Mehr News Agency'dan Tercüme
Hazırlayan: İlhan Bozkır-Hertaraf Haber
İran'ın BM temsilcisi, ülkesinin Suriye'deki tekfirci teröristlere ve Irak'taki İsrail bağlantılı İran karşıtı terör gruplarına ait tesisleri hedef alan son terörle mücadele operasyonlarını savundu.
İran'ın Birleşmiş Milletler nezdindeki daimi temsilcisi Amir Saeed Iravani bu açıklamayı Salı günü dünya güvenlik konseyine gönderdiği bir mektupta yaptı.
Mektupta diplomat, operasyonların İslam Cumhuriyeti'nin "uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Şartı uyarınca doğuştan gelen meşru müdafaa hakkı" doğrultusunda gerçekleştirildiğini söyledi.
"Operasyonlar gerekli ve orantılıydı, tam olarak terörist grupların üslerini hedef alıyordu ve İran'ın uluslararası yükümlülüklerine, özellikle de uluslararası insancıl hukuka tamamen saygılıydı" diye ekledi.
Mektupta, "İran, uluslararası hukuk tarafından tanındığı üzere, egemenliğini, ulusal güvenliğini ve vatandaşlarını her türlü tehdit ve saldırıya karşı koruma konusundaki doğal haklarını yinelemektedir" denildi.
Bu arada mektupta İran'ın Irak ve Suriye'nin ulusal egemenliğine, bağımsızlığına, birliğine ve toprak bütünlüğüne tam saygı gösterme konusundaki "sarsılmaz kararlılığının" altı çizildi.
Bir gün önce İran Devrim Muhafızları Ordusu Suriye'de IŞİD ve Heyet Tahrir El Şam tekfiri terör örgütlerine ait tesislere balistik füze saldırısı düzenlemişti.
IŞİD, 3 Ocak'ta İran'ın güneydoğusundaki Kerman kentinde İran'ın en üst düzey terörle mücadele komutanı Korgeneral Kasım Süleymani için düzenlenen anma töreninde yaklaşık 100 kişinin ölümüne ve çok sayıda kişinin yaralanmasına neden olan iki patlamanın sorumluluğunu üstlenmişti.
Pazartesi günü eş zamanlı bir operasyonla İran Devrim Muhafızları, Kuzey Irak Kürdistan Bölgesi'nin başkenti Erbil'de İsrail rejimi ile bağlantılı İran karşıtı terörist gruplar tarafından kullanılan bir casusluk birimini vurdu.
İran Dışişleri Bakanlığı Salı günü yaptığı ayrı bir açıklamada DMO saldırılarının Kerman'daki ölümcül terör saldırılarının ardından İran'ın güvenliğini ihlal edenlere karşı "adil cezalandırmanın" bir parçası olduğunu söyledi.
"İslam Cumhuriyeti her zaman bölgede barış, istikrar ve güvenliği desteklemiş ve diğer ülkelerin egemenliğine saygı duymuştur. Bununla birlikte Tahran, ulusal güvenliğine yönelik tüm tehdit kaynaklarını caydırmak, vatandaşlarını savunmak ve suçluları cezalandırmak için meşru ve yasal hakkını kullanmaktan çekinmeyecektir" dedi.
Mısır Darbesi ve Şehitler Unutulmadı
13.07.2026
PARANIN DİNİ İMANI YOK MU?|YUSUF YAVUZYILMAZ
14.07.2026
Hayır ve Şer|Mukaddes Özkan
21.06.2026
İlkel “komünal” toplum|Vahdettin İnce
21.06.2026
Amerika Kaybetti / Mehmet Taşdöğen
26.06.2026
Fetö'nün Çaldığı En Değerli Şey AHMET GÜRBÜZ 13.07.2026
AMERİKA, NATO VE TÜRKİYE YUSUF YAVUZYILMAZ 11.07.2026
İnsan, Ahlak ve Siyaset YUSUF YAVUZYILMAZ 21.06.2026
BOSNA GÜNLÜKLERİ - 7 ÜSTÜN BOL 19.06.2026
Kemal Tahir: Yerli Romanın Büyük Ustası Onur TAN 30.06.2026