Rusya bir yandan Türkiye ile konuşurken diğer yandan Esad’a ‘elini çabuk tut’ diyor
İdlib son günlerde gerginlik had safhada. Suriye rejimi kent merkezine doğru ilerlerken Türk Silahlı Kuvvetleri de askeri sevkiyatını sürdürüyor. Güvenlik uzmanları gerginliğin zirveye çıktığı İdlib’deki son durumu değerlendirdi


Suriye rejimi kendi önceliklerini belirleyen bir takvim belirledi
İdlib’de yaşanan son gelişmeleri “Astana ve Soçi ile başladığımız sürecin son aşamasını yaşıyoruz” diyen uluslararası ilişkiler uzmanı gazeteci Galip Dalay, Rusya’nın daha önce gerginliği azaltma bölgelerinde yaşananların aynısının İdlib’de de yaşanmasını istediğini kaydetti.
Sürecin en net kaybedeninin muhalefet olduğunu aktaran Dalay, “Çünkü bu süreçlerin bir devamı olarak silahlı bir şekilde rejimi askeri olarak değiştirme ajandası gayri meşru ilan edildi. Rejim kendi önceliklerini belirleyen bir takvim belirledi. Şuan İdlib’de gördüğümüz bunun son aşamasıdır” dedi.
Sınırda 3 milyon insanın yaşaması gibi 3-4 konunun Türkiye açısından son derece önemli olduğunu ifade eden Dalay, İdlib meselesinin Türkiye’nin Suriye’de gelecekte var olabilme potansiyelini de etkilediğini söyledi.
Türkiye’nin bölgedeki askeri varlığı ve muhalifler üzerindeki nüfuzunun Ankara’nın aynı zamanda Suriye masasında pazarlık gücünü yükselttiğini dile getiren Dalay, “Türkiye’nin İdlib’de alan kaybetmesi Ankara’nın Suriye meselesinde de alan kaybettiği manasına geliyor” dedi.

Türkiye’nin askeri sevkiyatı caydırma amaçlı
Türkiye’nin mülteci dalgası ve siyasal süreçte güçlü olarak masada bulunmanın yanı sıra birkaç önceliğinin olduğunu kaydeden Dalay, “Türkiye aynı zamanda PYD/YPG veya genel itibari ile Kürtlerin siyasal süreçte anlamlı kazanımlar elde etmesini engellemek istiyordu. İdlib’de yaşananların bütün bu hedefleri tehdit eden bir işlevi var. Haliyle buda gerilimi yükseltiyor” diye konuştu.
Türkiye ve Suriye arasında azda olsa bir çatışma ihtimali olduğunu ve bölgede epey miktarda askerin bulunmasının her türlü öngörünün gerçekleştirme ihtimalini artırdığını söyleyen Dalay, devamında şunları söyledi:
“Bölgede epey miktarda askerin bulunması öngörünün gerçekleştirme ihtimalini artıyor. Ama ben hala çatışma ihtimalini düşük ihtimal görüyorum. Muhtemel Türkiye’nin asker göndermesinin ilk amacı orada sıcak çatışmadan ziyade orada caydırıcı bir etki yapmak, sıcak çatışma veya askeri opsiyona ihtiyaç duymadan arzuladığı bir yeni müzakere veya anlaşmaya bu çerçevede yapabilmektir. Rejim toprak kazanma stratejisine devam eder ve Suriye’nin yukarısına doğru ilerlerse Türkiye burada belli tercihler yapmak durumunda kalacaktır. Burada bu asker bulundurup herhangi bir zemini koruyamamakta Türkiye için maliyetli bir senaryo.”
Türkiye Kürt meselesini Suriye’ye ihraç etmiş durumda
Türkiye ve Rusya arasında Suriye sınırında bir tampon bölgesi anlaşmasının ihtimalinden söz eden Dalay, bunun Türkiye açısından sürdürülebilir olmadığını aktardı.
Ankara’nın Suriye’de daha uzun soluklu ve sürdürülebilir politika için çalışması gerektiğini ifade ede Dalay, “Bu konuda Türkiye’nin sadece İdlib bağlamında bir perpektif ortaya koyması gerekmiyor, aynı zamanda Kürt meselesi konusunda da bir perspektif ortaya koymalı. Çünkü Türkiye Kürt meselesini büyük oranda Suriye’ye ihraç etmiş durumda. Kürt sorunu Türkiye’nin güvenlikçi perspektifi nedeniyle Aşil topuğunu oluşturuyor. Türkiye’nin Suriye’de anlamlı bir politika geliştirmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.
Kaynak: İndependent Türkçe - Abdulhakim Günaydın
Yorumlar
0