( ALİ ŞERİATİ'NİN ŞEHADET YILDÖNÜMÜ VESİLESİYLE )
Ali Şeriati fikriyatımızda bir kaçak yolcu, bir korsan tebliğcidir
Türkiye’de dini yayın evleri 1950’li yıllarda NATO’nun yeşil kuşak projesi çerçevesinde Arap ve İslam dünyasından tercümelere başlar. Mısır’dan başta Seyyit Kutup ve Pakistan’dan Mevdudi’nin kitapları Türkçeye aktarılır. Bu yayınlarda özellikle 80 sonrası patlama yaşanır. Devrimin ardından sürece İran’dan Mutahhari ve Ali Şeriati’nin eserleri eşlik etmiştir.
Ancak Şeriati’nin gerek Mutahhari ve gerekse Mevdudi ve Kutup’tan çok farklı olduğu açıktır. Mutahhari, Mevdudi ve Kutup’un Şii versiyonu gibidir. Şeriati bunlardan tamamen farklıdır. Zaten Şeriati’nin eserlerinin bu sürece dâhil olması da bilinçli bir tercihle olmamıştır. Mutahhari tercümeleri, Şii propagandayken Seyyit Kutup ve Mevdudi Selefi propagandanın eseridir.

Şeriati’nin kitapları bu tercüme kervanına istenmeden dâhil olmuştur. Tercüme otobüsünde kaçak yolcudur. Dolayısıyla okurlarının bu kadar farklı çevrelerden olması tesadüf değildir. 2000’li yıllara girerken liberalleşen eski radikal İslamcılar çeşitli ortamlarda kendilerini rahatsız eden konuşmalara “korsan tebliğ” demeyi çok sevmişlerdi. Ali Şeriati kitapları da aslında bir korsan tebliğdi.
O tercüme faaliyetlerinin maksadının dışındaydı. Nitekim bugünden geriye, o günlerden ne kaldığına bakıldığında bu durum açıkça görülmektedir. Bunlar (her zaman yaptığımız gibi) açıkça konuşulmasa da Mutahhari’lerin, Kutup’ların, Mevdudi’lerin ne kendi ülkelerinde ne de Türkiye’de okuru kalmıştır. Ancak Şeriati 44 yıllık fırtınalı hayatına sığdırdığı coşkulu kitaplarıyla hala tartışılmaktadır.
Eserleri en azından bir döneme dünya çapında tanıklık etmektedir. Batıda bile entelektüeller tarafından hakkında saygıyla söz edilmektedir. Etnik – mezhepsel kavgalara çekilememektedir. Şeriati’nin mezarı Suriye’dedir. Onun neden Suriye’de defnedildiği bile yakın tarihimizde bölgede olanlara nasıl bakılması gerektiğine ilişkin fikir vermektedir.
Mısır Darbesi ve Şehitler Unutulmadı
13.07.2026
PARANIN DİNİ İMANI YOK MU?|YUSUF YAVUZYILMAZ
14.07.2026
Hayır ve Şer|Mukaddes Özkan
21.06.2026
İlkel “komünal” toplum|Vahdettin İnce
21.06.2026
Amerika Kaybetti / Mehmet Taşdöğen
26.06.2026
Fetö'nün Çaldığı En Değerli Şey AHMET GÜRBÜZ 13.07.2026
AMERİKA, NATO VE TÜRKİYE YUSUF YAVUZYILMAZ 11.07.2026
İnsan, Ahlak ve Siyaset YUSUF YAVUZYILMAZ 21.06.2026
BOSNA GÜNLÜKLERİ - 7 ÜSTÜN BOL 19.06.2026
Kemal Tahir: Yerli Romanın Büyük Ustası Onur TAN 30.06.2026