metrika yandex

Haberler / Sağlık

KORONA DÖNEMİNDE DEĞİŞEN PSİKOLOJİMİZ-AHMET TAŞ

27.10.2020

Mart ayından bu yana ülkemizde korona salgını devam ediyor. Önce 65 yaş üstü sonra 20 yaş altına getirilen sokağa çıkma yasağı salgından korunmak için getirilen ilk tedbirlerden idi.

Daha sonra şehirlerarası seyahate getirilen sınırlamalar, iş, eğlence, düğün nişan yerlerinin kapatılması, asker uğurlamaya getirilen kısıtlamalar yeni tedbirler olarak gündeme geldi. Camilere, cuma namazı, bayram namazı ve cemaatle kılınan vakit namazlarına getirilen sınırlamalar da devreye konan koruyucu tedbirler olarak uygulandı.

Virüsün yayılma hızının azalması ve vatandaşların virüsten korunma için tavsiye edilen ve cezayı işlemede tabi olan kararlara uymaya gösterdiği olumlu yaklaşım üzerine alınan sıkı tedbirlerin bir kısmı esnetildi.

Yayılma hızının azalması, yeni hasta olan ve ölüm oranlarında ki azalma ne yazık ki alınan tedbirlerin es geçilmesine, çarşı Pazar, eğlence mekanları ve kalabalık yerlerde maske mesafe ve temizlik kurallarına uyulmamasına sebep oldu. Özellikle yaz mevsiminde Anadolu'daki köy ve kasabasına giden insanların yeniden şehre dönmeleri ve kuralları dikkate almamaları ile virüsün yayılması başta İstanbul olmak üzere kentlerde yeniden tehlikeli bir biçimde artmaya başladı. Bunun karşılığında devlet vali ve belediye başkanlarını da devreye koyarak tüm ülke çapında yeniden ve sıkı denetimler ve cezai uygulamaları başlattı. Daha da ilerisi kurallara uymayıp virüsün yayılmasına sebep olanlar hakkında davalar açılmaya başlandı.

Korona sürecinde insanımızı ve toplum hayatımızı korumaya yönelik bu tedbirler uygulanırken sık sık dile getirilen evden çıkma evde kal, kimseyle görüşme, kalabalıklardan uzak dur yoksa hasta olursun, ölürsün uyarıları ve istisnasız her gün Türkiye'de ve dünyada koronaya yakalanan ve ölen insan sayılarının yayınlanması insanımızın önemli bir bölümü üzerinde korku ve yalnızlık psikolojisine sebep oldu.

Telefonla da olsa kimse ile görüşmeme, kimseyi arayıp sormama, 2 metre mesafeden uzak da olsa kimseye yaklaşmama, varsa üyesi olduğu vakıf, dernek ve sendikaya uğramama, onlara karşı sorumluluğunu (Aidat, hayır, dua) askıya alıp, evinde bağında inzivaya çekilip yalnızlık içinde hayat sürme marifetmiş gibi yaşamaya başladı. Bu durumdaki insan sayımız ne yazık ki azımsanmayacak bir miktara ulaşmış bulunuyor.

Sanki hükümetin, sivil kurumların ve konunun uzmanlarının hayattan kopma korkusuna yakalanmış bu insanlarımızı rehabilite edecek tedbirleri uygulamaya koyması gerekiyor. Bunun insanımızı korona’dan koruma tedbirleri kadar önemli olduğunu düşünüyor, bu konu es geçilmemeli diyor bu süreçte hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, hastalarımıza acil şifalar diliyorum. Ömrü verende alanda Allah’tır. Kimse ecelinden önce ölmez, bahanesiz de ölüm olmaz. Dünya ahiretin tarlasıdır, evden çıkmayarak, insanlara karşı sorumluğunu yerine getirmeyerek de ahirete azık hazırlanmaz. Allah da, peygamber de bunu söylüyor.

Selam ve dua ile

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş