27 Mart 2026 Cuma günü, 28 Mart 2022’de hayatını kaybeden Mahra Melin Pınar, vefatının yıl dönümü arifesinde mezarı başında anıldı. Baharın ilk günlerine denk gelen bu anlamlı buluşmada, rengârenk çiçekler, kırmızı karanfiller ve çocukların getirdiği küçük hatıralar, mezar taşının etrafını adeta bir sevgi çemberine dönüştürdü. Sanki her bir çiçek, söylenemeyen bir cümlenin, yarım kalmış bir vedanın yerine bırakılmıştı.
Sınıf arkadaşları, öğretmenleri ve ailesi Mahra’nın kabri başında sessizce toplandı. Çocukların yüzlerindeki hüzün, ellerinde tuttukları çiçeklere ve yakalarına iliştirdikleri Mahra’nın fotoğraflarına yansıdı. Bazı öğrenciler başlarını öne eğmiş, bazıları ise gözyaşlarını saklamak istercesine yüzlerini çiçeklere gizlemişti. O sessizlikte aslında çok şey vardı; söylenemeyenler, eksik kalan oyunlar, yarım kalan çocukluk…
Anmanın en dokunaklı anlarından biri, Mahra’nın arkadaşlarının kaleme aldığı mektubun okunması oldu. “Merhaba Melin…” diye başlayan satırlarda, dört yıldır dinmeyen özlem dile getirildi. Arkadaşları, onu sınıfta hiç unutmadıklarını, yokluğunun her gün hissedildiğini anlattı. Mezuniyet günlerinde yanında olmasını ne kadar istediklerini ifade ederken, onun artık “başka bir dünyanın en güzel yerinde” olduğunu düşünerek teselli bulduklarını söylediler. “Seni hiç unutmayacağız, her zaman aklımızda ve gönlümüzdesin” sözleri, yalnızca bir veda değil, aynı zamanda zamana direnen bir bağlılığın ifadesiydi.
Mahra’nın annesi Derya Hanım ise büyük bir metanet göstermeye çalışsa da duygularına hâkim olmakta zorlandı. Elindeki metni gözyaşları nedeniyle okumakta güçlük çekti, sesi sık sık titredi. Her kelime, bir annenin yüreğinden kopup gelen tarifsiz acının yankısıydı. Buna rağmen basın açıklamasını tamamladı. Ardından çocukların kaleminden dökülen o içten mektubu okumaya çalışırken duygusal anlar daha da yoğunlaştı; hem anne hem de öğrenciler gözyaşlarına engel olamadı. O an, sadece bir anma değil, paylaşılan bir acının sessiz dayanışmasıydı.
Mezar taşında yazılı “Kalbimizdesin” ifadesi, o gün orada bulunan herkes için somut bir gerçeğe dönüştü. Çocukların bıraktığı çiçekler, yazdıkları satırlar ve ettikleri dualar, Mahra’nın yokluğunun değil; unutulmayan varlığının, hafızalardan silinmeyen bir sevginin ifadesi oldu.
Anma programı, edilen dualar ve bırakılan çiçeklerle sona ererken; geriye küçük bir kız çocuğunun ardından büyümek zorunda kalan çocukların sessiz hüznü kaldı. Ve belki de en çok hissedilen şey şuydu:
Bazı yokluklar zamanla azalmaz…
Sadece insanın kalbinde daha derin bir yere yerleşir.
Mahra Melin Pınar, Antalya’nın Serik ilçesinde kendisine saldıran başıboş köpeklerden kaçarken bir kamyonun altında kalarak ağır yaralanmış ve 23 gün sonra hayatını kaybetmişti.



A101, CarrefourSA’yı satın alıyor
20.04.2026
Bulgaristan seçimini kazanan Radev kimdir?
21.04.2026
yürümeyen, yazgısını eksik yaşar MUSTAFA AKMEŞE 23.04.2026
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE İRAN SÜLEYMAN ARSLANTAŞ 20.04.2026
İran Rejimi DERVİŞ ARGUN 24.04.2026
BOSNA GÜNLÜKLERİ -1 ÜSTÜN BOL 24.04.2026
Rachel Corrie'nin Yolunda Yürümek-II KADİR ÇİÇEK 04.04.2026
Rachel Corrie'nin Yolunda Yürümek-III KADİR ÇİÇEK 10.04.2026
Arada Kalan Hamas ve Direnen İran DERVİŞ ARGUN 06.04.2026