cübbeli ahmet bey ve ihsan şenocak bey…
cübbeli ahmet hoca ve ihsan şenocak hoca gördüğüm kadarıyla ilginç kişilikler.
bu arkadaşlarla tevellüdümüz benzer…
İslami camiadaki hızlı yükselen tanınmışlık hikayelerini az çok bilirim.
hayır hayır!
kimseyi, özelde sevenlerini rahatsız etmek gibi niyetim yok.
sosyal mecranın iyi bir takipçisi falan olmadığım halde çok karşıma çıkan
her kesimin bildiği
adeta fenomen haline gelmiş insanlar olması nedeniyle dikkatimi çekiyorlar...
tarzım olmadığı halde isimlerini işaretleyerek niye yazdığımı öncelikli söyleyeyim;
dindarlık ve dünyevileşme konusunu konuşmak istiyorum.
bu konuyu gerçekten çok önemsiyorum.
çünkü din algımız neyse dindarlık anlayışımız da o oluyor.
din sahibi olmanın yolu çok net
dikkat edin lütfen, "din" sahibi diyorum, "dinin" sahibi değil.
birisi bir dinin müntesibi olduğumuzu gösterirken,
diğeri
dinin sahibi miş gibi anlamına gelir ki;
müslümanlar islam dininin müminleridir.
dinin sahibi ise allah'tır.
dindarlığın taşkınlığı
sanki dinin sahibi biz olduğumuz zannını getirebilir.
bu iki halin hem psikolojik hem de davranış açısından farklılıkları çok büyüktür.
cübbeli beyle şenocak bey, bir dinin müntesiplerinden ziyade,
dinin sahibi gibi rol çalmaları
tam da anlatacağım dindarlık algısı ile iyi bir örneklik teşkil ediyorlar.
esasında piyasada dini fikirleri taban tabana zıt olan ama benzer sahiplik nedeniyle
benzer davranış ve söylemi olan öyle çok ki,
mesela "selefi" ve bir tık ötesi olan "selefi tekfircilik" dindarlığı gibi…
ama anlatmak istediğim konuya
bu beyefendiler gibi örneklik edemezler. çünkü ana akım din anlayışının temsilcileri.
çok kalabalıklar yani... anladınız siz!
ehli sünnet olarak kendilerini öncelikli tarif eden
kendi ifadeleriyle
müslüman camianın içinde olan ama kendileri gibi düşünmeyenleri
ortalığı ifsat edecek diye gördükleri dişe dokunur kim varsa,
akademisyen, yazar, çizer, araştırmacı, hoca, diyanet başkanı farketmez
kurdukları bir ekiple
ilgili kişilerin yıllar içinde ne yazmışsa kitap makale olarak
ne konuşmuşsa tv radyo sosyal mecrada takibe alıp
didik didik araştıran ve raporlattıran
bir süreçten sonra
ilgili kişilerin üzerlerine projeksiyonlarını çevirip
tv ve sanal dünyadan atış serbest konumuna geçen
İslami camiadaki etkilerini kendilerinin ifadeleriyle itibarsızlaştırmak için
en ufak bir çekince göstermeden yalın kılıç dalan bir anlayış işte…
ha! çok samimi oldukları söz ve mimiklerine yansıdığını da söylemek isterim.
"bulmuş" olmak böyle bi şey dostlar işte!
sanki dinin bir "hak" olan yolu var ve kendileri de o "hak" yol üzere üzere oldukları
konusunda "emin" olanlar
bir başka dindarlığı batıl ilan etme refleksi her an mevcuttur.
en acımasız ve keskin bir üslupla mücadele vermeyi adeta üzerlerine
asli bir görev almış bekliyorlar.
esasında
müslümanların tarihinde etkili olmuş benzer tepkiler veren öyle çok kişilik var ki.
dini okuma ve anlamada mezhep kurucu rolü bile olan
imam hanife'nin ölümünü
"rey sahibi" diye
"dünya bir ifsat edici olandan kurtuldu" diyen zihniyet ne yazık ki aynı...
öyle çoklar ki. of ki of!
niye öyle?
çünkü farklı düşünüyoruz. insanız ya!
öyle aman aman bir farklılık olması da gerekmiyor esasında.
diyanet başkanlığı yapmış hadis profesörü, hadisle ilgili cilt cilt kitabı olan ve
sayısız çalışması olan mehmet görmez beye
bu arkadaşlar veya benzer dindarlık
sırf kendi anladıkları ehli sünnet kadrajına girmediği için
hadis düşmanı, hadisi reddediyor diyerek kamuoyunun önünde demediklerini bırakmadıklarını görürsünüz.
"mezar azabı yok" cümlesi nedeniyle bir başka profesör ve dalinda gerçekten kıymetli okumaları olan akademisyen için neler yaptıklarını ve
sonrasında adamı nevrini nasıl şaşırtıklarını bir seyirci gibi izledik sosyal mecrada...
öyle çok ki böylesi refleksleri.
mesela çok takipçili bir youtube kanalı olan biri
eğer onların kendi ehli sünnet anlayışından uzak birini
misafir etmişse kanallarında vay haline!
o çok sevilen milyonluk takipçisi olan youtube kanalın sahibi abi diyordu:
"cübbeli mi!" aman ha!
gözlerindeki endişeyi gördüm. valla!
bu ön girişten sonra
dindarlığı konuşsak.
şu körlerin fili tarif etmesi var ya.
ha! ondan bahsediyorum.
eliyle temas ettikleri bölgesi nedeniyle
fil hayvanına, sütun, hortum, depo vs diyen kör tarifi işte...
konuşalım
haftaya
dilimiz dönerse…
Not; yazılarımın, dilediğiniz kısmı dahil, dilediğiniz şekilde dostlarınıza ikram etmeye açıktır.
Yorumlar
6