Sayın Cumhurbaşkanı eğitimin amacı ve hedefleri ile ilgili doğru mesajlar verdiği halde işleyiş maalesef tersine oluyor.
Bugün yaptığı konuşmada "Gözden asla kaçırmamamız gereken hayati bir husus var. Çocuklarımızı geleceğe hazırlamak için onların gönül dünyalarını da zenginleştirmeliyiz. Dünyada maddi zenginlikte çok ileri gittiği halde manevi çöküşte olan toplumlar var. Türkiye'yi böyle bir tehlikeyle yüz yüze bırakmayacağız. Maziden atiye kurduğumuz köprünün zenginliklerinin tamamına sahip çıkacağız. Bu topraklarda doğup büyüyen her evladımız tarihini, kültürünü en iyi şekilde bilmeli ve uygulamalıdır.
Hedeflerimize ancak bilimin ve teknolojinin tüm dallarında en ileri seviyeye ulaşmak için çalışan ve tarihinin, kültürünün temel bilgilerine vakıf nesillerle ulaşabiliriz. Ruhsuz bir beden ceset, maneviyattan yoksun bir zihin de robottur. Biz insani kamili yetiştirmenin peşinde olmalıyız. Bunun yolu da kendi varlığından başlayarak her şeyi sorgulayan, araştıran nesiller yetiştirmekten geçiyor. Hem aile eğitimi, hem mektep eğitimi bağlamında bu konuda ciddi eksiklilerimiz olduğuna inanıyorum. Öncelikli çözmemiz gereken yolumuzun başında bu husus geliyor. Üniversitelerimizden öncülük ve destek bekliyoruz.
https://m.haberturk.com/flas-cumhurbaskani-erdogan-dan-son-dakika-erken-secim-aciklamasi-haberler-2836467 "
ifadelerini kullandı.
Bunlara katılmamak mümkün mü?
Elbette değil.
Daha önce eğitimin gayesinin salih insan yetiştirme olduğunu beyan etmiş idi.
O zaman da konuyu tahlil etmeye çalışmıştım.
Elbette ifadeler doğrudur.
Ama eğitimin kurumsal işleyişine baktığımızda bunun tersi olduğunu görüyoruz.
İşleyiş ana sınıfı seviyesinden doktora programına kadar sakattır.
Başkanın ifadesiyle ruhsuz bir yapıya sahip olup, adeta ceset yetiştirilmektedir.
Konuşmada belirtilen hedefin gerçekleşebilmesi için maarif konusunun amaç,hedef, program ve eğiticiler yönünden kısa sürede düzeltilmesi gerekir.
Aksi takdirde fiziki büyüme ile övünme işe yaramaz.
Umarım ki, konuşmanın gereği yapılır.
Selam ve sabırla...
Hayır ve Şer|Mukaddes Özkan
21.06.2026
İlkel “komünal” toplum|Vahdettin İnce
21.06.2026
Sait Çamlıca ile Derkenar
14.06.2026
Amerika Kaybetti / Mehmet Taşdöğen
26.06.2026
bırak da olsun be dost! MUSTAFA AKMEŞE 10.07.2026
AMERİKA, NATO VE TÜRKİYE YUSUF YAVUZYILMAZ 11.07.2026
TEBDİL-İ MEKÂNDA FERAHLIK VARDIR! AYTEN DURMUŞ 10.07.2026
Dindarların Çelişkileri YUSUF YAVUZYILMAZ 13.06.2026
İnsan, Ahlak ve Siyaset YUSUF YAVUZYILMAZ 21.06.2026
BOSNA GÜNLÜKLERİ - 7 ÜSTÜN BOL 19.06.2026
Bireyselleştikçe Tükenen Vefa AHMET GÜRBÜZ 15.06.2026