metrika yandex
  • $19.19
  • 20.82
  • GA1200

Notüs Gladyüs’ün İşleri

FERMAN KARAÇAM

11.12.2021

Beni tanıyanlar bilirler.

Kendimden bahsetmesinden pek hazzetmem.

Bunu, mütevazi görünmek için söylediğimi zannetmeyin, böyleyim.

Bu, iyi mi, kötü mü, emin değilim.

Sanırım yerine göre değişiyor.

Bazen kendimden hiç bahsetmemenin, hatta o kadar ki, yazdığım bir yazının altına imza koymayı bile önemsemeyip, komik durumlarla ve zararları ile de karşılaştım.

İsterseniz, yaşadığım bir örneği paylaşayım.

Tanıyanlarınız ve bilenleriniz vardır; rahmetli Sacit Onan Ağabeyi ile çok iyi bir hukukumuz vardı, kendisi TRT sanatçısıydı, çok mükemmel bir sesi vardı ve hala var.

O mükemmel sesi ile Allah gani gani rahmet etsin bizim de bir çok şiirimizi ve özellikle “Acı” şiirimizi severek seslendirmişti.

Bizim “mahallede” tanınmasına acizane vesile olmuştum 1999’lardan itibaren.

Malum 1999’da ülkemizde büyük ve yıkıcı bir deprem olmuştu, o sıralarda yeni kurmakta ve yönetmekte olduğum Radyo 7’de bu depreme karşı normalin üzerinde duyarlı davrandık ve Sacit Onan’ı da çağırıp hem radyonun sesi yaptık, hem de o unutulmaz sesi ile şiirler yayınladık.

Bu sebeple olacak ki, depremden sonraki yıllarda gerek Sakarya’da, gerek Gölcük’te ve gerekse depremin vurduğu diğer belde, kasaba ve şehirlerde düzenlenen anma ve etkinliklere beni ve Sacit Onan’ı mutlaka davet etmişlerdir.

Yine bir gün, Gölcük’te Kocaeli Belediyesinin düzenlenlediği bir anma akşamında Sacit Ağabeyi ile yan yana oturmuş, bir yandan  proğramı izliyor, bir yandan da sıramızı bekliyorduk.

Proğramın akışı gereği sahneye rahmetli Sacit Ağabeyi benden önce çıktı.

Ve konuşmasına şu cümlelerle başladı : “ Deprem olduğu günden bu zamana kadar çok sayıda makale ve şiir yazıldı, yayımlandı, fakat bunlar arasında bir şiir beni çok etkiledi, ne yazık ki, şiirin şairi yok, soruşturdum, bulamadım bu şairi, şimdi sizlere “Beyazlar Vardır” adlı bu anonim şiiri takdim edeceğim” dedi ve okumaya başladı.

Oturduğum yerde, “kan ter içinde kaldım”.

Sahneye gidip o şiirin bana ait olduğunu söylesem, çok ayıp mı olur aceba, yoksa sussam mı, diye ter döküyordum, sonunda susmaya karar verdim, Sacit abi sahneden inip yanıma oturunca o şiirin bana ait olduğunu söyledim, o da çok üzüldü, fakat daha da ilginç olanı, Sacit ağabeyinin çok ısrar etmesine rağmen sahneye çıkıp konuşmasını, proğramın akışını bozmasını da istemedim.

Hasılı anladım ki, her şeyin aşırısı bazen zararlı, çoğu zaman da gereksiz.

Böyle harika bir sebep bulmuşken Notüs Gladyüs’ün son yayınlanan kitaplarımızdan biri olarak AZ yayınevinin bir alt ismi olan “Yediharf” yayınlarından çıktığını söylemiş olalım.

Karton kapak, pembe bir zemin üstüne kitap adı, yazar adı, yayınevi adı ve kötülüğü, kaosu çağrıştırması düşünülen bir karmaşık figür yerleştirilmiş.

Toplum-Sanat-Siyasetin, diğerlerine göre nisbeten kalıcı ve ileride “kayıt altına alınmış küçük bir belge” olabileceğini varsaydığımız makalelerden oluşan 159 sayfalık bir kitap.

Kitabın raflardaki yerini almaya başladığı günlerde, anlaşılan daha içerisine nüfuz etmeye fırsat bulamayan bazı dostlar, “ ..bu da nereden çıktı, Notüs Gladyüs de neyin nesi..” gibi sorular sordular. Bu sorunun cevabını kitaptaki kısmıyla görürsek sanırım daha uygun olacaktır.

Kitabın 71.  sayfasında: “Notüs Gladyüs İşleri, ya da Kaosun Dayanılmaz Cazibesi” başlığı ile yer alan makaleden bir kısmı, ufak tefek müdahalelerimizle şöyle:

“Usta kalem Kemal Tahir’in dünya edebiyatının en mükemmel tarihi romanlarından biri olan Devlet Ana’yı okudunuz ise Sen-Jan şövalyesi Notüs Gladyüs ve Cenevizli Keşiş Benito’nun, yanlarına ahmak Türkopol yüzbaşısı Uranha’yı alarak Osmanlı Devleti’nin temellerinin atıldığı Söğüt ve civarında beylikleri birbirine düşürmekten, insan kanı akıtmaktan nasıl zevk aldıklarını okumuşsunuzdur.

Hatırladığım kadarıyla “kaos kahramanlarının” kendi ifadelerinden veya birbirleri hakkındaki kanaatlerinden aktarmaya çalışayım, hem sizin de hafızanız tazelenir.

Bir batakhanede karşılaşıp tanışan soyguncu Şövalye ile Uranha oradan ayrıldıktan uzun zaman sonra Karacahisar dolaylarında bir Han’da buluşurlar.

O civarda bir mağarada yaşayan Keşiş Benito ile de buluşup Ertuğrul Bey’in at yetiştiricisi Demircan ile nişanlısı Liya’yı katlederler.

Kullandıkları ok’lar, giysiler diğer tüm kanıtlar ve izler bu katliamın Karacahisar Beyliği tarafından işlendiği şeklinde planlanır.

Kaos plancıları kendilerini gizlemişlerdir, fakat kaos ve karmaşa çıkarılması başarıyla sergilenmiştir.

Öte yandan Keşiş Benito yol arkadaşı Uranha’ya hırsızlıktan kazanılacak paralarla ilgili bakın nasıl bir cevap verir; Kıpkızıl altınların hiçbir önemi yok.

Durağan olmaktan usandım.

Ortalık karışmalı, kim kime olmalı, gücü yeten gücü yeteni ezmeli. Köylü rezillerini çoluk çocuğuyla beraber hayvan sürüleri gibi gütmeli.

Onlar ağlamalı, sızlamalı, yalvarıp yakarmalı.

Ezdirip, çiğneyip geçmeli onları atlarla.

Karıları kocalarından, çocuğu anasından ayırıp ucuz pahalı satmalı. Karıştırmak, vurmak, kırmak, ezmek yanına kâr kalmalı, dünya dümdüz olmalı” sözlerini bitirince bu sahneleri yaşıyormuş gibi sadistçe bir zevk içinde gülümsemiş Benito.

Aynı zevki Şövalye Notüs Gladyüs’de en küçük hücresine kadar yaşamış ve o da sinsice gülümseyip, dudaklarını yalamış, ileride birlikte çıkaracakları kaos ve karmaşanın hayalini kurarak....…Böyle bir şey mümkün mü? Evet mümkün. Türkiye’nin son yıllarına baktığımızda, olanları anlamaya çalıştığımızda, çıkarılan bazı kaoslardan kimin, kimlerin hangi ülkelerin yararı olabileceğini düşündüğümüzde mantıklı bir sonuca ulaşamıyorsunuz.

Fakat, kaos’un bizatihi bir gaye olarak ortaya koyulup “keyfinin, zevkinin, sefasının” sürülmesi bizim gibi ülkelerde mümkün zira, doğal yollardan iktidara gelemeyeceğini bilen, yıllarca darbelerle koltuğu ele geçirenler ve bu darbeleri yaptıran dışarıdaki işbirlikçileri yalanın ve kötülüğün her türlüsünü kullanarak kaos çıkarıp, hem kaosun sözümona sefasını sürmek, hem de bundan istifade koltuğa sahip olmak istiyorlar.

Kitap, bu ve benzeri makalelerden oluşuyor.

Kitap meraklılarına saygıyla duyurulur.

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş
Çok okunan haberler
Çok okunan yazılar