Yemen…
Bizim yabancılık çekmediğimiz, insanıyla ve toprağıyla bize çok benzeyen bir diyar. Yüzlerde tanıdık bir sıcaklık, konuşmalarda Anadolu’ya benzeyen bir samimiyet var.
Bu Ramazan ayında programımda bulunan ülkelerden biri de Yemen’di. Mısır üzerinden yaptığımız uzun bir uçak yolculuğunun ardından Yemen’e ulaştık. Yol ne kadar uzun olursa olsun vardığımız yerde kendimizi uzak bir ülkede değil, sanki tanıdık bir diyarda bulduk. İnsanların misafirperverliği, yüzlerindeki sıcak ifade ve içtenlikleri bize Anadolu’nun bir köşesinde dolaşıyormuş hissi verdi.

Bugün nüfusu 40 milyonun üzerinde olan Yemen, en büyük kara sınırını Suudi Arabistan ile paylaşıyor. Hemen yanı başında Umman bulunuyor. Ancak zengin Orta Doğu ülkelerinin aksine Yemen, uzun yıllardır savaşın ve ekonomik zorlukların gölgesinde yaşam mücadelesi veren bir ülke.
Milyonlarca insan temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. Petrolün bulunduğu ama yokluğun daha çok hissedildiği bir coğrafya burası.
Uzun çöl yolculuklarının ardından ulaştığımız Mağrib bölgesinde çadırlarda yaşayan binlerce insanla karşılaştık. İç savaşın etkisiyle başkentteki evlerini terk etmek zorunda kalan birçok aile, bütün zorluklara rağmen hayata tutunmaya çalışıyordu.
Ramazan ayının bereketini paylaşmak için çıktığımız bu yolculukta sadece gözlem yapmakla kalmadık. Bölgedeki çalışmalarımız kapsamında birçok aileye gıda kolileri ulaştırdık. Günlerdir temel gıdaya ulaşmakta zorlanan insanların yüzünde oluşan tebessüm, yapılan yardımın ne kadar kıymetli olduğunu bize bir kez daha gösterdi.
Bazen bir annenin çocukları için aldığı küçük bir gıda paketi bile bir ailenin günlerce süren umudu olabiliyor.
Savaşın ve yokluğun en ağır izlerini ise engelli kardeşlerimizin hayatında görmek bizi derinden etkiledi. Bu nedenle bölgede tekerlekli sandalye dağıtımı gerçekleştirdik. Bir kardeşimizin ilk kez kendi başına hareket edebilmenin sevincini yaşaması, bu yolculuğun unutulmaz anlarından biri olarak hafızamıza kazındı.
Yaptığımız bir başka önemli çalışma ise Kur’an-ı Kerim dağıtımı oldu. Yemen halkı Kur’an’a ve ilme son derece bağlı bir toplum. Dağıttığımız her mushaf aslında sadece bir kitap değil; bir umut, bir dua ve bir bağın yeniden kurulması anlamına geliyordu. Adeta Yemen’i ayakta tutan ruhun kitabını dağıtmış olduk.
Bu bağlılığın en güzel yansımalarından birini ise Yemenli bayanlarda görmek mümkündü. Yokluğun ve savaşın gölgesinde yaşayan birçok Yemenli bayan, tüm zorluklara rağmen tesettürüne büyük bir hassasiyetle sahip çıkıyordu. Çadırlarda ve son derece mütevazı şartlar içinde yaşayan Yemenli bayanların dahi tesettüre gösterdiği özen, böyle bir manzaraya şahit olan bizleri fevkalade mutlu etti.

Onların vakarını ve edebini görmek, dağıttığımız her mushafın aslında nasıl bir gönül toprağına ulaştığını bize bir kez daha hatırlattı.
Elbette bütün bu çalışmalar hayırseverlerin destekleri sayesinde mümkün oldu.
Yemen ile bizim aramızdaki bağ sadece bugünün insani yardımlarıyla açıklanabilecek bir bağ değil. Bu bağın kökleri tarihin derinliklerine uzanıyor. Yemen, yüzyıllar boyunca Osmanlı Devleti’nin bir parçası olmuş ve Anadolu ile aynı tarih yolculuğunu paylaşmıştı.
Osmanlı döneminde Yemen, kutsal toprakların güvenliği açısından son derece önemli bir merkezdi. Bir zamanlar Yemenlilerle birlikte ümmetin emanetini koruyor, kutsal beldelerin yollarını muhafaza ediyor ve ortak bir medeniyetin izzetini taşıyorduk.
Bu yüzden Yemen, Anadolu insanının hafızasında her zaman ayrı bir yer tutmuştur. Bugün Yemen’de Türkiye’ye duyulan sevginin kökleri de işte bu ortak tarihin içinde saklıdır.
Yemen’de bizi en çok etkileyen unsurlardan biri de asırlardır ayakta duran çok katlı çamur evler oldu. Sade ama vakur… Gösterişten uzak ama köklü…
Belki de Yemen’i farklı kılan tam olarak buydu.
Yokluk vardı ama onur kaybolmamıştı.
Fakirlik vardı ama izzet korunmuştu.
Bugün dünyanın büyük değişimler yaşadığı bir dönemde Yemen hâlâ kendi ruhunu ve vakarını muhafaza eden nadir coğrafyalardan biri.
Ve inanıyorum ki Yemenli kardeşlerimiz sabırla bu imtihanı da aşacaktır.
Bizler de elimizden geldiğince onların yanında olmaya devam edeceğiz.
Çünkü Yemen’de yapılan her yardım, aslında sadece bir insana değil; kardeşliğe, umuda ve ortak bir tarihin hatırasına uzanan bir el oluyor..


TÜRKİYE VE İRAN / Ümit AKTAŞ
09.03.2026
NATO, Malatya'ya patriot yerleştiriyor
10.03.2026
KÜRESEL DÜZENİN SONBAHARI
15.02.2026
Surelerin Mesajları: ÂLÂ SURESİ - 8 OSMAN KAYAER 09.03.2026
Teslimiyetin maskesi; mezhepçilik DERVİŞ ARGUN 16.03.2026
İRAN VE BÖLGESEL TAHLİL SÜLEYMAN ARSLANTAŞ 22.02.2026