metrika yandex
  • $44.29
  • 50.7
  • GA50500

Haberler / Dünya

Almanya, İsrail nükleer projesini gizlice nasıl finanse etti?

16.03.2026

Haaretz’den Uri Bar-Yosef, İsrail’in nükleer projesiyle ilgili şimdiye kadar gün yüzüne çıkmamış detayları kaleme aldı.

Makaleye göre İsrail nükleer projesinin ana finansörü, gizli bir kredi aracılığıyla Batı Almanya hükümetiydi. Bu çerçevede 1961 ile 1973 yılları arasında İsrail'e her yıl 140 ila 160 milyon mark aktarıldığı ifade edilirken bu miktarın toplamda yaklaşık 2 milyar marka, yani günümüzün değeriyle yaklaşık 5 milyar avroya ulaştığı yazıldı. 1989 yılında kredinin geri ödenmesi için imzalanan anlaşma ise, söz konusu fonu, fiiliyatta bir hibeye dönüştürdü.

Taraflar arasındaki güvenlik ilişkilerindeki ilk sağlam temellerin 3 Temmuz 1957 tarihinde İsrail Savunma Bakanlığı'ndan Şimon Peres ile Alman Savunma Bakanı Franz Josef Strauss arasında gerçekleşen uzun ve gizli bir görüşmeyle atıldığı ifade edilen makalede, sürecin büyük bir gizlilik içerisinde yürütüldüğü şöyle anlatılıyor: “Arap ülkelerinin tepkisinden duyulan endişe nedeniyle varılan mutabakatlar kesinlikle gizli tutulmalıydı. Bu yüzden süreç; Alman hükümetinden, parlamentosundan ve Dışişleri Bakanlığından bile gizlendi.”

 

Gizli Anlaşmanın Anatomisi ve Dimona’nın Finansmanı

Makalenin öne çıkan kısımları şu şekilde:

 

Gizlilik unsuru nedeniyle, Alman hükümetinin ve parlamentosunun onayını gerektirecek resmi bir anlaşma imzalanamadı. Çeşitli paravan yollarla süreç yürütüldü. Zaman zaman süreçle ilgili sıkıntılar yaşandı. Ancak büyük kesintiler olmadan ödemeler devam etti. 1957'den itibaren inşa edilen ve Aralık 1960'taki liderler zirvesinde sağlamlaştırılan ilişkiler ağı, Eichmann davası öncesinde kopan fırtınayı hasarsız atlattı. Davanın karara bağlanmasına yakın bir dönemde, Aralık 1961'de ilk ödeme yapıldı. Alman kayıtlarına göre 1965 yılına kadar toplam 629,4 milyon mark transfer edildi: 1961'de 82 milyon, 1962'de 97,6 milyon, 1963'te 150 milyon, 1964'te 149,8 milyon ve 1965'te 150 milyon.
Şansölye Erhard'ın Adenauer'in yerini almasının ardından 1965'te basına sızan bilgiler ve iki ülke arasında yaşanan krizin ardından süreç yine devam etti. 1966 ve 1967'de İsrail her yıl 160 milyon mark aldı. Kredinin uzatıldığı 1973 yılına kadar kalan altı yılda ise, 20 milyonu spesifik hedeflere tahsis edilmek üzere yıllık 140 milyon mark verilmeye devam etti.
İsrail'in nükleer projesinin maliyeti bugüne kadar tam olarak netleşmemiş ve mahiyeti de gizemini korumuştur. Krediyi sağlayan Alman bankası, teamüllerin aksine, bugüne kadar paranın transfer amacına dair hiçbir belge yayımlamadı. Alman kalkınma kredisinin hedeflerinin bu denli gizlenmesinin, Dimona projesinin finansmanı dışında mantıklı bir açıklaması bulunmuyor.
Bu gizlilik yıllar boyunca devam etse de eski bir üst düzey Alman hükümet yetkilisi olan Hans Rühle, Dimona projesini ele aldığı iki makalesinde konuyla ilgili şüpheleri ortadan kaldıran şu notları düşmüş: "Almanya'nın İsrail'in nükleer silah kapasitesini geliştirmesine verdiği destek, Yahudi devletine varoluşsal bir güvence sağlamıştır."
Almanya, İsrail'e atfedilen nükleer kapasitenin büyük bir bölümünü finanse etme sorumluluğunu üstlenmiştir. Projenin kritik yılları olan 1961 ile 1967 arasında, Alman kredisi ve doğrudan askeri yardım, İsrail'in yıllık savunma bütçelerinin en az %20'sini karşılamıştır. Bu tesisin inşasının getirdiği mali yükün söz konusu yardım olmadan nasıl aşılabileceğini kestirmek zordur ve muhtemelen bu fonlar olmasaydı İsrail projeyi hayata geçirmeyi başaramayacaktı.
Kaynak: 

İslami Analiz/Haber Merkezi

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş