1979 yılından bu yana kırk beş yıldır dünya Müslümanları ramazan ayının son cumasını Kudüs ve Filistin davasına destek olmak ve soykırımcı Siyonist rejime cephe almak amacıyla ‘Dünya Kudüs Günü’ olarak anmakta, küresel ölçekte gösteriler, yürüyüşler, protestolar ve açıklamalar yapmaktadır.
Bu yılki Kudüs Günü’nün arifesinde İslami Direniş Hareketi Hamas da bir bildiri yayınlayarak bu ramazan ayının son üç gününün dünya Müslümanları ve dünyanın özgür insanları tarafından seferberlik ilan edilmesini, bu seferberlik günlerinde büyük protesto ve yürüyüşlerin yapılmasını ve Filistin halkına karşı işlenen soykırımın ifşa edilmesini istedi.
Kudüs Günü geleneğine ve Hamas’ın çağrısına dünya Müslümanlarının, dünyanın özgür insanlarının, hepimizin her yerde icabet etmesi, İslami ve insani sorumluluklarımızdandır.
Yeryüzünün en büyük ‘müfsidün fil’arz’ı/bozguncusu olan Siyonist çetesi, ramazan aylarında daha bir azgınlaşarak Filistinlilere ve Gazze’ye saldırılarını devam ettirirken 7 Ekim’den bu yana iki ramazandır Gazze’ye olan saldırılarını öylesine arttırdı ki, beşer tarihinde nadir rastlanan korkunç olaylar arasında çoktan yerini aldı.
Soykırımcı Siyonist örgütü her geçen gün pervasızlaştıran ve azgınlaştıran sebeplerin, Filistinlilerin mücadelesini ve dünya Müslümanları ile özgür insanlarının Filistinlilere verdiği desteğin Siyonist çete açısından caydırıcı olmamasının birden çok nedeni olsa da en önemlisi, Arap rejimlerinin el altından Siyonist çete ile iş birliği yapması, Filistin ve Filistinlilere ihanet etmesidir. Gazze’de yaklaşık on beş ay süren soykırımdan sonra sağlanan geçici ateşkesi müteakiben Netanyahu, savaş süresince kendileriyle iş birliği yapan Arap rejimlerinin iyiliklerini unutmayacağını söyledi. Bu rejimlerin adını zikretmedi ama bunların Mısır, Suud-i Arabistan, BAE, Bahreyn, Ürdün olduğu biliniyor.
Filistin’i işgal eden ve orada soykırım suçunu işleyen Siyonist çetedir. Bu canilere askeri destek ve korumayı sağlayan suç ortağı da ABD’dir. Kudüs’e ve Filistinli mazlum Müslümanlara karşı işlenen bu cinayetlerin durdurulamamasının asıl nedeni de adı geçen hain Arap rejimlerinin tutumudur.
Filistinliler, içinde bulundukları zor koşullardan ötürü Arap rejimlerinin bu ihanetlerini ifade edemezler. Onlar dile getiremezse biz bu ihaneti ve hainleri ifşa edebiliriz. Sadece Siyonist canilerin işlediği suçları ifşa etmek ve ABD’yi protesto etmekle sorun çözülmüyor. Adı geçen hain Arap rejimlerinin ihanetinin de ifşa edilmesi gerekir.
Mısır, Suud-i Arabistan, BAE, Bahreyn ve Ürdün’deki Arap Müslüman halklar, başlarındaki hain ve iş birlikçi rejimlerini Siyonistlere destek vermekten alıkoyup Filistinlilere destek verecek konuma getirmedikçe dünya Müslümanlarının ve dünyanın özgür insanlarının direnişleri, Siyonist rejim için dalgakıran hükmündeki hain Arap rejimlerinin ihanet duvarına çarpıp etkisini yitirecektir.
Biz her Kudüs Günü ve her zaman Filistin davasına destek vereceğiz ama hain Arap rejimlerini ifşa etmeyi ve bu ülkelerdeki halkları ayaklanmaya çağırmayı da ısrarla sürdürmeliyiz.
6.04.2026 Ufkumuz Haber
Umran dergisi Eylül 2026 sayısı çıktı
05.09.2026
ABD uçağı pistten çıktı: 5 ölü
07.09.2026
Dindarlaşarak Gavurlaşma|Fuat Durgun
13.08.2026
GÜNDEMDEKİ KONULAR|DAVUT GÜLER
18.08.2026
Kasıt ve Kusur: Süleymancılık AHMET GÜRBÜZ 24.08.2026
Genç, Musa ve Hakîm’in hikayesi OSMAN KAYAER 19.08.2026
YENİ BİR EĞİTİM MODELİ ÖNERİSİ ORHAN GÖKTAŞ 26.08.2026
Ezherli Kuytul AHMET GÜRBÜZ 02.09.2026