metrika yandex

Memurun Evi ve Ülkenin Ekmek Davası

23.04.2020
Güven AKINCI

La Cassa de Papel’i izleyenler bilir, Arthur’cuk var darphane müdürü karakterine can veriyor. 
 
Fena halde Arthurcuğa benzettiğim bir Saray karakteri var. Arthurcuk gibi oraya buraya sıçrıyor. Bazen arıyor kontrolünde olan medyayı “günaşırı adama sözcü falan demeyin, de facto sözcü benim” diyerek Saray’ın bir başka memurunu öteliyor, bazen uluslararası medyaya mektuplar yazıyor, haber kanallarının kameralarını kendine fokuslatıyor bazen de..Dur(a)muyor!!
 
Geçenlerde bu zat-ı muhterem’in İstanbul’daki evini fotoğraflamışlar. Çok maaşlı türbanlı muhterem eşi başta olmak üzere herkes ayıpladı. Ayıp tabii ki. İnsanların çocuklarıyla beraber yaşadığı evin fotoğrafını çekmek ne? Mahremiyetin ihlalidir bu. Kınıyorum!!
 
Daaa! 
 
Hatırlar mısınız? Bu ülkede ana muhalefet partisi liderinin kızının da evini fotoğraflamışlardı. Ataşehir’deki mütevazi bir apartman dairesini ederinin üzerinde fiyatlamıştı da iktidar medyası. “Milyonlarca lira edecek bu daireyi nasıl aldın eyy Kemal Kılıçtaroğluuuu” diye ünlemişlerdi. O şer odaklarına karşı Kemal bey edebine yakışır bir üslupla “kızım taksitle aldı o daireyi. Hem de yazdığınızın çok altında fiyata. 2 odalı bir daire. Bırakın milyonları da verin söylediğiniz fiyatın beşte birini size devredelim” demişti. 
 
Ve Kemal bey’in kızına ait tek daireye çökmüştü o haramiler. Hatırlamış olmalısınız!!
 
Ülkenin ikinci büyük siyasal partisinin lideri ve O’nun ailesinin maruz kaldığı bu mahremiyet ihlaline  hiç ses etmeyip, Saray’daki bir memurun İstanbul’un göbeğindeki müstakil evini haberleştirenlere karşı terör savcılığının harekete geçmesi bu dönemin normali. Evet!!
 
Yalnız dikkatimizden kaçmayan bir noktayı da vurgulayalım. Sağda solda AKP’den rahatsız, vicdanını kaybetmemiş çokça islamcı var. Ki bunların kahir ekseriyeti ne yapılan zulmü onaylıyor ne de direkt “bu zulümdür” diyemiyorlar. 
 
Özel alanlarında inanılmaz iktidar eleştirisi yaparken ( bizzat dinlediğim Saray kurul üyeleri, başkanları, bürokrat ve milletvekilleri var bunların arasında) kamusal alana çıktıklarında üç maymunu oynuyorlar. Mesela islamcı kesim içinde saygın bir hukukçu olarak bilinmiş yaşını başını almış, “muhalefet ettiğini incitmeden akp muhaleti” de yapan bir abimiz sosyal medya hesabından şöyle şeyler yazdı. “evin fotoğrafını çeken şerefsizdir namussuzdur”. Sanki Saray memuruna “olum bak sizi eleştirir gibi yapıyoruz arada, ama gerektiğinde karşıya nasıl da hoyratça galiz sözlerle dalıyoruz” demek istiyordu. İyi de be adam, bir seçim arifesinde Kemal Kılıçtaroğlu’na reva görülen benzer muammeleye, bu tepkinin yüzde birini verdin mi ki?
 
Dindar bireyin kutsalı bellidir ve sabittir. Ama dincinin kutsalı değişkendir. Dinci, güç parametrelerine göre kutsiyet geliştirir ve buna da dinden zorlama yorumlar üretir. Dindar ile dincinin en sarih nüansı bu noktadır.
 
Ataşehir’deki daire mağduriyetini hatırlatmış olsanız bile; Türkiye’deki muhafazakâr milliyetçi ve dinci perspektif buradaki çifte standardı görmeyecek, adaletin semtine uğramayacak ve omurgasız nice gözönü adamına(!), kıymet vermeye devam edecektir.. 
 
AŞINIZA EKMEĞİNİZE TAŞ KOYANLAR
 
- Bu ülkeye ekmek lazımsa onu da biz getiririz..
 
- Ekmek-Kuran çarpsın mı?
 
- Uzatma!! Ekmeğimizle de oynama!
 
- Emeksiz ekmek olmaz diyor ama dininiz!
 
- Ekmek el’den su gölden bizim felsefemiz, dinimiz ise Ekmek teknemiz
 
- Yüz karası değil toprak karası, böyle kazanılır Ekmek parası
 
- Uzatma, Ekmek aslanın ağzında
 
- Ekmekle beslenecek kadar düşmüş aslandan kral olmaz
 
- Ekmeğini veriyorummm Nankööörrrr
 
.....
 
Ahmet Arif rahmetli, “ onlar engerekler ve çıyanlardır/ aşınıza ekmeğinize taş koyanlardır” derken dönemin kompradorlarını, güç sarhoşlarını mı kast etti acaba?
 
Bilmiyoruz, Usta öleli çok oldu...
 
Ama bütün manüplatif çarpıtılmış tarih bilincimiz ile biliyoruz ki; tarih unutmaz ve affetmez! 
 
Nasıl ki -çarpıtılmış bile olsa- 
 
“Bu cehape ekmeği karneyle verdiii” nasıl ki 
 
“Camiilerimizi ahır yaptılar” nasıl ki
 
“Kuranı yasaklayıp, Allah diyeni hapse attılar” gibi
 
İnsanların ölüm korkusuyla evlere tıkılıp, salgından dolayı ekmeğe muhtaç hale geldikleri şu günlerde sırf muhalefet prim yapmasın diye “Ekmek dağıtmayı yasaklamayı” tarih binlerce yıl bu toprakların belleğinden silemeyecek...
 
Hayırlı bir Ramazan Ayı dilerim ülkemize...
Yorum Ekle
Yorumlar (2)
Serkan

24.04.2020

Ataşehir\' de mütevazi bir apartman! O apartman boştu,içinde aile yoktu henüz! O apartman kimden ne karşılığında satın alındığı ile ilgiliydi! Haberin içinde yalan da yoktu! Muhalefet Partilerinden birinde aday olmaya yol açıyorsun kendinize! \"Bu cehape ekmeği karneyle verdiii” , “Camiilerimizi ahır yaptılar”, “Kuranı yasaklayıp, Allah diyeni hapse attılar” \" diyorsunuz. Bunları yapmadılar mı? Ezanı da Türkçeye çevirmediler mi? CHP bunları kabul edip savunamadığı bir süreçte CHP\' nin Avukatlığını yapmanızı kınıyorum.
y.karan

24.04.2020

Sayın Yazar;geçmişteki yazdığınız gazetelere baktığımda,bu gazetelerde yazan biri nasıl bu kadar savrulabiliyor.Lafı uzatmadan Leyla şahin salt AKP\'de M.vekili olmasından dolayı lince tabi tutuyorsunuz,CHP, HDP, İP\' te olsaydı bu linç olmazdı. Yaptığınız sadece AKP düşmanlığı! bu kin bu nefretin arkasında ne var acep? İmani kaynaklı olsaydı İslam düşmanı partilere olurdu. Kısacası; Siz, motivasyona uğrayarak hepimizi utandırdın! Leyla hanım için söylediklerinizi bende aynısını size söylemek isterim: \"Yüzümüzü yere düşürdün! Bunu niye yaptın ki? Soylu bir başlangıç böyle mi bitmeliydi?\"