metrika yandex
  • $44.73
  • 51.42
  • GA51500

Haberler / Kültür - Sanat

Dijital devlette halimiz nice olacak?-Faruk Arslan

16.12.2021

Dr. Mehmet Çatlı'ya ait “Dijital Devlet Teorisi” adlı kitap Adalet Yayınevi tarafından 2021 yılında neşredilmiş çiçeği burnunda bir kitap. Kitap, yazarın da belirttiği gibi gözlerimizin önünde cereyan eden bir devrimi bize tasvir edip üzerinde düşünmemize kapı aralıyor. 

Kitap, üç bölümden oluşuyor. Birinci bölümde yazar, dijital devletin ortaya çıkışı ve kurumsallaşma süreci başlığı altında 1914-1918 yılları arasında cereyan eden I. Dünya Savaşı sonrasında küresel devlete giden yola değiniyor. 1939-1945 II. Dünya Savaşı sonrasında uluslararası ve ulusal kamu düzeninin nasıl oluşturulduğunu okuyucunun gözleri önüne seriyor. Bu bölümde anlatılanlar kitabın altyapısını, temelini oluşturuyor. 1947-1991 Soğuk Savaş dönemi ve dijital devlete geçiş alt başlığı birinci bölümünün diğer başlığını oluşturmuş. Bu kısımda, Soğuk Savaş'ın uluslararası ve ulusal kamu düzenlerine etkisi ortaya konuluyor. 1991 - 2020 yılları arası ise Dijital Devletin ilk sürümü olarak okuyucuyu konuya iyice hazır hale getiriyor. 2020 sonrası ise artık herkes, ayn’elyakin ve hakk’el-yakin yaşadığımız (birlikte şahitlik ettiğimiz) dönemi tasvir ediyor. Okuyucuya bugüne nasıl gelindiğini tarihi bir yolculuktan sonra iyice hissettiriyor. Ben bir okuyucu olarak kitabın ilk bölümünü çok öğretici ve faydalı buldum. İlk bölüm çok dikkatli okunmalı ki dünyaya şekil verenler iyi bilinsin. (s. 25 - 92)

İkinci bölüm, “Dijital Devletin Unsurları” adını taşıyor. Dijital devlette insan, dijital devlette ülke, dijital devlette egemenlik, gibi konular açıklanıp “Dijital Devlet bir diktatörlük müdür?” sorusu cevaplanıyor (sayfa 92 - 132)

Üçüncü bölümde yazar, “Dijital Devlette Hak ve Hürriyetler” başlığı altında, insan hakları kavramını Hammurabi Kanunları ve Veda Hutbesinden hareket ile ele anlıyor. İnsan hakları ve hukukunun Dijital Devlet’te nasıl şekilleneceğini anlatıyor.

Şimdi biz kitaptan bazı cümleler aktarıp bir değerlendirme yapalım:

Küreselleşme tabiri, 1960'larda ortaya çıkmış bir kavramdır. Çok uluslu şirketler küreselleşmenin en önemli aktörleridir. BM, IMF, Dünya Bankası, Dünya Ticaret Örgütü, çok uluslu şirketlerin hizmetinde çalışan sentetik yapılardır. İki Dünya Savaşı’ndan sonra yaşanan Soğuk Savaş dönemi ile dijital devlete giden süreç başlamıştır. Teknolojide yaşanan gelişmelerle de dijital devletin araçları öncelikle oluşturulmuştur. Ekran bağımlılığının ardından akıllı telefonların yaygınlaşması dijitalleşmede birinci kırılma noktası olmuştur.

Artık herkesin elinde bir bilgisayardan fazlası bulunmaktadır. Dijitalleşmede ikinci kırılma noktası Pandemi süreci olmuştur. Pandemi ile birlikte öğrenciler, öğretmenler, analar ve babalar günün neredeyse yarısını ekran karşısında geçirmek durumunda kalmıştır.

Tarihe tekrar göz atacak olursak ABD, İngiltere ve SSCB’nin bugünkü dünya sistemini 4 -11 Şubat 1945'te Yalta Konferansı'nda oluşturduklarını görürüz.

Savaşın kazananları olarak savaşı kaybeden tüm ülkelerin gelecekleri hakkında karar verme hakkını kendilerinde görmüşler; özgürlüğü kimin hak ettiğine karar vermeyi kendilerinin en tabii hakkı saymışlardır. Hangi ülkelere demokrasi götürüleceğine ve nasıl götürüleceğine kazananlar karar vermektedir.

Kimin insan olduğuna, kimin neye hakkı olduğuna da onların karar vereceği bir dünya…

Dijital Devlete götüren araçlar tamamlandıktan sonra sıra devletlerin kontrolünden insanın kontörüne gelecek. 

Dijital Devlet, “Küresel Analog Devlet”in 100 yıllık yapılanmasını tamamlamasından sonra onun yerine kendini yavaş yavaş hazırlamıştır. Dijital Devlet, önce araçlarını oluşturmuş kurumsallaşma aşamasını tamamlayıp dünyayı adeta tek bir ekrandan kontrol edeceği güne çok yaklaşmıştır.

Dijital Devlet ve dijitalleşme o kadar hızla büyümektedir ki karşısında durmak fikir üretmek veya ne olduğunu anlamaya çabalamak mümkün görünmemektedir. Dijital Devletin karşılaşabileceği risklerin hesaplanması için Pandemi önemli bir fırsat sunmaktadır. Savaş korkusu yerini virüs korkusuna bırakmış silah satışı yerini aşı satışına bırakmıştır. Salgın olduğundan öldürücü gösterilmiş olabilir. Salgın uluslararası boyutta hiç sorgulanmamıştır. Salgın sonrası Dijital Devlet kurumsallaşmasını tamamlamış olacaktır. Dijital devletin kurumsallaşması için hedeflenen tarih 2030 yılıdır. 

Dijital Devlet, “Küresel Analog Devlet”in 100 yıllık yapılanmasını tamamlamasından sonra onun yerine kendini yavaş yavaş hazırlamıştır. Dijital Devlet, önce araçlarını oluşturmuş kurumsallaşma aşamasını tamamlayıp dünyayı adeta tek bir ekrandan kontrol edeceği güne çok yaklaşmıştır.

Dijital Devlet ve dijitalleşme o kadar hızla büyümektedir ki karşısında durmak fikir üretmek veya ne olduğunu anlamaya çabalamak mümkün görünmemektedir. Dijital Devletin karşılaşabileceği risklerin hesaplanması için Pandemi önemli bir fırsat sunmaktadır. Savaş korkusu yerini virüs korkusuna bırakmış silah satışı yerini aşı satışına bırakmıştır. Salgın olduğundan öldürücü gösterilmiş olabilir. Salgın uluslararası boyutta hiç sorgulanmamıştır. Salgın sonrası Dijital Devlet kurumsallaşmasını tamamlamış olacaktır. Dijital devletin kurumsallaşması için hedeflenen tarih 2030 yılıdır duygudan yoksun bilgi aktarımıyla zamanla hocaların yerini robotlar ve yapay zeka alabilecektir.

İnternete bağlanılan yeryüzündeki tüm ülkeler dijital devletin ülkesi olarak değerlendirilecektir.

Savaşmak, para kazanmak ve yönetmek olarak belirlenen tarihi Roma İmparatorluğu'nun siyaset tarzı dijital devlete de korunmaktadır.

Kurumsallaşması tamamlanınca Dijital Devlet’in egemenliğini hissettirmesi için uluslararası örgütlere ve bölgesel yapılara ihtiyacının kalmayacağı açıktır. Çünkü tüm verileri elinde tutan, bunları işleyerek insanların sağlık sorunlarından kullanılan ilaçlara, tohumlardan yıllık üretime, doğum ve ölüm oranlarına ve sebeplerine kadar her şeye vakıf olan bir devletin aracı kullanmasına da gerek kalmayacaktır.

Dijital yaşam ve dijitalleşmede insan bazı melekelerini yitiriyor. Yaşayış şekli değişiyor hafızası kör yaşıyor mesela telefon numarası ezberleyemiyor.

“Dünya beşten büyüktür”, “Dünya GAFA’mdan büyüktür.” Google, Apple, Facebook, Amazon ve Microsoft. 

Google, bizim bütün arama sistemimizi biliyor. Apple, hem bilgisayarımızı hem telefonumuzu biliyor, biyometrik verilerimizin yanında parmak izlerimizi de aldı.

Facebook, kimi sevip sevmediğimizi, ne yiyip ne içtiğimizi bile biliyor. Amazon, nasıl alışveriş yaptığımızı hangi filmleri izlediğimizi neyi sevip sevmediğimizi biliyor. Microsoft kullandığımız bütün işletim sistemlerinin bilgisine sahip. 

Bu şirketler bu kadar büyük bir veriye sahip durumdayken hangi özgürlükten bahsedebiliriz?

Veri güvenliğinin önemi sınır güvenliği kadar önemli olmuyor mu? 

Dijital Devlet, belli bir bayrağı, belli bir yöneticisi, belli bir ulusu ve tüzel kişiliği olmayan bir devlet çeşididir. 

Dijital devlet, insandan insanımsı (Dig – İnsa) inşa eden, devamında ise Dig - İnsa yerine robotlardan kurulu bir dünya hayalinde olan bir devlettir. 

Dijital Devlet, birçok konuyu mesela aile yapısını tek tipleştirme ve amaçlarına uygun hale getirme çabasındadır.

Dijital Devlet, insanı tam denetim altında tutan ve istediği gibi yönlendiren devlettir.

Dijital Devlet, Tanrı iradesine meydan okuyan değil, bizzat kendisini Tanrı yerine koyan devlettir. Yeryüzünü ve gökyüzünü kontrol etmek iddiasındadır.

Kitaptan iktibas ettiğimiz bu cümlelerden sonra genel bir değerlendirme yapacak olursak, kitapta geçmişten bugüne devleti bulduğumuz gibi gelecekte nasıl bir devlet bizi bekliyor sorusunun cevabını buluyoruz.

Kitapta devlet kavramının serüvenini, devlet insan ilişkisinin nasıl kurgulandığını bütün çıplaklığıyla görüyoruz İnsanı yaşat ki devlet yaşasın, anlayışından insanı nesneleştiren, 1’in solundaki 0 bile olmayı insana çok gören bir anlayışı buluruz.

Nereden geldik, nereye adeta sürüklenerek götürülüyor tüm insanlık, bunu kimler nasıl yapıyor? sorularının cevabını buluruz.

Ve son söz olarak şu ilahi kelam-ı kendimize sorarız “fe eyne tezhebun” (bu gidiş nereye?) Okuyana çok şey öğretecek, düşündürecek ve biraz da endişe ettirecek bir kitap, “Dijital Devlet teorisi” 

Not: Bu Makale Aynı Zamanda ASBÜ Kitap & Kütühane'de yayımlanmıştır. Katkılarından Dolayı Yazarımız Osman Kayaer'e teşekkür ederiz.

Hertaraf Haber - Kültür Sanat Servisi

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş