metrika yandex

zenginlik için gavurun aklı “tasarruf et” der islamın aklı ne der?

Mustafa AKMEŞE

29.07.2022

çağdaş bilim aklı
tesadüf diye bir şey yoktur der,
doğrudur. doğrudur da bu varlıklar alemini bir büyük patlamayla
tesadüfen
oluştuğunu söyleyecek kadar da kendini inkar eder...

o zaman şöyle diyelim;
sadece kişinin hesap edemediği, öngöremediği sonuçlar vardır.
hayatta kesin olacak dediğimiz
ne kadar az şey var öyle değil mi?
bunun için işte insanlık olarak “olasılık” diye bir bilim dalı icat ettik…
çünkü sebeplerini bilmediğimiz şeylerin sonuçlarını da bilemiyoruz…
yani diyorum ki arkadaşım
algıladıklarımız sınırlı algılanıyor ve
algıladığımız kadarlık
bir dünya, inanç, sistem, ekonomi vs inşaa ediyoruz...

bir başka deyişle
algılarımız “gerçeklik”lerimizi belirliyor.
yani “göz, kulak, dil, burun, ten dediğimiz duyu organlarımız
çevreden alınan uyarıları
sinir uçları yani nöronlar ile beynimize iletiyor ve zihnimizi oluşturuyor.

aile, eğitim, mahalle işte bilirsiniz çevresel şartlar
bu gerçekliğin en önemli km taşlarıdır.
gerçekliği tasarlayan ve bize bunu inandıran rol modellerdir.
hani azizi kitap;
atalarına körü körüne uyanlara
“ya atalarınız hiçbir şey bilmeyenlerse!”
diyor ya! ah ki ah!
veya çağırdıklarında peşi sıra gittiğimiz o büyük büyük zatlar var ya
hani ismi başına sonuna prof, ks, rh, hz falan bolca eklediklerimiz
“din gününde”
“valla ben de yanılmışım yapacak bi şey yok” derse…

kuran’ın tarif ettiği ve tanıttığı Allah tasavvurunu değil de
sığ bir aklın yani bölen parçalayan bir aklın inandığı Allah tasavvuru
insanın kendisinin icat ettiği bir tanrı tasavvuru oluverir ki…

of ki of!

veya bilimin sadece gördüğüne inanırım anlayışına biat edenler
görmediklerini inkar ederken, gördükleri gün gün çoğaldığı bilinirken
arsız ve utanmaz bir şekilde inatla algılayamadığımızı inkar ederiz diyorlar…
daha can sıkıtısı bu algıya mahkum olan kalabalıklar
“kaldırılınca yattıkları yerden”
yani mezardan dirilince diyorum
“yeniden parmak uçlarına varıncaya kadar hem de yaratılınca”
“bizi yattığımız yerden uyandıran ne” dediklerinde
dönüşü var mıdır bu aldanışın?

kastım biliyorum dost.
valla ben de kasılıyorum…

o zaman şöyle buyrun lütfen;
gerçek yani hakikat
bizden bağımsız
etrafımızda algılarımızın fark ettiği ve etmediği her şeydir.
fakat
gerçeklik dediğimiz şeyler beynimizin yorumladığı kadardır...
beynin yorumladığı yani algılarımızla yorumladığı
yani 5 duyu organımızla yorumladığı diyorum ne kadarsa o kadar gerçekliktir...

“gerçeklik” bir yerde
“gerçeğin” kişi tarafından yorumlanmış halidir.

gerçek ve gerçeklik farklı şeyler. onu derim...

gerçek olarak şahit olunan aynı olayı aynı anda görenler
çok farklı hatta zıt yorumlanmasından bahsediyorum. işte bu gerçekliktir.
kişinin algıladıkları böylesine farklı olması nedeniyle böylesine değişkendir  ve
bunu yaşayıp dururken
algılarından böylesine emin olmak niye?

aile içi anlaşmazlıklarda duygusal körlük nedeniyle tarafların algılarını hatırlayın.
aynı kavga sebebi öyle farklı yorumlanır ki aman allahım!

aynı “kitabı” ve peygamberi okur dururken
dini metinlerin farklı yorumlanması da bundan farklı değil inanın.

onun için bu kadar fazla gidilen “yol” var!
mezhebi, meşrebi tarikatı ortaya çıkaran sebep gerçeklik algısının farklılığıdır...
o bizim gerçeğimizdir ve beynimizin kabulü iken bir başkasının kabulü olmayabilir...

onun için buldum diyenler kendi gerçekliğine kendini mahkum edenlerdir.

hayır hayır dost
derdim çaresiz olduğumuzu söylemek değil,
tüm bu konuştuklarımızın esasında bir sebebi vardı.
islamın aklından yani müslüman aklından bahis açmaktı.
gavurun aklından
farklı çalıyor işte müslüman aklı.

islamın aklı o kadar önemli ki. “müslümanca düşünmek” yani…
rasim özderen'e buradan rahmet ola diyorum...

akıl arapça ve bağlayan demektir ve
islamın aklı;
bağlayan, ilişki kuran, irtibatı olan akıldır.
lütfen burası önemli.
dağıtan, parçalayan, bölen akıl,
akıl değildir...


Muhammed as
“zenginliği artırmak için infak et” der
gavurun aklı “tasarruf et” der….
veya
“gerçek babayiğit,
güreşte rakibini yenen değil, öfkelendiği vakit nefsine hakim olandır” der
gavurun aklı, “kasının gücüne bak” der
tam da benim anlatmak istediğim akıl farkı bu ve benzeridir işte…

meczup ökkeş
“akıl bağ demektir ve hakikate ulaşmak için
aklını Allah'ın kopmaz olan ipine bağla” diye söylenir.

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş