metrika yandex

BİR ŞEY DEĞİŞTİ, TÜRKİYE DEĞİŞTİ

16.11.2020
Vedat KAHYALAR

Bir ülkenin gelişmişliği kurumlarının gelişmiş teknolojileriyle doğru orantılıdır.

Türkiye’nin neredeyse tüm kaynakları betona yatırılmayıp, yüksek teknoloji teşvik edilseydi, kişi başı milli gelir, 8.000 dolar değil 25.000 dolarlara yaklaşabilirdi. Son on yılda inşaat yatırımları 450 milyar dolara ulaşmıştır. Bunların vatandaşın cebine, ailesine, mutluluğuna yansıması maalesef bu devasa oranlarda olamamıştır.

Ülkemizin sanayi envanterine göz attığımızda karşımıza çıkan tablo maalesef içler acısı.

TÜRKİYEDEKİ SANAYİ KURULUŞLARININ TEKNOLOJİ SEVİYESİ

  • Düşük teknoloji üretenler……     %59,6
  • Orta-Düşük teknoloji üretenler     %30,9
  • Orta-İleri teknoloji üretenler..........%9.1
  • Yüksek teknoloji üretenler……… %0.3

Ülkemizden ihraç edilen ürünlerin ortalama kg değeri 1.3 dolardır. Buradan bile teknoloji seviyemizi görebilmek mümkündür. Oysa gelişmiş ülkelerde bu değer bizden kat kat fazladır.

Batıda endüstrileşmede 4.ncü evre tamamlanıp 5.nci evreye geçiş hazırlıkları yapılırken, Türkiye'de sanayinin dijital olgunluk seviyesi Endüstri 2.0 ile Endüstri 3.0 arasında yer alıyor. En kısa sürede bu açığın kapatılması lazımdır.

Orta-yüksek ile yüksek teknoloji üretimlerine teşvik vererek endüstrileşme seviyemiz yükseltilmelidir. Üretime verilecek  destekler, sadece on binlerce sanayiciye değil, milyonlarca işsize iş ve gelecek kapılarını açmaktır aynı zamanda. Bu destek nitelikli teknik okulları da tetikleyecek iş gücümüzün kalitesini de arttıracaktır, Piyasalara yansıyacak bu üretim seferberliği, hane halkı gelirini artıracak, küçük orta esnafa da bu durum  pozitif yansıyacaktır .

Hiçbir şey için vakit geçmiş değil. Türkiye’de büyük çoğunluğun beğenmediği bir bakanın değişmesi ve Piyasalara verilen tek bir söz bile doları neredeyse 1 TL düşürdü. Halkımızın güvene ne kadar ihtiyacı olduğu ortada. Böylece "Dış güçler" efsanesi de çökmüş oldu.

Doğru uygulamalarla neler olmaz?

DÖVİZ GİRİŞİNE İHTİYACIMIZ VAR

Yanlış maliye politikaları, beceriksiz kadrolar, güven vermeyen paketler ve pandemi krizi döviz rezervlerini tüketti. Turizm gelirleri kısıtlı seviyelere geriledi. Çözüm mevcut kaynakları en optimum şekilde kullanmakla mümkün aslında.

Zaten şeytan işi pislikler olan;

İSRAF, LİYAKATSİZ ATAMALAR, ACİLİYETİ OLMAYAN YATIRIMLAR, YANLIŞ HUKUK UYGULAMALARI, EĞİTİM VE TARIMDAKİ YANLIŞLAR, HALKIN ÖNCELİKLERİNE YABANCILAŞMA VE ÖZGÜRLÜKLERİN KISITLANMALARI DURMALIDIR.

Dört gözle beklediğimiz yabancı yatırımcı, parası olup yatırım kararı alamayan yerli yatırımcı, yurt dışına gitmiş, ürkmüş yerli yatırımcı, halkımızın bütün katmanları, kredi beklediğimiz kurumlar, dostlarımız… hepsi bu doğru uygulamaları bekliyor, güvenmek istiyor.

Batıda artık; fikir, proje, yenilik en önemli girdi sayılırken neden hâlâ bizim Ülkemizde rant, torpil, liyakatsizlik, emredersiniz efendimciler, yanlış beton yatırımları... çok revaçta?

Hani insanı yaşatıp, geliştirip, refah seviyesini arttırarak devleti yüceltme misyonu?

Ekonomide, hukukta yapılacak reformlar yeterince bedel ödemiş halkımıza vergi, ceza, zam olarak yansımamalı. 83 milyonu bunlardan muaf tutunuz. Yeterince kullanılmayan otoyol, köprü, havaalanı, etkisiz üniversite binaları ve diğer tesisleri yapan 5 müteahhite mücbir durum şartlarını uygulayın. Sadece kullanıldığı kadarını ödeyin, acı reçetenin acısını halkımıza yaşatmayın.

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş