metrika yandex
  • $44.73
  • 51.42
  • GA51500
Yolcu

mahallecek aşka inanmıyoruz ..!

MUSTAFA AKMEŞE
15.10.2021

Mustafa Akmeşe

 

her şey böylesine hiç bu kadar ete kemiğe bürünmemişti.
böyle olduk modern zamanlarda.
yaptığımız ne varsa
karşılığında istatistik bir değeri olmalı, sayılmalı diye inandırıldık.
elle tutulmalı. görülmeli diyorlar dost
görülmeli…

mesela çok katlı binalarımız olmalı,
göğe kafa tutan. bu yüzden
"deve çobanları itibar sahibi oldu ya!"
öyle işte…

camilerimiz olmalı minareleri göğü delen, kocaman. içleri boşaltılmış olsa da…

sosyal medyada takipçin kaç? kaç kardeşim? onu söyle.
starlar, tamam anladık ama
bir de
milyonluk takipçileri olmalı vaaz veren efendilerin
ki sözü en itibarlı olsun.

dernek vakıfların bile fiyakalı binaları olmalı ki
güçlü, seçkin bilinsin.

çünkü bütçeleri şişkin ve en büyük olanlar,
güzel olan, iyi olan en faydalı diye işaretlendi.
sonra
içini doldururuz bi ara kolay dediler...

sayısı çok, pahalı, büyük olana sahip olmak  
bir o kadar mutluluk, güç zannettik...
doğru valla!
bir anlık olsa da mutlu da olduk sanki.
ama
sahi dost niye sükunete ermedi ki kalplerimiz!
ah ki ah!

Arabalarımız, evlerimiz telefonlarımız bilirsiniz
bu ve benzeri ne varsa, en pahalı, en hızlı, en büyük olsun istedik.
çünkü
istatistik değeri vardır ve
hepsi bir uğraşın sonucu ellerimize tutuşturulan karne notuyla ilgilidir.
adeta taksit taksit ölüm olsa da bedeli
tatmin edilecek olan iştah ve şehvettir

hep oyun, hep eğlence…
 
çünkü sayılacak ,ölçülecek elle tutulacak
dedik ya!

onun içindir.
çocuklarımız 3 yaşlarında ana kucağından alınıp kreşlerle tanışır.
gün boyu eğitim alsın diye...
eğitilecek yani…
ileride karnesi hep peki olsun, "en"li işi olsun, aş olsun, çokça maddi imkanı olsun istedik
istedik de tamam da;
kalplerin çarpıntısı, dişlerin gıcırtısı, kaygılarımız, şüphelerimiz hiç azalmadı,
aksine çoğaldı
sonra

sonuçta 18 yaşına geldiğinde
“eşrefi mahlukat” olmaya aday olan genç adam/kadın
hayatlarından en güzel 15 yılı çalınarak
adeta ölçülecek bir istatistik bilgi haline dönüştü.
üniversite imtihanı diyorum  dost
gencin, insanlığına, kalitesine
yüzdelik istatistik dilimine bakarak karar verir
olduk.

“eşek sıpası" dedi
veli amca aslan gibi oğluna.
*yüzde 10 girdi ama tıp fakültesine giremedi… tembel işte, başarısız” falan...

tamam da can sıkıntısı olan şey;
dünyalılara! söyleyecek bir şeyleri olan müslümanlar
bizler yani,
farkımız işte, onu söylerim
ilginç değil mi?
"kahrolsun coca cola, yaşasın cola turka" falan işte demek miydi
bu kadar, yani bu kadar mıyız gerçekten...
varlık sebebimiz;
kalabalıklar ne yaparsa benzerini yapan veya benzerini uyduran bir anlayış mı?

örtülü bir hanım
mesai dönüşü akşam bitkin bir halde servis beklerken,
yanındaki yaşlı hanıma;
"kızım 4 yaşında" dedi sonra hüzün kapladı aniden simasını ve ilave etti
“gönderdiğim kreş sular seller gibi ingilizce öğretiyor."
derken, yüzüne sinen acı sanki kayboldu birden.
neyi örter ki acep...
ana yüreği hangi acıyı neyle avutur bilinir mi ki?
sahi
peki söyleyin allah aşkına!
gönül dilini kim bilir?, kim öğretir?
ana dışında kim çocuk yüreğine dokunabilir?


bedenlerin rabbi olan da elbette allah!
tamam bildik işte,
peki gönül, gönlümüz, neden razı olacak?
kalbin istatistik değerlerini nasıl tutacağız?
kim tutar, kim hesap eder, edecek. hangi rızk gönülleri dindirecek?
kalplerin sahibi kim ola?

biliyor musun dost?
herkesin rabbi kendi zannı kadardır.

bildiği neyse  o kadar...
esma-i hüsna’dan kaç ismi bilmiş ve anlamışsa o kadar işte.
herkes kalitesi kadar arayandır ve o kadarına nail olur.

bizim  ökkeş
sabah namazı sonrası
cami duvarına yaslanmış etrafı seyrederken  

yanından işe yetişmek için koşturan kadına söylenir;
tamam da ey kadın,
gün ağarırken kreşin servisine emanet ettiğin bebenle birlikte
kalbini de bıraktın arkanda!
bu halinle nereye gidersin?
kadın yüzünü buruşturdu ıh! dedi,  
meczup ne olacak işte…!
 
kimsenin telaşını
küçümsemek değil derdim dost
dediğim şey
"bir elime ayı bir elime güneşi verseniz vazgeçmem davamdan."
diyen aziz peygamberin durduğu yerden bahsediyorum…

insan hayatında
istatistik çokluğun her şey olmadığını öğreten ‘yiğitler’ geçti bu “yoldan”
onu derim işte…

ey yolcu

ele avuca gelmeyen öyle şeyler vardır ve
sayılması yoktur..
“sadece kalbe sığar”
sevgi gibi
aşk gibi
inanç gibi
dava gibi

allah gibi…

ah bilsen!


Not;  yazılarımın, dilediğiniz kısmı dahil, dilediğiniz şekilde dostlarınıza ikram etmeye açıktır.

Yorum Ekle
Yorumlar (2)
Mustafa AKMEŞE | 15.10.2021 23:57
eyvallah arif hocam. tşk ederim. katkı sağladın. duanıza amin diyorum...
Arif KISACIK | 15.10.2021 19:03
Dava olmaz bedava Rabbim hepimize kuranı okumayı Okuduğumuzu doğru anlamayı Anladığımızı doğru yaşamayı nasip etsin. Çocuklarımızı bütün kötülüklerden anlayışlardan ve yaşayışlardan muhafaza eylesin inşaallah
Sayenizde Kurban