metrika yandex

Allah Kimlere Yardım Eder-2

13.09.2020
Mehmet Yavuz AY

Allah Kimlere Yardım Eder-2

Sadece inanıyor olmak, Yüce Allah’ın her hâl ve şartta yardımına lâyık olmak anlamına gelmiyor. Müslüman toplumlar, birtakım rivayetlerin etkisiyle daha içe kapanık ve edilgen durumdalar.  Kör bir tevekküle geçit veren kalp ve zihinlere sahibiz. Tarihin tozlu, karanlık dehlizlerinde kaybolmuşuz ve bu güne gelemiyoruz. Dünyayı mutlak kötülük kaynağı, insanı doğuştan günahkâr kabul eden Hıristiyanî inanışa yaklaşan eğilimler arttı. Dünyayı müminin zindanı olarak niteleyen rivayetler… Dünyanın yalan olduğuna dair terennümler… Ne yaparsan yap rızık artmaz ya da eksilmez! üzerine yanlış yorumlar… Allah’ın bizden istediği dört başı mamur inanç, eylem, ihya, ıslah, mücadele bütünlüğünü yakalamamızın önünde en büyük engeller olarak durmaktadır.

Şekip Arslan’ın ifadesiyle, “Dünyası olmayanın dini de olmaz. Allah’ın bizden istediği bu değildir.” Yüce Kur’an’da Rabbimizin dünyaya bakışı, söz konusu rivayetlerden çok farklıdır:

“Allah, sizden öncekileri hükümran kıldığı gibi sizin iman edip salih amel işleyenlerinizi de yeryüzünde hükümran kılacağını, onlar için uygun gördüğü dini güçlü bir şekilde yerleştireceğini ve onların korkularını güvene dönüştüreceğini vaad etti.” (Nur: 55)

“Yeryüzündeki her şeyi sizin için yaratan  ve göklere hükümran olup onu yedi kat olarak düzenleyen O’dur. O, her şeyi bilir.” (Bakara: 29).

“Allah'ın, kulları için var ettiği güzel elbiseleri ve temiz rızıkları kim haram kıldı?” diye sor  ve de ki: “Onlar dünya hayatında iman edenlerindir, kıyamet günü ise sadece onlara aittir.” (A’raf: 32).

“Dünyadan nasiplenmeyi unutma.” (Kasas: 77).

 “Bazıları da “Rabbimiz, bize hem dünyada hem de ahirette güzellik ver ve bizi ateş azabından koru.” derler. (Bakara : 201).

Rabbimiz, Bakara 201 ile nasıl dua etmemiz gerektiğini de öğretiyor.

Kur'an-ı Kerim, sevap ve günahın, başarı ve başarısızlığın insanın çalışmasına bağlı olduğunu haber verir:

“De ki: “Yapmanız gerekeni yapın. Allah da Peygamberi de müminler de yaptıklarınıza bakacak; sonra görüleni ve görülmeyeni bilen Allah’ın huzuruna götürüleceksiniz ve O, size yaptıklarınızı haber verecektir.” (Tevbe-105).

“Seni yalanladılarsa de ki: “Benim yaptıklarım bana, sizin yaptıklarınız size aittir. Siz benim yaptıklarımdan sorumlu değilsiniz.” (Yunus-41).

“(…) Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız size aittir. (Bakara- 139).

“Ey iman edenler! Allaha ve Peygambere itaat edin de amellerinizi boşa çıkarmayın.” (…) Allah sizinle beraberdir; çabalarınızı sonuçsuz bırakmaz.”” (Muhammed- 33, 35).

“Allaha ve Peygamberine tabi olursanız yaptıklarınızın hiç birini karşılıksız bırakmaz.”(Hucurat- 14).

“Kim sadece dünya hayatını ve güzelliğini istiyorsa çalışmalarının karşılığını dünyadayken veririz. Hem de eksiksiz olarak alırlar.” (Hûd-15)

“Herkesin yaptıklarına karşılık bir derecesi vardır ki Allah onlara da yaptıklarının karşılığını versin. Onlara asla haksızlık yapılmaz. (Ahkaf-19)

“Rableri onlara şöyle cevap verdi: “Ben sizden hiçbir çalışanın emeğini zayi etmem-İster kadın olsun ister erkek fark etmez; çünkü siz, birbirinizden meydana geliyorsunuz!”- (Âl-i İmran- 195).

“(…) Salih amel işleyenlerin ödülü ne kadar da güzel” demişlerdir.” (Zümer-74)

“Çalışanlar, işte böylesi güzellikler için çalışsınlar!” (Saffât-61).

“(…) Güzel söz O’na ulaşır, salih amel de O’na yükselir.” (Fâtır-10).

“Rablerinin huzuruna geldikleri gün herkes kendini kurtarmak için mücadele eder; hepsine yaptıklarının karşılığı ödenir ve onlara asla zulmedilmez” (Nahl-111).

“Kadın olsun erkek olsun, kim bir mümin olarak salih amel işlerse ona hoş bir hayat yaşatacağız ve ödülünü yaptıklarından daha güzel  bir şekilde ödeyeceğiz.” (Nahl-97).

“Herkes, yaptığı iyiliği de kötülüğü de hazır bulduğu gün, yaptığı kötülüklerle kendi arasında uzak mesafeler bulunmasını ister.”Âl-i İmran-30)

“ (…) Onlara asla zulmedilmez. Herkes yaptığının karşılığını almıştır. Çünkü onların yaptıklarını en iyi bilen O’dur.” (Zümer-70).

“ Bundan dolayı yaptıklarının cezası onları yakaladı ve alay edip durdukları azap kendilerini kuşatıverdi.” (Nahl: 34).

“(…) Onlar yaptıkları her şeyi önlerinde hazır bulurlar. Üstelik Rabbin, hiç kimseye haksızlık etmez.” (Kehf-49).

“İnsanların elleriyle yaptıkları yüzünden karada ve denizde fesat ortaya çıktı. Allah, belki dönerler diye yaptıklarının bir kısmını onlara tattıracaktır.” (Rûm-41).

“ (…) Ona ancak iman eden ve salih amel işleyenler ulaşır. Onlar, köşklerinde güven içinde yaşarken yaptıklarının karşılığı kendilerine kat kat verilir.” (Sebe- 37).

“Yaptıklarına karşılık herkesin dereceleri vardır.” (En’am-132).

“Zerre kadar hayır işleyen de, zerre kadar şer işleyen de yaptıklarını görür.” (Zilzâl- 7, 8)

Evet… Aziz İslâm dinini bilmemekten kaybettik. İnsanın kaderini kendi yaptıklarına bağlayan yüce Allah, yukarıya aldığımız onlarca ayette; çalışmayı, gayreti, üretmeyi, inisiyatif almayı emrediyor. Gevşemeyi, üzülmeyi kabul etmiyor. Peygamber efendimiz, boş boş oturan insanlara selâm bile vermiyor.

Hiç kimse Kur’an’a dayanarak, tembelliği, fakirliği, dünyanın yalan olduğunu, içi boş kaderciliği, kör bir tevekkülü, tefekkürsüzlüğü, aklını kullanmamayı, üretkenlikten uzak yaşamayı, hep tüketen olmayı, dünya ve evren ayetlerini okumamayı, sorunlar karşısında çözüm aramamayı, özne olması gerekirken nesneleşmeyi SAVUNAMAZ!

Öğretmenimiz Peygamberimizin rehberliğinde ruh terbiyesinden geçen, büyük bir samimiyet ve teslimiyetle ifrat ve tefritten uzak, başına gelenlere sabreden, varlığa da yokluğa da yenilmeyen, tevazu sahibi, dışlayıcı olmayan, kalbi ve zihni her an Allah’a dönük, kutlu Kitap’la beraber hikmeti de arayan Müslüman toplulukların Allah’ın yardımına hak kazanacaklarını düşünüyorum. Her şeyin doğrusunu Allah bilir.

Yüce Yaratıcı, vahiyle teşvik ettiği işleri yerine getirmeyen Müslümanlara niye yardım etsin? “Allah’ın, peygamberin ve müminlerin üstünlüğü” ayetine, bu bakış açısıyla bir daha bakalım.

Müslüman olmak kolay, Müslüman kalmak zordur. Her türlü ortama rağmen sınavı geçmeyi başardığımızda Allah’ın yardımı bizi bulacaktır. Salih kullarından borç kabul eden Allah, ufkumuzu  daha ileri taşıyor ve diyor ki:

“Muhakkak ki Allah, kendine yardım edene, yardım edecektir.” (Hacc-40)

“ Ey iman edenler! Allah’a yardım ederseniz, O da size yardım eder ve ayaklarınızı sağlamlaştırır” (Muhammed-7)

Hasılı, Müslümanın Allah’a yardımı, bilakis kendisine yardımdır.

 “Gevşeklik göstermeyin, üzülmeyin. İnanıyorsanız üstün gelecek sizsiniz. Siz yara aldıysanız diğer topluluk da benzeri bir yara aldı. Biz bu (sevinçli ve kederli) günleri insanlar arasında döndürüp dururuz. Allah iman edenleri görmek ve aranızdan şahidler edinmek istediği için böyle yapmaktadır. Allah zalimleri sevmez.” (Âl-i İmran- 139-140)

“Başınıza gelen ne kadar belâ varsa hepsi kendi yaptıklarınızdan dolayıdır. Üstelik Allah, yaptıklarınızın çoğunu affetmektedir.” (Şûrâ-30)

Müminler, başarıya bağımlı bir din anlayışında olamazlar. Darlıkta ve varlıkta üzerlerine düşeni yapmakla mükelleftirler. Tam bir teslimiyetle yaşamak bize, lütuf ve takdir Allah’a aittir.

Son söz, üstad Şekip Arslan’ın 1930 yılında söylediklerinde olsun:

“Müslümanlar azmeder ve kitaplarının teş­vik ettiği şeyleri yerine getirirlerse Avrupalıların, Amerikalıların ve Japonların ulaştığı ilimlerin seviye­sine çıkmaları ve İslâm dini üzerinde baki kalmaları mümkündür. Hatta buna onlardan daha lâyık ve müstahaktırlar. Çünkü onlar erkekse biz de erkeğiz. Ancak bizim muhtaç olduğumuz şey çalışmadır. Ayağımıza bağ olan da karamsarlık, aşağılık duygusu ve ümitsizliktir. Ümitsizlik tozunu üzerimizden silkeleyelim, öne doğru atılalım. Bilelim ki, bütün arzularımıza ça­lışmakla çabalamakla, atılmakla ve Kur'an-ı Kerim'deki imanın şartlarını yerine getirmekle ulaşırız: “Fakat bizimle birlikte cihad (mücadele) edenleri kesinlikle bize ulaşan yollara yönelteceğiz. Çünkü Allah, iyilik yapanlarla (muhsinlerle) beraberdir.” (Ankebût -69)

(Şekip Arslan, Müslümanların Gerileme Sebepleri, Lozan,11 Kasım 1930)

11.09.2020, Kardelen/ Ankara

Mehmet Yavuz AY

Yorum Ekle
Yorumlar (6)
Yavuz Soysal

19.09.2020

Bizler Peygamberimizin hayatını unutmuş mücadelesini incelemediğimiz için yanlış yaparak geri kaldık Peygabetimizin insan vasfını mücadelesini duasını ve sonunda gelen yardımı unuttuk veya anlamadık Anlayanlardan olup ayağa kalkmak dua ve temennisiyle Selamlar
Abdullah Aydın

16.09.2020

Rabbimizim rızasına uygun yaşamanız talebi ve gayretini diler, teşekkür ederim.
Hidayet ÇELİK

14.09.2020

Çok yerinde tespitleriniz olmuş. Dediğiniz gibi, Müslüman kaderci bir yaklaşımla yaşayamaz. Böylesi yaşayana Allah yardımcı olmaz. Müslümanım yaşam dengesi, hiç ölmeyecekmiş gibi bu dünya yarın ölecekmiş gibi de ahiret için yaşamak şekilde olmalı diyor, makalenizin altına ben de imza atıyorum. Allah çabalarınıza kolaylık versin kardeşim...
Mahmut AY

13.09.2020

Tşk.
Ahmet kılıç

13.09.2020

Allah razı olsun abi
osman a. YILMAZ

13.09.2020

Çok isabetli ve değerli bir yazı olmuş. Hemşerim,eline kalbine diline zihnine sağlık... Okuyup ibret alanlar bereketlensin. Selamunaleykum...