metrika yandex

LÂYIK OLMAYAN BİRİNE GÖREV VERMEK ZULÜMDÜR!

09.09.2020
Vedat KAHYALAR

LÂYIK OLMAYAN BİRİNE GÖREV VERMEK ZULÜMDÜR!
Halk olarak '"yönetimde liyakat esas alınmalıdır.'" şeklinde sıkça serzenişte bulunuruz. Şirketler, kurumlar insan kaynakları birimine çok önem vermeye başladılar son yıllarda. Arapça dilinde 'LYK' kökünden gelmiş olan liyakat kelimesi layık olma manasına gelmektedir. Türkçe olarak; yaraşmak, yakışmak ya da uygun olmak denebilir.

Liyakat Ne Demektir?
- Bir kişinin, kendine iş verilirken güven duyulmasını elde ettiren kalitesi, uygunluk, o işe yaraşması,
- Yeterlilik.
- Layık olma, uygunluk, yaraşır olma, değim.
Bunun tersi olan torpil, tavassut ise;
" Hakkı olmayan birine çıkar sağlamak" olarak tanımlanabilir.

İsterseniz bir de zulüm tarifine bakalım:
Güçlü bir kimsenin, yasaya ve vicdana aykırı olarak başkasına yaptığı kötü, acımasız, kıyıcı davranış...
Liyakat denince benim her zaman yakın ilgimi çekmiştir. Ülkemiz, kurumlarımız, çalışma dünyamız ne çektiyse bu yanlış uygulamadan çekti. Hele üniversitelerimiz, yargı kurumlarımız, medya dünyamıza ne demeli?
Maşaallah bir de siyaset dünyamız var ki evlere şenlik...
Ne yazık ki hayatımızın her alanında liyakatsiz kişiler mutsuzluk sebebi.

Çukurova Üniversitesi yeni kurulduğu yıllardı. Bizler de son sınıfta yetişmiştik Çukurova Üniversitesi bünyesine. Yerel bir akademiye bağlı bir fakülte iken, büyük bir üniversite olmuştuk. Eski hocalarımızın büyük kısmı yeni kurulan üniversitede görev aldı. Mezunlardan da asistan, okutman alımı başlamıştı. Endüstri bölümünde okuyup, çok başarılı olarak mezun olan eşim de teklif alanlardan biriydi. Hem okulu en başarılı dereceyle bitirmiş hem de çok iyi yabancı dili vardı. Fabrika Organizasyonu hocası onunla çalışmak istiyordu. Her şey sonuçlanmak üzereyken tepeden inme başka birisi atandı. Canı çok yanmıştı eşimin. Üniversite, içinde hep ukde kaldı. Yıllar sonra ALES sınavına girip bu hayalini yeniden hayata geçirmek istedi. Çok iyi puan almıştı. Bu seferde aynı şey olmasın diye işletme bölümünde tanıdığım 2 hocaya gönderip desteklerini istemiştim. Onlar da akıllarınca dindarlık gösterisi yapıp; " git evinde otur, cazip bir şey olsa biz eşlerimizi almazmıydık ? " diyerek refüze etmişler ve reddetmişlerdi. Sonradan öğrendim ki siyaset kurumunun arka bahçesi haline getirilmiş, bilimle ilgisi çok sınırlı bir birime dönüştürülmüştü.
Araştırmacı kişiliği, çalışkanlığı, hırsı ile çok iyi bir bilim insanı olabilecek eşim ev kadını olarak yaşamına devam etti.

Bu ülke ne çektiyse liyakatsiz atamalar ve temsiller yüzünden çekti.

Yabancı dil bilmeden, yurt dışı konsolosluklarımızda görevlendirilenlerin verdiği zararlar, yeterli bilgi ve tecrübesi olmayan hukuk insanlarımızın aldığı yanlış kararlar, çevre duyarlılığı olmayan yetersiz kişilerin, planlama ve imar işleriyle kentlere verilen zararları saymakla bitiremeyiz.
Özetle nerede yanlış bir iş varsa bilin ki orada liyakatsiz bir çalışan vardır.
Oysa kutsal kitabımız da emanetin ehline verilmesi gerektiğini şart koşmuş ve liyakatle adaleti birlikte anmıştır.

" Allah size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. " Nisa 58

Liyakati gözetmeyeler, adalet yapamazlar! İslam coğrafyasının en önemli problemi Allah'ın açık ayetlerine rağmen kendisini Rezzak yerine koyan yönetim/yönetici yanlışı, aldanışıdır.
İslam’ın en önemli kavramlarından biri olan" kul hakkı" affedilmeyen günahlardandır, bunun başında liyakatsiz atamalar gelir.
İddia ediyorum; ülkemiz 10 yıl boyunca tüm atamalarda nitelik ve liyakat esaslı davransın, batı medeniyeti yakalanır, hatta aşılır.
Liyakatsiz atama, zulümdür.
Yorum Ekle
Yorumlar (5)
M. Yavuz AY

12.09.2020

Değerli Vedat Bey, İnsanları sınamadan geçmeden tanıdığımızı düşünmemeliyiz. Ülke yönetimi, toplum, aile ve bireyler birbirinden müstakil hareket edemeyen yapılardır. Olayları ve kişileri değerlendirirken insan hep kendisini ayrı tutar. Dünyevî bir menfaatle ahlakî bir norm karşı karşıya geldiğinde çoğunlukla birincisi galip gelmekte. İnsanî, ahlakî temel normlar için bedel ödemeye hazır çok az insan kaldı. Hırsızlık var diye bağıran aslında bana sıra ne zaman gelecek demek istiyor. Paylaşacak pasta varsa güya farklı ideoloji sahibi olduğunu söyleyenler aynı safta sıralanıyorlar. Bizi yönetenler , toplumun aynası değil midir? Yönetenlerin gerçekten büyük vebali var. Bunun yanında ayrıcalıklı muamele görmek isteyen, kul hakkını hiç düşünmeksizin layık olmadığı makamlara atanmak isteyen milyonlarca insan var. Ne zaman iktidara gelmiş bir lider; \"doğrudan ya da dolaylı hiçbir rüşvet çarkının parçası değilim. Bugünden sonra yakın akrabalarımla ortaklık kurmak isteyen kişiler karşılarında beni bulacaklardır. Hiçbir makama politik tavassutla atama yapılmayacaktır. Rüşvet alan da veren de en az yirmi yıl hapisle cezalandırılacaktır. \" derse o gün kurtuluş günümüz olacaktır. Ne toplum ne de yönetenler buna hazır. Muhammed Esed\'in muhteşem deyişiyle: Ne doğru düşünce siyasal gücün emrinde olabilir, ne de siyasi güç sonsuza dek doğru düşüncenin emrinde olur. Yasal işler yaparsınız ama asıl olan helal işler yapmaktır. İnsan olarak doğuyoruz ama insan ve Müslüman olarak kalan ne kadar az . Elinize sağlık.
K Yakın

09.09.2020

Kalemine yüreğine sağlık abim Bu siyaset kurumunun her dönemde yapmış olduğu bir yanlış Senin bu yazın aklıma bir anekdot getirdi anlatayım belki bunu da köşende yazarsın bu makalenin devamı olarak Kaymakam ilçe mal müdürlüğüne kaynını getirir Lakin kaynı liyakatsiz biridir İlden bir yazı gelir Bulunduğunuz ilçe sınırları içinde ne kadar mevaşi varsa listesini yapıp bize ulaştırınız Fakat mal müdürü o kadar cahil dir ki mevaşinin ne demek olduğunu bilmiyor ve kimseyede soramıyor Mevaşi mevaş derken maaşla bir bağlantı kuruyor kendince Tamam diyor benden ilçedeki maaşlarını hak eden memurların listesini istiyorlar diye düşünür Müftü ve ilçenin tek camisinin imamamını sevmediği için şu şekilde bir yazı kaleme alır ve il mal müdürlüğüne gönderir Bulunduğumuz ilçede müftü ve cami imamı dışında hepimiz mevaşiyiz Saygılarımla arz ederim OYSA MEVAŞİ nin Sayıma giren büyük baş hayvan olduğunu bimediğinden böyle komik bir duruma düşer
Mustafa Tekin Kaytancı

09.09.2020

Her kelimesi doğru olan bir yazı daha. Elinize , yüreğinize sağlık Vedat bey. Duyanların olması dileğiyle hayırlı günler dilerim.
ÖmerMusabeyoğlu

09.09.2020

Kıymetli baskanim bu konuda yaşadıklarım bir Allah bilir birde ben..o bakımdan layık olmayan ve liyakat siz kişilerin göreve gelmesi bu memlekete de Ülkeye de fayda vermeyecektir..En sonunda emekli oldum kurtuldum şükür. Muhteşem bir yazı olmuş tebrik ediyorum... saygilar sunuyorum
Mustafa Tekin KAYTANCI

09.09.2020

Her kelimesi doğru olan bir yazı daha. Elinize , yüreğinize sağlık Vedat bey. Duyanların olması dileğiyle hayırlı günler dilerim.