bu vaatler nasıl yerine gelecek diye soramadan edemiyordu.
Dünyada olduğu gibi ülkemizde de pandemi dönemi yaşanmış ve dünya devlet ve milletleri gibi biz de bu dönemde ekonomik olarak büyük zararlar görmüştük. Üstelik bizim ülkemiz 6 Şubat'ta asrın felaketi olan büyük yıkıcı ve acı hatıralarla anılan büyük bir deprem felaketi yaşamıştık. Deprem devlet ve millet olarak büyük ekonomik kayba ve toplumsal hüzne de sebep olmuştu.
Bu şartlar altındaki bir ülkede hayat pahalılığının bir türlü önüne geçilemiyordu. Seçimler sonunda Millet İttifakı yani muhalefet seçimleri kaybetti. Cumhur İttifakı ise yani iktidarda seçimlerden başarı ile çıkarak seçimi kazandı.
Sıra seçimlerde vaat edilenleri yerine getirmeye geldi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki seçimden önceki hükümet üyelerinin iki bakan dışında tüm bakanlar değişerek yeni bir kabine iş başı yaptı. Bu hükümetin ilk icraatlarından biri memur ve emeklilerin maaşlarına ve askeri ücrete zam oldu.
Amaç memur ve emekliyi enflasyona ve hayat pahalılığına ezdirmemekti.
Ardından kira artışlarının %25'i aşamayacağı kararı alındı. 15 Temmuz darbe kalkışmasının yıl dönümü törenleri sırasında akaryakıt ürünlerine %30'lara varan zam yapıldı. Taşıtlardan bir defaya mahsus ek vergi uygulaması yürürlüğe girdi. Piyasada mal ve hizmetlerde %30'lara, %40’lara varan oranda zamlar yapılınca toplumun büyük bir bölümünde geçim sıkıntısı ve önceden alıştığı rahat ve harcama alışkanlığından geri adım atamamak davranışı ortaya çıktı.
Bunun devamında özellikle kirada evi olanlarla kiracıları arasında hükümetin uygulamaya koyduğu %25'lik zamlara razı olmama, %50, %100 bazen daha fazla miktarda kira talepleri ortaya çıktı. Bir yandan ülkemizde kiraya verilmeyip boş bekletilen 500.000 kadar hayalet evden bahsedilirken kiracı ve ev sahipleri arasında yurdun birçok yerinde tartışma kavga, yaralama ve öldürme haberleri gelmeye başladı. Son olarak İstanbul'da meydana gelen ev sahibinin kiracıya balta ile saldırması ve başka bir olayda da ev sahibinin kiracıyı kurşunlayarak öldürmesi olayın nasıl bir noktaya evirildiğini, beklenen korkulan olayların yaşanmaya başladığını ortaya koydu.
Toplumda yokluk mertliği bozar veya aç hayvan fırını yıkar diye atasözleri vardır. Bir yandan pahalılık milleti bıktırıyor, geçim derdi hanelerin üzerine karabasan gibi çöküyor. Diğer yandan ev sahibi gelmiş kapıya dayanmış ölümle, yaralama ile tehdit ediyor. Diğer yandan milletin bir kısmı önceki dönem gibi rahat harcama alışkanlığından vazgeçmek istemiyor; 10 lira kazanıp 20 lira harcamak istiyor. Çare hükümet harcamalarından başlanarak tasarruf seferberliği başlatmak. Kazandığımızdan çoğunu değil azını harcamak ve bunu ülkede yaygınlaştırmak. Bu konuda önce devlete, sonra yerel yönetimlere daha sonra da millete büyük görevler düşüyor.
İşimiz zor ama; önce devlet harcamalarından başlayarak tasarrufa yönelirsek başarmak imkansız değil.
Şehit yakınlarına iki asgari ücret verilecek
13.05.2026
Sülfürik asit krizi bütün dünyayı etkiliyor
13.05.2026
2026 yaş çay alım fiyatı belli oldu
13.05.2026
Rasim Ozan Kütahyalı gözaltına alındı!
14.05.2026
Küba’dan ABD’ye sert uyarı
14.05.2026
A101, CarrefourSA’yı satın alıyor
20.04.2026
Bulgaristan seçimini kazanan Radev kimdir?
21.04.2026
yürümeyen, yazgısını eksik yaşar MUSTAFA AKMEŞE 23.04.2026
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE İRAN SÜLEYMAN ARSLANTAŞ 20.04.2026
Görmediğin bir oğlu olmuş… OSMAN KAYAER 27.04.2026