metrika yandex

Cumhurbaşkanlığı Seçim Tartışmaları

Süleyman ARSLANTAŞ

01.09.2022

 

Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri için kararlaştırılan tarih 18 Haziran 2023. Türkiye neredeyse hiçbir cumhurbaşkanlığı seçimlerinde görülmeyen biçimde aylar ve hatta yıllar öncesinden 18 Haziran seçimlerine kilitlendi.1966 cumhurbaşkanlığı seçiminden günümüze, neredeyse tüm seçimleri takipeden birisi olarak, bu, son cumhurbaşkanlığı süreci kadar erken başlayan bir süreç görmedim. Özellikle muhalefet, seçecekleri cumhurbaşkanı adayını konuşmak, tartışmak yerine seçmeyecekleri adayı (Erdoğan’ı)tartışıyor. Üstelik de milyonlarca seçmen kitlesini hiç hesaba katmıyorlar. Dün, belki de bu yaklaşımın Türkiye’de bir karşılığı vardı. Keza bunu Sunay’ın ,Korutürk’ün ve hatta Sezer’in seçimlerinde gördük. Ama, bugün dün değil ki!

Bir başka önemli husus da dikkat edilirse Cumhurbaşkanı kim olacak ya da olmayacak tartışmaları sürerken milletvekili seçimi hiç gündeme gelmiyor. Tüm tartışmalar iki isim üzerinde yoğulaşıyor. Ya da Erdoğan’ın seçilmemesi üzerinde yoğunlaşıyor. Muhalefet kendi adayı üzerinde bile bırakınız mutabakatı, adaylarının ismini telâfuz etmekten bile çekiniyor. Muhalefet, mevcut iktidarın yanlışlarının yerine neyi getireceğini de dillendirmiyor. Mesela yerel, bölgesel ve küresel açıdan devasa sorunlar var. İktidar bu sorunlara ilişkin olarak gücünce çözümler de üretiyor. Ukrayna-Rusya savaşı, tahıl koridoru konusu, Suriye, Irak, Afganistan konularında olduğu gibi. Siz şu ana kadar muhalefetin ekonomi, işsizlik ya da dış politik gelişmeler, terör, savunma sanayinin yerlilik kapasitesinin %70-80'lere varması evet bunların hiç birisi ile muhalefetin ciddi anlamda ilgilendiğine şahit oldunuz mu? Dahası geleceğe yönelik yıkacaklarının yanında yapacaklarına ilişkin tatmin edici bir projeye ya da söyleme şahit oldunuz mu?Yapacakları hayırlı hiçbir şey de ortaya koymuyorlar. Sadece yıkacaklarını, yok edeceklerini dile getiriyorlar. Mesela KHK ile görevinden uzaklaştırılanların hepsinin görevlerine iadesi, Çevre Bakanlığı'nın görev alanının kısıtlanması, Kanal İstanbul Projesinin iptali, yurtdışına asker gönderip gönderilmeme konusunda ne yapacakları, ne yapmayacakları vs.  bunlar muhalefetin gündeminde yok. Gündemlerinde olan tek şey Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan düşmanlığı. Varsa da yoksa da Erdoğan…

Kılıçdaroğlu hiçbir belgeye, veriye dayanmadan Erdoğan'ın 67 milyon dolarla kaçacağını, ülkeyi terkedeceğini söylüyor. Allah aşkına eğri oturup doğru konuşalım bu ülkede yakın bir geçmişe kadar askerin dediği olurdu. Prof. Dr. Hikmet Özdemir “ORDUNUN OLAĞANDIŞI ROLÜ” kitabında ordu için;’1973 cumhurbaşkanlığı seçimindeki bu farklı gelişme, demokrasilerde bir siyasi aktör olarak yeri bulunmayan, fakat 1960’lar TÜRKİYE’sinde reel olarak siyasetin başrol oyuncusu bir gücün, orduya dayanan, ”Silahlı Kuvvetler Partisi” denilebilecek anayasa ve kanun dışı bir gücün, siyasetle uğraştığı için kendi içinde düşünce ayrılığına düşmesi ve bölünmesidir.’(sh.220)Yani Özdemir Erdoğan öncesi ordunun siyasi rolünü bu ifadelerle ortaya koyuyor.” Askerin dediği olur” hükmü ilk kez ve Erdoğan'ın ilk Yüksek Askeri Şura toplantısında yara aldı (2003YAŞ) ve sonrasında da “yalnızca askerin dediği olmaz” noktasına gelindi. O nedenledir ki asker politikadan ve Fetö cenderesinden kurtulduktan sonra asli görevine döndü. Fırat kalkanı (24/8/2016), Zeytindalı (20 Ocak-17 Mart 2018), Barış Pınarı Harekatı (9 Ekim 2019), Bahar Kalkanı (27 Şubat 2020) ve Pençe Kilit Operasyonu (18 Nisan 2022) ve bugün tüm sınır ötesi operasyonlarındaki askerin başarılı olmasının arkasında askerin asli görevine dönmesi yatmaktadır. Bunu temin eden de Erdoğan ve çalışma arkadaşları oldu. Burada Erdoğan propagandası yapacak değilim. Ama yapılanları inkâr etmekte vicdana, adalete, merhamet sığmaz.

Gelelim bir başka gelişmeye, Yani Cüneyt Özdemir’in gündeme ilişkin konuştuklarına ya da mesajlarına. Cüneyit Özdemir iyi yetişmiş bir gazeteci, genel olarak da boş konuşmaz. Hükümet yanlısı ya da hükümet muhalifi de denmez. Genelde objektif bir gazeteci. Dahası M. Ali Birand'ın öğrencisi, birçok belgesel ve diziye imza atmış bir gazeteci. Özdemir, Kılıçdaroğlu ile ilgili olarak youtube kanalındaki proğramında CHP ve altılı masanın aday politikasını eleştirirken kullandığı ''Aramızdan birini seçeceğiz, sizde eşek gibi gelip bize oy vereceksiniz. Şimdiki düzen bu.’ ‘Biz kimi istersek ona oy vereceksiniz. Erdoğan'dan kurtulmak mı istiyorsunuz, bize mahkumsunuz.’ ‘Bunun adı bu, Erdoğan'dan kurtulmak istiyorsak onlara mahkumuz.' İşte bu sözleri nedeniyle CHP'den ve çeşitli çevrelerden yoğun tepkiler geldi Özdemir'e.

Özdemir yine Twitter hesabından: 'Kemal Kılıçdaroğlu adayı olarak Kemal Kılıçdaroğlu'nu aday gösterecek öyle mi? Hiçbir anket yok, hiçbir güvenirlilik yok, seçilme imkanı yok, Kemal Bey emekli olmasın diye mi? Biz de alternatifsiz eşekler olarak onu mu seçeceğiz.. Asla, asla, asla.’ ifadelerini kullandı. Tabii ki bu sözlerin ardından kızılca kıyamet koptu ve Özdemir adeta linç edildi.

CHP ya da altılı masa Kılıçdaroğlu'nu aday gösterir mi? Mümkün. Söylenenlere bakılırsa CHP Kılıçdaroğlu'nu aday gösterecek. Gerekirse altılı masayı da devirecek. Zira altılı masa ve yedincisinin kendi seçmenlerine Kılıçdaroğlu'nu nasıl kabul ettirecekler belli değil. Akşener temkinli ve geleceğini garanti altına almak için aday olmayacağını deklare ediyor. Zira o, biliyor ki aday olurda seçilmezse siyasi hayatı sonlanabilir. İşte aynı şey Kılıçdaroğlu için de geçerli. Partinin önde gelenleri ısrarla Kılıçdaroğlu'nun aday olmasını istiyorlar ve bunu da her platformda dillendiriyorlar. Kusura bakmayın ama ben bu dillendirmede iyi niyetli olarak görmüyorum. Keza bunu dillendirenler de çok iyi biliyorlar ki Erdoğan' la, Kılıçdaroğlu aday olursa Kılıçdaroğlu'nun Erdoğan karşısında hiçbir şansı yok. Kaldı ki bin yıllık devlet geleneği olan bu ülke kendisini kime emanet edeceğini de bilir. Peki hesap ne? İşte bu önemli. CHP, köklü bir parti, geleneği olan, belirli bir hitap kitlesi olan bir parti. Anadolu'nun her kesiminden belirli oranda da olsa oy alabilen bir parti. Deniz Baykal, siyaset bilinci olan, eğitimli bir siyasetçi ve aynı zamanda da etnik ve mezhebi olarak da birçok kesime hitap edebilen bir siyasetçi idi. Ne oldu da böyle bir siyasetçi bir kaset kumpası ile devre dışı bırakıldı? Bu konu ayrı bir makale konusu. Ancak Baykal'ın yerine gelen Kılıçdaroğlu'nun toplumda hangi karşılığı var, hangi birikimiyle toplumun desteğini alacak bilemiyorum. Tahminim o ki anadan doğma CHP'liler Kılıçdaroğlu'nu içselleştiremediler. Sonradan olmalarla birlikte Kılıçdaroğlu'na gaz veriyorlar. Muhtemelen amaç eğer aday olursa 19 Haziran 2023 günü Kılıçdaroğlu'ndan kurtulmak. CHP'nin bugün ki teşkilat yapısına, kongre üyeleri profiline baktığımızda Kılıçdaroğlu'nu CHP'nin başından göndermek mümkün gözükmüyor. Ama cumhurbaşkanı adayı olur ve de seçimleri kaybederse 19 Haziran'da anadan doğma CHP'liler Kılıçdaroğlu'ndan kurtulur. Peki, yerine kim gelir? Oğuz Kaan Salıcı ne güne duruyor. Eski bakanlardan Ziya Halis'in damadı, türkmen, sünni ve de Besni'li.. Tüm bu özellikler yetmez mi CHP genel başkanlığı için. Ya da CHP’nin alternatif olması için… 1 Eylül 2022

Yorum Ekle
Yorumlar (1)
Yusuf izzettin karakan | 03.09.2022 21:07
Emekcilericin gecerli .1öyün yemek maliyeti enaz 20 tl 20×3=60 üc oyun toplam 60×30=1800 bir aylik.aile 4kisi ise 1800 × 4=7.200 yani asgari ucret 6.000 tl suleyman efendi hazretleri.musdazaflarin ALİ si olun .onlarin haklarini kaleminizle savunun. Karni AÇ olanin dini olmaz.o mustazaftir. Yeter artik ALLAH ın dininibize anlatmayın . Siz alimler yasayin bizzaten ozaman anlariz.anlattiginiz zaman cok ozur dilerim.lat.menat .lasiyorsunuz .ama sizde farkinda degilsiniz. Birakiniz kim. Cumhur baskani olacaksa olsun. Sen ankaragucune baskan ol tabi verecek 50 dairen varsa. Faruk duymasin