Ankara inanç özgürlüğü platformu haftalık olarak Sıhhiye Abdi İpekçi Parkında düzenlediği basın açıklamalarında bu hafta Suudi Arabistan Müftüsü ve Ulema Heyeti Başkanı Abdülaziz Al-i Şeyh'i, "İsrail'e karşı savaşmanın caiz olmadığını, Hamas'ın terör örgütü olduğunu ve Hizbullah'a karşı İsrail ordusuyla iş birliği yapılabileceği" fetvası nedeniyle sert bir şekilde kınayarak, bölgedeki gelişmelerin İslam dünyasının bütünlüğü ve istikrarı için ciddi risk oluşturduğunu ve Saray uleması hezayancıların , beslemelerin yayınladıkları fetvalarla yangına benzin dökmeye çalıştıklarını belirttiler.
İnanç Özgürlüğü Platformu adına konuşan Enes Küçükyıldız : “Bu süreç, Suudi Arabistan'ın ABD tarafından yeni maceralara sürüklenmesine yol açabilir makam ve mevki düşkünü insanları iktidar sahibi yaparak bunları , hem Suudi Arabistan’nın hem bölgenin güvenliği berhava edilmektedir, üçüncü haremimiz olan mescidi aksa bugün işgal altında Mekke ve Medine deki Haremlerimizin de güvenli yer olmaktan çıkması için ilk haremimizi işgal eden Siyonistlerle işbirliği yapmaya kalkanların yıllarca ümmeti şeriat idaresiyle yönettikleri yalanıyla aldattıklarını en son girişimler göstermektedir. Suudi Arabistan'da yaşananların, ABD'nin Türkiye üzerinden İslam dünyasını kontrol etme projesinin 15 Temmuz'da çökmesiyle, yeni alternatif projesinin sonucudur "ABD, para ve enerjinin merkezi olan bu bölgede en etkili ve bu kaynakların tamamına yakınını kontrol eden ülkeleri denetimi altına alarak, para ve enerjinin yegane patronu olduğu, İslam alemini kuşatma politikasını daha kararlı bir şekilde uygulayacağı mesajını veriyor."
ABD'nin kendisiyle işbirliği yapacak ülkelere, "batıya ve ABD'ye sorun çıkarmayan, batı sermayesinin güdümüne giren ve kontrol dışı davranışlara yönelmeyen ülkeler olmaları" anlamına gelen ılımlı İslam'ı benimsemeleri mesajını veriyor.”
Suud Prensi’nin “Ilımlı İslam’a geçiyoruz” sözlerine değinen Küçükyıldız : “Ilımlı İslam demek, kendi ülkesinin silahları kuvvetleri tarafından kendi vatandaşları ve meclisinin bombalanması demektir, ılımlı İslam demek namaz oruçlarıyla birlikte emperyalist güçlerin kulu kölesi haline gelmek demektir. Bunun için yıllarca içimizdeki bu ılımlı İslam’ın temsilcisi Feto’ya hiçbir darbe hiçbir iktidar engel olmamıştır bilakis alabildiğine önleri açılmıştır ve bunu 15 da uluslararası bir proje olduğunu bu millet öğrenmiştir. Türkiye‘de ki başarısızlıktan sonra batı bu ısrarından vazgeçmedi kral ailesi vasıtasıyla bu projeyi Suud da uygulamaya çalışmaktadır. Zaten Amerika’nın eyaleti gibi çalışan yapının kendi vatandaşlarının hak ve hukukunu törpülüyerek batıya kayıtsız şartsız teslim olmanın adıdır.
Maalesef bu olaylar İslam ülkelerinin basiret konusunda birbirinden farksız kendi yerel dinamiklerini harekete geçirme noktasında fikir üretemeyen kendilerinin batıya tepkiyle var oluşlarını batı tepkisiyle ifade eden yöneticilerin bunda payı az değildir her biri kafirlerle oturup rahat rahat konuşurlarken kendi aralarında bu rahatlığın oluşması için hiçbir gayret sarf etmeyen sorumlu sorumsuz idarecilerin payı az değildi. bu kavgalar sebebiyle bölgemizde güvenli bir ortamın olmaması için çalışan batının değirmenine su taşıyan terör örgütlerinin varlığını da unutmamalıyız , ama bizler bu işin farkında olarak birlik ve beraberliğimizde ve kardeşlik anlayışıyla bu işin üstesinden gelebiliriz” dedi
Kur’an dervişi Kemal Kelleci vefat etti
16.09.2026
Şam’da tarihi açıklama: SDG feshedildi
26.08.2026
Kasıt ve Kusur: Süleymancılık AHMET GÜRBÜZ 24.08.2026
YENİ BİR EĞİTİM MODELİ ÖNERİSİ ORHAN GÖKTAŞ 26.08.2026
Ezherli Kuytul AHMET GÜRBÜZ 02.09.2026