metrika yandex

Haberler / Sivil Toplum

Ramazan Pişkin Olayında Son Gelişme

26.05.2020

 

Diyarbakır Ulu Camii’nde maddi-manevi hiçbir karşılık beklemeksizin hem Ulu Camii’nin tarihi güzelliklerini hem de İslam’ın kaidelerini orada bulunan insanlara yönelik ifade eden Ramazan Pişkin;

2016 yılında bir bayanı, Camii adabı kurallarına aykırı bir şekilde Camii’ye girerken görmüş ve görevlilerin bayanı ikaz etmemesi üzerine kendisinin;

İl Müftülüğü tarafından Camii avlusuna asılan edep ve adap kurallarını ifade etmesi dolayısıyla, hakkında soruşturma başlatılarak gözaltına alınmış, Diyarbakır 13’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açılmış, iş bu dava; kendisinin Şizofren olduğuna kanaat getirilerek bir Psikiyatri Hastanesinde tedavi edilmesi şartıyla yaklaşık bir buçuk yıl önce sonuçlanmıştır.

Ramazan Pişkin, hakkında verilen mahkumiyet kararına itiraz etmiş, ama Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi, yerel mahkemenin kararını onaylamış, dolayısıyla Ramazan Pişkin, polisler tarafından alınarak şu anda ekranda gördüğünüz Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi’nde yer alan Psikiyatri Bölümü’ne yatırılmış, yaklaşık iki haftadır akli dengesi yerinde olmayan insanlarla aynı bölümde kalmaya maruz bırakılmıştır.

Diyarbakır 13.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 6 Şubat 2018 tarihinde vermiş olduğu gerekçeli kararında şu ifadeler yer almaktadır:

‘Ramazan Pişkin’in müştekinin yanına gelerek ‘burada böyle dolaşamazsınız, tahrik ediyorsunuz, insanları yoldan çıkarıyorsunuz’ şeklinde sözler söylediği,

Sanığın yani Ramazan Pişkin’in alınan savunmasında:

Belirtilen sözleri cami avlusunda o şekilde dolaşılmayacağı için söylediğini, örtü verelim başınızı örtün, etek vereyim giyin dediğini belirttiği, ifade edilmiştir.

Yine Sanığın alınan savunmasında:

Ben 4 yıldır Ulu Camii avlusunda insanları hem ilim hem de fen bilimleri anlamında bilinçlendiriyorum, o gün müşteki gayri ahlaki olarak çok ince giyinmişti, müşteki mini etekliydi, ben de dinimin emri gereği ve Ulu Camii’nin dışında asılı müftülüğün yazısı gereğince müştekiyi uyardım, müştekiye, camiye gelenleri tahrik ediyorsunuz dedim,

Şeklinde ifadeler yer almasına rağmen, dört yıl boyunca, bu zamana kadar hiçbir şekilde taciz vakıası görülmemiş olması ve Ramazan Pişkin’in, Müftülüğün ilgili yazısı dolayısıyla müştekiyi uyardığını söylemesine rağmen, Mahkeme nasıl cinsel taciz amacının varlığından söz edebilmiştir?

Suçun unsurları vardır, manevi unsuru vardır, saik ve kasıt unsurları vardır. Suça konu fiilde bu unsurların olup olmadığının gözetilmesi gerekmektedir.

Dört yıl boyunca hiçbir vukuatı olmayan ve orada yaşayan insanların güvenini kazanmış bir adamın cinsel taciz işleme kastı ve cinsel taciz işleme saiki ile hareket etmesi ne kadar normaldir ve ne kadar doğal olabilir ?

Vandalizm, savaş kışkırtıcılığı, şiddet, nefret, toplumda infial uyandırma ve kin dolu bir söylem amacı taşımaksızın, rencide edici bir üsluba ve hakarete varmaksızın, toplumun herhangi bir kesimini aşağılamaksızın nev’i şahsına münhasır bir şekilde insanlara doğru bildiklerini doğru bir şekilde ifade eden Ramazan Pişkin için nasıl deli ve Şizofren teşhisi koyulabilmiş, nasıl cinsel taciz kastı olduğuna dair kanaat getirilebilmiştir?

İnandığı dinin gerektirdiği şekilde yaşamak isteyen ve bu aziz dinin herhangi bir rüknünü ifade etmek isteyen, tebliğ etmek ve anlatmak isteyen her Müslüman, an itibariyle Şizofren ve deli olabilme potansiyelindedir ve töhmet altındadır.

Sonuç olarak yapılması gerekenler şunlardır:

Akıl Hastalarına Özgü Güvenlik Tedbirleri başlıklı Türk Ceza kanununun 57.maddesinin 2.fıkrası aynen şu şekildedir:

TCK Madde 57:

Hakkında güvenlik tedbirine hükmedilmiş olan akıl hastası, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca düzenlenen raporda toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalktığının veya önemli ölçüde azaldığının belirtilmesi üzerine mahkeme veya hakim kararıyla serbest bırakılabilir.

Dicle Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanlığı’na bağlı sağlık kurulu derhal Ramazan Pişkin hakkında toplum açısından herhangi bir tehlikeli durumunun olmadığı yönünde kanaat getirmeli ve ilgili mahkeme kişiyi serbest bırakmalıdır.

Eğer ki infaz gerektiren bir duruma geçilirse kişi hakkında yeniden yargılama talebi ile birlikte tutuksuz bir şekilde yargılama süreci işletilmelidir.

Son olarak, 26 Mayıs 2020 tarihinde İstanbul’dan Elazığ’a hareket ederek Ramazan Pişkin ile görüşebilme sürecinde neler yaşadığımızı ifade edelim:

Elazığ’a giriş yapıldığı anda doğruca Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi bünyesinde yer alan Yüksek Güvenlikli Adli Psikiyatri Hastanesi’nde yatan Ramazan Pişkin ile görüşebilmek için ilk önce hastane yönetimine başvurulmuştur. Hastane yönetimi ilk başta ‘ziyaret edilebilir’ şeklinde karşılık vermiştir. Ramazan Pişkin’in bulunduğu bölüme geçilmiş ve ziyaret için hazırlık yapılırken süreç beklemeye alınmıştır. Bu bekleme uzun sürünce Yüksek Güvenlikli Adli Psikiyatri Hastanesi’nde nöbetçi Doktor Hanım bizlere Corona sebebi ile görüşme yapamayacağımızı belirtmiştir. Sonrasında Başhekim yardımcısına ve Başhekime ulaşılmış, bu kişiler de konuyu sürümcemede bırakarak bizlere dönüş yapmamıştır. Daha sonra hastane güvenliği bizlere şifahen, Ramazan Pişkin ile görüşülebilmesi için Valilik onayı gerekmektedir şeklinde açıklamada bulunulmuştur. Bu süreç bize, hiyerarşik oligarşi ve bürokrasinin nasıl engellemeler yapabileceğini göstermiştir. Dolayısıyla şahsi anlamda bir video çekimi yapılmış ve medya – basın bilgilendirilmiştir.

Daha sonra bizlere, Ramazan Pişkin ile görüşülmesinin Valilik kararı ile yasaklandığı ifade edilmiştir. Bunun üzerinde hastane yönetimine yazılı görüşme – ziyaret talebinde bulunulmuş ancak bu talep idari birim tarafından imzadan imtina edilerek sonuçlanmıştır.

Yaklaşık 5 - 6 saatlik bir hukuk mücadelesi verilmiş olmasına rağmen Ramazan Pişkin ile şifahen görüşülememiştir.

Biz, Müslüman Avukatlar olarak diyoruz ki:

İnsan hakları aktivistleri, avukatlar, her türlü hak savunuculuğu yapan Dernek, vakıf ve sendikalar ve özellikle de basın,

Derhal bu konuya sahip çıkmalı, bilinç ve gündem oluşturmalı,

Hiçbir şey yapamıyorsa ahlakı ve duruşuyla bize ayrı bir Bayram yaşatan Ramazan abimizi ziyaret etmeli ve yanında olduğunu göstermelidir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur !

Av. Ebubekir Esad Baş • Av. Abdülkadir Topal • Stj. Av. Ömer Faruk Özcan

Yorum Ekle
Yorumlar (1)
Ramazan Karapınar

27.05.2020

S.A Öncelilkle kullandığınız Müslüman Avukat kelimeinden dolayı anlınızdan öpüyorum.Biz Müslümanlarız. Başka bir isme ihtiyacımız yok. İkincisi Ramazan kardeşimizin özgürlüğü için her türlü mücadelenin yolunu açmak için ne gerekiyorsa yapalım can ve malımız feda olsun bir Müslüman yolunda.Bu zalimler kim olursa olsun, aynı mihrakın,şeytan ve dostlarının açmış olduğu bir savaştır.Allah ın dediği gibi \".....siz istemesenizde savaş size farz kılınmıştır..\" bunlarla her türlü mücadele yoluna girilmez ise yakın zamanda helalerimizide ellerimzden alırlar.Bu duruma da hiç şaşrmamak gerekir.