metrika yandex
  • $44.73
  • 51.42
  • GA51500

Haberler / Dünya

El Ezher Şeyhi Şia Hakkında Konuştu

29.01.2024 08:15• Son Güncelleme: 29.01.2024 08:15

 

El-Ezher Üniversitesi Rektörü Şeyh Ahmet El Tayyib, Nil Tv ile gerçekleşen röportajında muhabir'in yönlendirme ve kasıtlı sorularına rağmen doğru ve itidalli cevaplar vererek muhabiri şaşkına çevirdi.

Mısır El-Ezher Üniversitesi Rektörü Şeyh Ahmed El-Tayyib, Mısır'daki "Nil" adlı kanal ile röportajında şöyle dedi:

"Şia, İslam mezheplerinden biridir ve Ehl-i Sünnet mezhebinin takipçilerinin de dört Ehl-i Sünnet mezhebinden birini seçtiği gibi, Şia mezhebini şeçmesinde herhangi bir sakınca yoktur."

El-Ezher Üniversitesi Rektörü "Nil" kanalı ile röportajında ayrıca Şia ve Ehli Sünnet Mezhepleri hakkında görüşlerini dile getirerek aşağıdaki hususlara değindi:

Muhabir: Sizce Şia mezhebi'nin inançlarında herhangi bir sıkıntı yok mudur?

Şeyh: Hayır, ne sakıncası olabilir, Şeyh Şaltut, 50 yıl önce "Şia'nın İslam'ın beşinci mezhebi ve diğer mezhepler gibidir." demişti.

Muhabir: Evlatlarımız, Şia mezhebine yöneliyorlar, bizim ne yapmamız gerekiyor, nasıl önlemler almalıyız?

Şeyh: Olsunlar, biz bir şahıs, Hanefi mezhebinden Maliki mezhebine geçtiğinde onu eleştiriyor muyuz? İşte onlar da dördüncü mezhepten beşinci bir mezhebe geçmişlerdir?

Muhabir: Şialar bizimle yakınlaşmakta ve akraba olmaktadırlar. Çocuklarımızla evleniyorlar.

Şeyh: Ne sakıncası olabilir ki? Mezhepler arasında evlilik serbesttir.

Muhabir: Şia'ların Kur'an'ının, bizim Kur'anımızdan farklı olduğu söyleniyor?

Şeyh: Bu sözler hurafe ve mesnetsizdir. Şia'ların Kur'an'ı ile bizimki arasında hiçbir fark olmadığı gibi, hat ve yazım farklılığı da yoktur.

Muhabir: (Arabistan'da) 23 din alimi, Şia'nın kafir ve rafizi olduğuna dair fetva vermişlerdir.

Şeyh: Dünya Müslümanları için Mısır El-Ezher Üniversitesi fetva verme yetkisine sahiptir ve onların vermiş olduğu fetvanın bir geçerliliği yoktur.

Muhabir: Peki Şia ve Sünniler arasındaki ihtilaflar hakkında ne düşünüyorsunuz?

Şeyh: Söz konusu ihtilaflar, dış siyasete bağlı ve Şia ve Sünni arasında ihtilaf çıkarmak istediklerinden ötürü kaynaklanmaktadır.

Muhabir: Size çok ciddi bir sorum var. Ebubekir ve Ömer'i kabul etmeyen Şiaların nasıl Müslüman olduğunu söyleyebilirsiniz?

Şeyh: Evet kabul etmiyorlar; ama Ebubekir ve Ömer'in hilafetlerini kabul etmek, İslam dininin şartlarından mıdır? Ebubekir ve Ömer'in hikayesi tarihi bir hikayedir ve inanç esasları tarih hikayeleri ile oluşmaz.

Muhabir: Şialar İmanlarının 1000 yıldan fazla süredir yaşadığına inanıyorlar.

Şeyh: Evet mümkündür, neden olmasın? Ama biz onlar gibi düşünmek zorunda değiliz.

Muhabir: Acaba 8 yaşındaki bir çocuğun imam olması mümkündür? Şialar 8 yaşında bir çocuğun imam olduğuna inanıyorlar.

Şeyh: Beşikteki bir bebeğin Peygamber olması mümkünse; 8 yaşındaki bir çocuğun İmam olması şaşırtıcı değildir. Biz, onların bu inancını kabul etmesekte, böyle bir inanç onların müslümanlığına herhangi bir halel getirmez, onlar müslümandırlar.

Mısır El-Ezher Üniversitesi, Ehl-i Sünnet dünyasında önemli bir fetva makamı ve en etkili dini otoritedir. 

29.01.2024 Tevhid Haber

Yorum Ekle
Yorumlar (3)
Ankaralı Yusuf | 30.01.2024 19:43
İslâm dünyası, bu fitne fucur yuvası ahlaksızlar eliyle Müslümanlar arasına fitne sokula sokula bugünlere gelindi. İslâm'da zaten mezhep yoktur. Kur'an'da ve Peygamber a.s.v.'in hayatında mezhepçilik yoktur. Zaten mezhep, din alimlerinin herhangi bir sorun ve konu hakkında görüşleri ve gösterdikleri yoldur. Ben Hanefi mezhebinden olmama rağmen, mesela öğlen ve ikindi namazlarını, akşam ve yatsı namazlarını mücbir sebepler olduğu zaman, Şafi mezhebine göre cem edebiliyorum. Bu konuda ayrımcılık ve bölücülük yapmak, Müslüman'ın şiarına yakışmaz.
Ahmet ÇELİK | 30.01.2024 08:22
Şeyh Ahmed el Tayyip ne söylemiş ise yani muhabire yapmış olduğu röportajının altına imzamı atıyorum. Ve de katılıyorum.Ferasetli bir açıklama nokta
Âlî Muhammed | 30.01.2024 07:52
Helak olsun Şeyh Ahmet El Tayyib'e. Ve örnek olsun âlimim diye geçinenlere. Müslümanlar eğer dünyaya hakim olmak ve Siyonistlerin hakimiyeti ve zulmüne son vermek istiyorlarsa ilk şart vahdet içersinde birlik ve beraberlik sağlamalarıdır. Müslümanların arasında fitne ve ayrımcılık yapanlar büyük vebal ve günah içinde boğuluyorlar. İnşaAllah bir gün hep birlikte Allah'ın ipine sayılırız.