1985 yılında Erzincan Polis Okulu Müdürü olarak görev yapan emekli Polis Başmüfettişi Dr. Fevzi Akgün, bugün “sıfır atık” olarak bilinen anlayışın erken örneklerinden sayılabilecek “Sıfır Çöp Projesi”ni hayata geçirmiştir. Doğadaki döngüden ilham alan bu modelde çöp ve çöp tenekesi kavramı ortadan kaldırılarak atıkların kaynağında ayrıştırılması, gıda israfının önlenmesi ve tasarruf kültürünün yerleşmesi hedeflenmiştir. Sağlıklı yaşam, disiplin ve çevre bilincini bir araya getiren bu uygulama, Erzincan Polis Okulu’nda kısa sürede önemli bir dönüşüm sağlamış ve bugün Türkiye’de yürütülen sıfır atık çalışmalarının öncül örneklerinden biri olarak değerlendirilmektedir.
Bugün günlerden 30 Mart 2026, bugün uluslararası sıfır atık projesi günü olarak da kutlanıyor. Cumhurbaşkanımızın eşi Emine Erdoğan konuyu 2017 yılından bu yana sahiplenmiş ve Birleşmiş Milletler nezdinde önemli bir aşamaya getirmiştir. “Sıfır atık” denildiğinde akla büyük kampanyalar, belediye projeleri ve geri dönüşüm kutuları geliyor.

Ama pek az kişi bilir ki Türkiye’de “sıfır çöp” fikri bundan kırk yıl önce bir polis okulunda denenmişti.
Hem de Anadolu’nun mütevazı şehirlerinden birinde…
Erzincan’da.
1985 yılında.
O dönemde Erzincan Polis Okulu’nun müdürü olan
Dr. Fevzi Akgün sıradan bir bürokrat değildi.
O, sistemi sadece yönetmek isteyen biri değildi.
Sistemi değiştirmek isteyen bir eğitimciydi.
Ve aklında oldukça radikal bir fikir vardı:
“Çöp ve çöp tenekesi olmayan bir okul.”
Bugün kulağa ütopya gibi gelebilir.
Ama o günlerde Erzincan’da bu fikir uygulanmaya başladı.
Okulda çöp kovaları kaldırıldı hatta belediyenin çöp konteyneri bile mühürlendi!
Atıklar kaynağında ayrıştırıldı.
Öğrencileri istedikleri kadar yemek yediler kimse aç kalmadı. Ama okulda yemek israfı önlendi.
Organik atıklar değerlendirildi. Karpuzun kabuğundan 3 türlü yiyecek yapıldı.
Neler neler yapıldı.
Tasarruf kültürü öğretildi.
Ama mesele sadece çöp değildi.
Dr. Akgün, polis öğrencilerine aynı zamanda:
sigara ile mücadeleyi,
sağlıklı yaşamı,
spor disiplinini
ve ahlaki değerleri öğretiyordu.
Yani mesele bir çevre projesi değil, bir insan yetiştirme modeliydi.
Altı ay sonra okulda gözle görülür bir değişim yaşandığı anlatılır.
Disiplin artmıştı.
Öğrencilerin sağlık durumu iyileşmişti.
En önemlisi de genç polis adayları israfın ne demek olduğunu öğrenmişti.
Bugün Türkiye’de yürütülen
Sıfır Atık Projesi
devlet politikası haline gelmiş durumda.
Bu elbette sevindirici bir gelişmedir.
Fakat tarihin tozlu raflarında kalan bir gerçeği de hatırlamak gerekir:
Türkiye’de sıfır atık fikrinin ilk laboratuvarlarından biri
Erzincan Polis Okulu olmuştur.

Ve bu deneyin mimarı da Dr. Fevzi Akgün’dür.
Bugün dünyanın konuştuğu “döngüsel ekonomi”,
“sürdürülebilir kalkınma”,
“sıfır atık” kavramları…
Bir zamanlar Anadolu’da bir polis okulunda uygulanmıştı.
Biz bunların niçin hatırlatmak istiyoruz peki:
Türkiye’de elbette birçok değerli fikir vardır.
Ama biz bazen kendi fikirlerimizin insanımızın kıymetini ancak yıllar sonra anlarız.

Erzincan’daki o küçük deney bize şunu hatırlatıyor:
Kalkınma sadece fabrikalarla olmaz.
Kalkınma insanla başlar.
Ve israf etmeyen bir toplum,
her zaman daha güçlü bir toplumdur.
Kalkınma bir şekilde olur elbette, ancak israf etmeden, tasarruf ederek Fevzi Akgün anlayışı ve inancı azmi ile Kalkınmanın Türkçesi olur.
Bu azmi ve inancı nesillerimize, evlatlarımıza anlatabilmek dileğiyle..


Polis ve bekçilere yeni düzenleme yolda!
30.03.2026
Paşinyan'a yumruklu saldırı girişimi
30.03.2026
Biz, hayatı değersiz olanlar|Berat Özipek
08.03.2026
Fahrettin Altun büyükelçi olarak atandı
07.03.2026
Şüyuu Vukuundan Beter AHMET GÜRBÜZ 30.03.2026
RACHEL CORRİE'NİN YOLUNDA YÜRÜMEK - 2 KADİR ÇİÇEK 04.04.2026
Rachel Corrie'nin Yolunda Yürümek -1 KADİR ÇİÇEK 29.03.2026
Kategorik İran Düşmanlığı HÜSEYİN ALAN 02.04.2026
Teslimiyetin maskesi; mezhepçilik DERVİŞ ARGUN 16.03.2026
Tesadüfün bu kadarı: İki 28 Şubat! OSMAN KAYAER 25.03.2026