metrika yandex
  • $43.89
  • 51.72
  • GA51965

YABANCI SÖZCÜK KULLANMA TAKINTISI

AYTEN DURMUŞ
22.02.2026

Günümüz koşullarında teknolojinin de yardımıyla yabancı dil konuşabilmek, eskiden olduğu kadar önemli olmayacak yakın bir gelecekte. Akıllı telefonlar yoluyla konuşulan dilde söylenenler, istenilen dile kolayca çevrilebilmekte ve anlaşmayı sağlamaktadır. Son teknolojik gelişmeler, birbirinin dilini bilmeden konuşan iki kişinin takacakları birer kulaklıkla, konuşanı kendi dilinden dinlemeyi ve anlamayı mümkün kılmaktadır. Bu elbette insanlık için büyük bir başarıdır

Bunu yapabilenlerin altyapısı, sahip olunan bilgiyi kullanmaya dayanmaktadır. Yapay zekâ yoluyla başarılı tercümeler ve değerlendirmeler yapılmaktadır. Bu da dil konusunda eski anlayışları kökünden sarsan bir durumdur.

Farklı dilleri okuyup anlayacak ve konuşacak kadar bilmek her durumda önemlidir. Ancak güçlü ülkeler, dillerini, egemen olmaya çalıştıkları ülkelerde ‘kültür emperyalizminin’ en güçlü silahı olarak kullanmaktadırlar. Bu ülkelerin dil çalışmaları, dil öğretimi değil, kendi kültürlerini yaygınlaştırma eylemi olarak yapılmaktadır. Bunun sonucu olarak bu yabancı dillerin eğitimini ilgili ülke amaçları doğrultusunda alanlar, kendi ülkelerinde o yabancı ülkenin gönüllü misyoneri olmaktadırlar. Onlar için çalışmakta, onların kültürüne hizmet etmekte, onların kültürünü yüceltmekte ve yaygınlaştırmakta ve tüm bunları yapmakta da sakınca görmemektedir. Bu yanlış ‘dünya dili, ortak dil’ diyerek eğitim veren ülke ‘dünya vatandaşlığı’ diyerek kendi toplumu için söz konusu etmediği süslü ve anlam sınırları tam açıklanmayan bir tamlamayı, sömürmek istediği ülkenin gençliği arasında yaygınlaştırmaya çalışmaktadır.

Bu süreç sonunda, o ülkenin gençleri konuşurken sürekli yabancı sözcükler kullanmaya başlamakta çünkü kendi dillerine ait sözcükleri yeterince bilmediklerinden düşüncelerini anlatmak için bildiği yabancı dildeki sözcükleri kullanmak daha kolay gelmektedir. Bunun sonucunda o toplum, önceki kuşakla ortak bir dili kullanamayacak duruma gelmektedir. Bu durumun diğer adı ‘kuşak kopuşu’dur. Kuşak çatışması denilen durum bile bundan daha çok tercih edilebilir çünkü çatışma bir noktada sonlanır ve anlaşma sağlanabilir. Ancak kuşak kopuşu söz konusu olduğunda bu çoğu kere fiziksel bir kopuşu da getirmekle birlikte asıl olan ‘duygusal ve düşünsel’ kopuştur. İşte bu kopuş, yetişen gençlerin yabancılar için ‘bilim ve teknik alanında iyi yetişmiş, yetişmelerine masraf etmeden kullanabilecekleri gönüllü köleler’ olmalarına neden olmaktadır.

Aşağıda Türkçede karşılığı bulunduğu halde kendi dillerini bilmemeleri nedeniyle gündelik hayatta bile sürekli yabancısını kullananların dilde yaptıkları ‘işgal ve tahribata’ örnek sözcükler verilmektedir. İşgal altındaki dil ülkemizin durumu, buna göre yeniden değerlendirilmelidir. Bu örnekleri verirken yabancı sözcükler yerine, kendi dilimizdeki sözcüklerin kullanılması gerektiğini önemli belirtmek istiyoruz.

YABANCI SÖZCÜKLERİN TÜRKÇE KARŞILIKLARINA ÖRNEKLER:

Spesifik: Özgü; Spesial: Özel; Turizm: Gezi; Turist: Gezgin; İstasyon: Durak; Gar: Ana durak; Okey: Tamam; Pik yapmak: Tepeye varmak, doruk; Servis: Sunum; Brifing: Bilgilendirme; Market: Bakkal; Sponsor: Destekçi; Defans: Savunma; Enternasyonal: Uluslararası; Pozisyon: Durum; Lider: Öncü; Organizasyon: Düzenleme; Doküman: Belge; Egzersiz: Alıştırma; Format: Biçim; Ambargo: Yaptırım; Dizayn: Tasarım; Part time: Yarı zamanlı; Full time: Tam zamanlı; Off day: Boş gün; Ekstrem: Uç; Data base: Veri tabanı; Müsait: Uygun; Global: Küresel, evrensel; Otomatikman: Kendiliğinden; Konsept: Anlayış; Fobi: Korku; Revizyon: Yenilik; İkon: Görsel gösterge; Fonksiyon: İşlev; Kettle: Su ısıtıcı; Sömestre: Dönem; Referandum: Halk oyu; Jeoloji: Yerbilim; Koordinasyon: Eşgüdüm; Exit: Çıkış; Absürt: Saçma; Adapte olmak: Uyum sağlamak; Adaptasyon: Uyum; Laptop: Dizüstü; Jenerasyon: Kuşak; Start almak: Başlamak; Center: Odak; Trend: Eğilim; Spontane: Kendiliğinden; Link: Bağlantı; Check etmek: İncelemek; Pesimist: Karamsar; Etap: Adım; Referans: Kaynak; Slayt: Yansı; Lokal: Bölgesel; Finish: Bitiş; Scanner: Tarayıcı; Transfer: Aktarım; Seans: Oturum; Mause: Fare; Start: Başlama; Ambiyans: Ortam; İllegal: Yasa dışı; Tayming: Zamanlama; Security: Güvenlik; Versiyon: Sürüm; Adisyon: Ödeme belgesi; Partner: Eş; Anons: Duyuru; Nick name: Takma ad; Monoton: Tek düze; Festival: Şenlik; Departman: Bölüm; Printer: Yazıcı; Konsensüs: Uzlaşma; İzolasyon: Yalıtım; Perspektif: Bakış açısı; Legal: Yasal; Objektif: Nesnel; Cv: Özgeçmiş; Sempatik: Sevimli; Antipatik: Sevimsiz; Ekstra: Ek olarak; Marjinal: Sıra dışı; Optimist: İyimser; İmitasyon: Yapay; Provokatör: Kışkırtıcı; Provokasyon: Kışkırtma; Epik: Kahramanlık; Lirik: Duygusal; Satirik: Eleştirel; Didaktik: Öğretici; Sistem: Düzen; Kolektif: Toplu; Karar: Görüş; Sosyal bilgiler: Toplum bilimi; Zooloji: Hayvan bilimi; Biyoloji: Canlı bilimi; Arkeoloji: Kazı bilimi; Jeoloji: Yer bilimi; Astronomi: Gök bilimi; Tarih: Geçmiş bilimi; Analiz: Çözümleme; Mantalite: Anlayış; İnisiyatif: Sorumluluk …

Örnek olması amacıyla örneklediğimiz kullanımı yaygınlaşan bu yabancı sözcüklerin Türkçelerinin anlam ve ses güzelliğinin ortada olması bir yana, kök bilgisinden kaynaklanan derin anlamlar içermesi de anlatımı güçlendiren önemli bir özellik olarak ortadadır. Bu kadar örnekte bile şu kesin olarak ortaya çıkmaktadır: 1. Yabancı sözcükleri kullanmaya gerek yok çünkü hepsinin Türkçesi var. 2. Bu sözcüklerin Türkçeleri çok güzel, anlamlı ve yeterli. İşte bu güzel nedenlerle dilimizi iyi öğrenmeli, sözcük dağarcığımızı artırmalı, anlatımımızı güçlendirmeli, Türkçemizi gücüne yaraşır biçimde kullanmalıyız. Çünkü dili işgal edilen bir toplumun kültürü işgal edilir, kültürü işgal edilen bir toplum her türlü işgal ve sömürüye açık duruma gelir.

 

Yorum Ekle
Yorumlar (1)
Süleyman Arslantaş | 22.02.2026 15:31
Ayten Hocam!Yabancı kelimeleri kullamazisek muhatab bizi hanzo beller!